<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133</id><updated>2012-03-05T14:34:19.927+02:00</updated><category term='gitmeler'/><category term='ilkbahar'/><category term='dönmeler'/><category term='paris'/><category term='genç kalacaklar'/><category term='garip'/><category term='gelmeler'/><category term='cuma'/><category term='1969'/><category term='ankara'/><category term='samimiyetsiz north çırpınmaları'/><category term='durmalar'/><category term='kısa'/><category term='kalp krizi'/><category term='modern vs'/><category term='c'/><title type='text'>her şey yerli yerinde</title><subtitle type='html'>sessizlik</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>191</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3117841155192278497</id><published>2012-03-05T14:34:00.000+02:00</published><updated>2012-03-05T14:34:19.934+02:00</updated><title type='text'>8</title><content type='html'>ani bir hareketle hala yarı baygın gözlerle bakan kadını belinden tutup omuzlarını yukarı kaldırdı, çamur ve kuru dallarla kirlenmiş ceketini çıkarıp üzerinde yattığı toprak zemine sinirli el hareketleriyle serdi, gözleri umutsuzluk ve heyecanla parlıyordu; çok benzeseler, aynı organlarını kesseler, aynı bardaklardan içseler ve aynı küvette yıkansalardı, ne kızın dar vücudunda devasa boyutlara ulaşacak olmasının düşüncesi bile tüyleri diken diken eden bu mide bulandırıcı bitki konu olacaktı ne de adamın ayaklarının altını simisyah tozla kaplayan hastane koridorlarında yürümesi gerecekti. ortalık sakinleşmişti, gölün üstünden yansıyan güneş ışıkları adamın gözüne giriyordu; kızın yanına oturup karşı kıyıda sallanan çam yapraklarına baktı. kız mırıldanmaya başladı, siyah çatı, ince bir çam ağacı, -siyah çatı-, -ince, altın kaplamalı kapı tokmağı, bitkiler, halıdaki,- kıskaçlı, kaçalım, uzak, kaçalım yukarı doğru;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şaşırmamıştı, yutkundu, burnuna hafif, aydan kopmuşçasına bir kükürt kokusu geldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3117841155192278497?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3117841155192278497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/03/8.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3117841155192278497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3117841155192278497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/03/8.html' title='8'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7228237239604625239</id><published>2012-02-29T13:45:00.000+02:00</published><updated>2012-02-29T13:45:46.404+02:00</updated><title type='text'>7,5</title><content type='html'>büyük yanılgılar, küçük adamlar, sığ bataklıklar ve bataklıklara adımlarını attıkça aslında boğulduğunu değil, derinleştiğini duyan kalabalıklar eşliğinde sürdürüyorum hayatımı; belki de tüm hislerin kırılan kadehler veya tüyleri dökülmüş papağanlar gibi giderek yok olmasının sebebidir bu; küçük adamcıklar, küçük kadıncıklar, minik, avuç içlerinden kayıp giden, aşağıya doğru kayarken, düşüp parçalandığında sesleri bile çıkamayanların koşturmaları, bağırış çağırışları ve tepkilerindendir belki; alnımda, burnumda, yüzümün her bölgesinde durduk durmadık yere çıkan çizik ve kesikler; durduğum ve yaşamadığım halde hayatın, en özünden, içimden, organlarımdan çıkmak istemesi, dayanamaması bunca sakin, korkusuz ve sessiz benliğime; yaratılmaya çalışılan manasız yaşamlardan midemin bulanmasıyla gelen durgunluk ve tam da o yaşamın yine de hınç ve heyecanla kusmak istemesinin izleridir kendini;&amp;nbsp;vücudumun her tarafında çıkan kıpkırmızı yaralar, iltihaplar ve çizgiler. ve salt bu yüzden, kendimi kaybediyorum bu saatlerde, gözlerim devriliyor, boynum ve kasıklarım acıyor; önümde boylu boyunca uzanan ahşap zeminin ve renkleri solmuş halının üstünde başları kopmuş hamam böcekleri gibi kımıldayan ve süzülen bu kahverengi kıskaçları dehşetle izlerken.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7228237239604625239?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7228237239604625239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/75.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7228237239604625239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7228237239604625239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/75.html' title='7,5'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-6499651510586285215</id><published>2012-02-27T10:57:00.002+02:00</published><updated>2012-02-27T10:58:03.467+02:00</updated><title type='text'>7</title><content type='html'>toprağa düşmüş kuru çam yaprakları ayaklarının altında yüksek sesle çıtırdıyordu, ince çam ağacının gövdesine tutundu, yapışkan çam sakızı parmaklarına bulaştı ve garip, ekşimsi bir koku ağacın köklerinden burnuna doğru yayıldı. diz kemikleri ağrıyor ve eklem sıvıları kuruyordu, koyu sarı saçları kirlenmiş ve önüne düşen tellere siyah maskara bulaşmıştı. siyah çatılı eve doğru yürümeye başladı, rüzgardan karga sesleri ve yanık kokuları geliyor, yüzüne çarpıyordu; duymaya başladığı küçücük, zayıf&amp;nbsp;korku duygusundan öyle kendinden geçmişti; sırtından siyah kanatlar çıkacakmış veya hayatının en yüksek, en şiddetli tatminini yaşayacakmış gibi titriyordu. evin ahşap kapısının önünde dikilmeye başladığında, asma kilidin zorlanmış olduğunu gördü, tokmağının altın rengi boyaları kısa çiziklerle soyulmuştu, ahşap parçaları ince kıymıklar halinde havaya kalkmış, esen rüzgarla sallanıyordu. kapıyı itip içeri girdi.&amp;nbsp;fa minörden keskin bir vals çalıyordu. renkleri solmuş halının üstünde toprak olamamasına rağmen büyüyor gibi görünen kahverengi kıskaçlı bitkiler vardı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-6499651510586285215?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/6499651510586285215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/7.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6499651510586285215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6499651510586285215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/7.html' title='7'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7465611413185750375</id><published>2012-02-23T11:00:00.000+02:00</published><updated>2012-02-23T11:00:14.785+02:00</updated><title type='text'>6,5</title><content type='html'>düşündüm de büyükçe bir yokluğun içinde elimde birkaç bavul beklemektense, bavulları kaldırıma bırakıp, koşmaya, üzerimdekileri yırtmaya, tüm sıfatlardan, delilik için uğraşılan tüm dakikalardan, boşuna, ve hatta komik çabalardan kaçıp kurtulmam - ne de olsa kendimden kaçamayacağım ya; yine de koşmam lazım; midem bulanıyor çünkü tutunamayanların diğer tutunamayanlara yakıştırdığı tüm sokak ağızlarından, yakıştırıldıkları isimlerle ayakları yerden kesilenlerden, cinselliklerinin darlığı, kalınlığı, organlarının kıvrımları, kemiklerinin şekilleriyle, gözlerine bürüdükleri ciddiyetler, ağızlarındaki ağrılı sözler, ellerindeki boyalarla değiştirdiklerini sandıkları şehirlerle; uyumamanın, duygudan kopmamanın, arkasındaki boşluk ve uydurukluğa rağmen salt farklılık yaratmak, öncü ve yenilikçi olmak uğruna kabullenilen, üstüne üstlük bir de kadeh kaldırılan akılsızca düşüncelerle yaşayanlardan, ayakta durduklarını, uyumadıklarını sananlardan, bir de küstahça duran ve bekleyenleri küçümseyenlerden bulanıyor; o kadar çok bulanıyor ki bu yerde yatan kadınla sevişmek, bacaklarını kendime çekmek ve kahverengi vanilya çubuklarıyla kazımak istiyorum dizlerine; insanlıktan çıkmak, susmak ve birer tabut yapmak için uyanmasını bekleyeceğimi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7465611413185750375?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7465611413185750375/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/65.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7465611413185750375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7465611413185750375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/65.html' title='6,5'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2515380865039042537</id><published>2012-02-21T08:40:00.000+02:00</published><updated>2012-02-21T08:40:22.249+02:00</updated><title type='text'>6</title><content type='html'>adamın akıl hastalığının ve ayaklarını sürüye sürüye gittiği ve yedi ay boyunca zaman harcadığı hastane koğuşunda kalıp soğuk lapa yemesinin arkasındaki neden bir evinin olmayışıydı; gözünde canlandırdığı dört kişilik beyaz örtülü yemek masasının üzerinde yenen akşam yemekleri, kardeşle oynanan oyunlar ve kovalanan köpeklerin hatıralarının güç kullanarak aklından silinmeye zorlanması; var gücüyle, tüm organlarını kullanarak kussa bile yokluk ve dümdüz, gri duvarlardan suratına doğru sızan acıyı; bunun ancak yüksek sesler, fahişelikler ve köklerini mezar taşlarına saran selvilerle cevaplanmış olmasıydı. koğuşta yatağın çarşafları sıklıkla değiştirilmiyordu; sarımsı bir renk alana kadar üzerinde yattığı çarşafların kokusu geliyor burnuna ve adamı daha fazla şişe biriktirmeye zorluyordu; tüm yaşamına sızmış o ekşi duyguyu örmeye, korumaya ve tutmaya çalışırken içinde, duvarlar fazla yüksek ve sert olmuştu, durgunlukları ve yükselişleri, bu yüzden sık aralıklarla ve şiddetli duyuluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunlardandır ki, kızın ağzından dökülen sözleri duyduğunda, çok sevdiği kadın yazarları, mavi sabahları, güzel yükseklikleri düşünüp şaşırmadı; epey neşelendi aksine; iyiye gidiyoruz diye geçirdi içinden, sona doğru, bir-ki.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2515380865039042537?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2515380865039042537/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/6.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2515380865039042537'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2515380865039042537'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/6.html' title='6'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3368403931004059096</id><published>2012-02-17T12:37:00.000+02:00</published><updated>2012-02-17T12:37:24.622+02:00</updated><title type='text'>5,5</title><content type='html'>ıslak zeminde yatarken aklıma bir hikaye geldi, yirmi üç eylüldü, gölün etrafını çevirmiş yüksek tepelerden birine tırmanmaya çalışıyordum, bacaklarıma ısırgan otları batıyordu, havada vızıldayan sinekler kollarıma konuyordu. hava kararmaya başlamıştı, ortalıkta kimsecikler yoktu, aşağıdan kıyıya vuran suyun sesi duyuluyordu. çığlıklar ve organ nakilleriyle şekillenen, çıplak ayak bastığım toprak ve çimenden kapacağım mikroplar, bakterilerle tutkulaşan korku duyma saplantım büyüyeceğine giderek ufalıyordu, paraplatinler, haloksanlar için denenen ve sonrasında küçük bir parmak hareketiyle boyunları kırılan kobay farelerin depolandığı beyaz kavanozları, ucuz ve pembe fahişelerin dolaştığı kirli halıları, tabancaları ve süngüleri düşünmeme, tüm kapıları açık bırakarak uykuya dalmama, düzenli şekilde üç'lerde uyanmama rağmen, tüm bu felaketin ortasında kısa etekler, köprücük kemikleriyle dolaşırken yine de korku bekliyordu, korku yoktu, korkuyla uyanmıyordum rüyalarımdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;engebeli yokuş hafifçe düzleştiğinde karşımda uzun ve ince bir çam ağacının, siyah çatılı küçük bir evi arkasında gizlediğini gördüm. kalbimden yüksek bir ses geldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3368403931004059096?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3368403931004059096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/55.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3368403931004059096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3368403931004059096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/55.html' title='5,5'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3417651526472442282</id><published>2012-02-14T11:52:00.000+02:00</published><updated>2012-02-14T11:52:17.493+02:00</updated><title type='text'>5</title><content type='html'>kıza bakmaya devam ediyordu, gözlerini kıpkırmızı örümcek ağı şekilli yaradan ayıramıyordu, sormaya çekinmekle yarayı tırnaklarıyla kazıyıp altından ne çıkacağının merakı arasında gidip geliyordu. devrilen şişeyi kaldırdı, kahverengi çamurlara ve kızın siyah çoraplarına kırmızı lekeler bulaşmıştı. hafif yana yatmış başını avuçlarının içinde tutmaya devam ediyordu, kızın gözleri açık ve saydamdı; bayılıp yere düşmesi veya tanımadığı insanların başında toplanmış olması, bacaklarında kırmızı bir ıslaklık hissetmesi veya ceketinin üzerinde dolaşan kurbağalar onu pek şaşırtmışa benzemiyordu; parmaklarını gözlerinin altındaki ince deriye götürdü, derin bir nefes aldı. güneş ışıkları zayıflaşmıştı, açık renk bir aydınlık kaplamıştı gölün çevresini ama kızın uzandığı zemin karanlıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kızın dudakları kanamaya başladı. ağzını açtı. midesinin sol tarafındaki dar boşlukta büyükçe bir&amp;nbsp;&lt;i&gt;ibicella &lt;/i&gt;büyümekte olduğunu, karnının acıktığını veya açık havada kısa bir gezinti yapmak istediğini söyler gibi sakin ve donuk bir ses tonuyla fısıldadı. şeytanın kıskacı diye tabir edilir dedi şezlongtan fırlayıp koşan adamlardan teki.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3417651526472442282?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3417651526472442282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/5.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3417651526472442282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3417651526472442282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/5.html' title='5'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-8134369710933193695</id><published>2012-02-13T12:13:00.000+02:00</published><updated>2012-02-13T12:13:37.440+02:00</updated><title type='text'>4,5</title><content type='html'>&lt;i&gt;rüyamda gördüğüm merdivenler uzanıyor önümde, başımı yumuşak ve nemli bir yastığa koymuşum gibi bir his; boynum, kemiklerim ağrıyor, kollarımdan, bacaklarımdan tutup herhangi loş bir hücrenin filistin askılarında geriliyormuşum ve ama yine de acı hissetmiyormuşum gibi veya; ayaklarım yerden kesiliyor ve ıslak çimenlerin hemen üzerinde, görünmez tek gözlü insanlar tarafından itiliyor, çekiliyormuşum gibi hareket ediyorum; uçmak gibi, dalgalanmak, gelmek ve gitmek; ve işin en fenası, burun deliklerimden beynime doğru damarlarımı kesen iğneleri hissetmek, ellerim bağlıyken sırtımdan defalarca bıçaklanmak, acıyı hissetmek isterken tek dileğim, tek maceram ve umudum; bunu beceremiyorum, beceremiyorum, uyanıyorum.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;gözlerimi açtığımda boynumdan aşağı uzanan eller görüyorum, iki temiz tırnaklı el, bacağım istemsiz bir şekilde sağa doğru yalpalıyor, bir şişe kırılıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-8134369710933193695?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/8134369710933193695/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/45.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8134369710933193695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8134369710933193695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/45.html' title='4,5'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7459798202441392917</id><published>2012-02-10T09:17:00.000+02:00</published><updated>2012-02-10T09:17:42.239+02:00</updated><title type='text'>4</title><content type='html'>kızın kıyıda yattığı yere doğru yürüdü, elindeki şişe ceketinin lacivert düğmelerine çarpıp ince sesler çıkarıyordu, derin bir nefes aldı, hava kiraz kokuyordu. küçük dalgaların vurduğu kum çamurlaşmıştı, çamur aniden yere yığılan kızın eteğine sıçramış, ceketinin üstünde öylece duran elinin üzerinde lekeler bırakmıştı. kurbağalar yaklaşan ayak seslerinden irkilip göle doğru zıpladı, kıza iyice yaklaşan adam yere eğildi, şişeyi kızın kıvrılmış bacaklarının yanına bıraktı, başını ellerinin arasına aldı, kapalı göz kapaklarının altından titreşen göz bebekleri belli oluyordu. koyu sarı saçları batan güneşin ışıklarıyla parlıyordu, dudakları kanlanmıştı, burnunun alnıyla birleştiği yerde iki küçük kesik vardı. elleriyle kavradığı başını avcunun içine doğru yatırdı, o anda boynunda olgunlaşmamış bir elma büyüklüğünde kırmızı bir iz gördü. mükemmel şekillendirilmiş bir örümcek ağına benziyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7459798202441392917?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7459798202441392917/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/4.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7459798202441392917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7459798202441392917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/4.html' title='4'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2883310516679646051</id><published>2012-02-08T13:34:00.000+02:00</published><updated>2012-02-08T13:34:29.019+02:00</updated><title type='text'>3,5</title><content type='html'>&lt;i&gt;çok üşüyorum, üşümekten ciğerlerim tozlandı ve kurudu; kurbağalar, planktonlar, sivri dişli böcekler var kasık kemiklerimin üzerinde gezen; gök kıpkırmızı, çatılar, arabalar ve kirli camlar görüyorum, iki katlı evimizin banyo küvetinde elimizde şampanyalarla davet etmiştik ruhları karo zeminde dans etsinler diye ve canım hiç yanmamıştı kırılan aynanın kesiklerinden; ellerini bacaklarıma götür, okşa beni, bir araba kazası, veya tren, veya on altısında kızların tecavüz partileri gibi seviş benimle, başıma gelen en büyük felaket ol, felaket, felaket ol, yaşamam için, kalkmam için, koşmam, kollarına doğru koşmam için; büyük, devasa bir yarasa gibi aban üzerime.&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2883310516679646051?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2883310516679646051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/35.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2883310516679646051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2883310516679646051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/35.html' title='3,5'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3272981069354894591</id><published>2012-02-07T15:51:00.000+02:00</published><updated>2012-02-07T15:51:41.448+02:00</updated><title type='text'>3</title><content type='html'>peşpeşe yürümeye devam ediyorlardı, kızın yüzünün şeklini düşünüyordu ve kendi kendine çiziyordu hayalinde; küçük burnunu, kalp şeklinde dudaklarını ve açık kahverengi kaşlarını; kemiklerinden aşağı düşen sarı saçlarını ve çenesinden boynuna doğru uzanan ince çizgileri. bir an duraksadı, elindeki şişeden bir yudum aldı ve göle doğru baktı. ilerde iki şezlonga yayılmış, sigara içen adamlar vardı, gülüyorlar ve çiğ badem yiyorlardı, neden sonra suların kıyıya vurduğu yerden bir kuş ölmüş gibi sert bir ses geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şezlongta oturan adamlar ayağa fırladı, şezlongun yanındaki servilere dayalı bisikletler aniden yere düştü. kıyıya doğru koşan iki adamın adımlarını izledi, şişeden bir yudum daha aldı. kıyıya vurmuş kurbağaların yanına uzanmış kızı gördü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3272981069354894591?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3272981069354894591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/3.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3272981069354894591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3272981069354894591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/3.html' title='3'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2965016042835231346</id><published>2012-02-06T13:44:00.001+02:00</published><updated>2012-02-06T15:49:13.028+02:00</updated><title type='text'>2,5</title><content type='html'>susadığımı, kirlendiğimi, derimin birbirine yapıştığını, çürüdüğünü hissediyorum ama bunu engelleyecek, değiştirecek, başımı yukarı doğru kaldırıp aydınlığa doğru bir adım atacak kadar da çoğalmıyor içimdeki bu hisler; çok acı, çok şiddetli ve keskin pişmanlıklar, düşüşler ve yükselişler yaşarken, fiziksel dünyama yansıtırken bu olan biteni; hiçbir şey olmamışçasına, her şey olup bitmişçesine, hissizleşmek, hislenmek, delirmek ve durmak arasındayken, yürüyorum; güneş ışığı çarpıyor saçlarıma, aşk uzak geliyor, yakın geliyor, konuşmak manasız, zenginleştirici duyuluyor; içmek, içmemek, uyumamak, yüksek binalardan atmamak kendini aşağı, derinlere doğru bakmak, nefes almak, nefesini tutmak; yeterince uzaktayken tüm bu hisler, sanki yakınlarda bir yerde küçük, titrek bir kız yaşıyormuşçasına dışımda ve organlarımı delecek kadar içimdeler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2965016042835231346?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2965016042835231346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/25.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2965016042835231346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2965016042835231346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/25.html' title='2,5'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7576703469406116479</id><published>2012-02-03T11:09:00.000+02:00</published><updated>2012-02-03T11:09:18.235+02:00</updated><title type='text'>2</title><content type='html'>kız uzaklaşmıştı, büfeye verdiği paranın üstünü beklemeden kıyıdan hızlı adımlarla yürümeye devam etti. aklından seri halde düşünceler akıp gidiyordu, kızın hafif rüzgarda dalgalanan koyu sarı saçlarından gözlerini alamıyordu ve içinden henüz gözlerine bile bakmadığı ve yüzünü bile incelemediği, yalnızca sırtının lacivert ceketinin altından görünen kıvrımlarına, boynunun şekline dikkat edebildiği bir kadını elinden tutup onu alıp götürme fikrinin korkunçluğu geçiyordu. kahverengi, kısa saçlarına dokundu, dudakları hafif aralıktı, düşünceler, hisler, sırtlarla, aşk yaşanabilir, sevişilebilir miydi; esen rüzgar ensesini yalayıp geçince kendi düşüncelerinden irkildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7576703469406116479?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7576703469406116479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7576703469406116479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7576703469406116479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/02/2.html' title='2'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-6648484231811028488</id><published>2012-01-31T17:04:00.000+02:00</published><updated>2012-01-31T17:04:41.816+02:00</updated><title type='text'>1,5</title><content type='html'>adamakıllı yaşamak lazım, bir değil, iki değil, sanki yani, yıllarca aynı dakikaları yaşıyormuşçasına ve buna rağmen her dakikada farklı renklere boyayarak beyninin mukozalarını, devam etmek; çünkü neticede hisler bir yerde seni burkmaktan ve hazlara seni daha çok yaklaştırmaktan öte hayatını değiştirmeye yaramıyor; bir bar sandalyesinde veya güneş batarken çimlerde oturmanın verdiği o çizgilerin hislerinle yok pek bir alakası, sadece yürümek var örneğin; bakmak, durmak, soğuk havalarda çıplak yüzmek havuzlarda, uçurumlardan düşmek sonra; duygular yok yani; aşkın ıslaklıklarla, korkunun tavan aralarıyla, acımanın salt yalanlarla, kendini kandırmakla ilgisi var; bir havaalanının gitmekle değil, sabah içtiğin kahveyle, çok uzakta batan güneşin veya dağların veya denizin sonsuzlukla değil, elinde tuttuğun sigarayla, içtiğin kanyakla ilişkisi var; duygular yok; duygular insana mahsus ve insan yok; hayvanlar, güdüler ve doğadan arınmış mide bulandırıcı bir organizmalar kalabalığına duyguyu yakıştırmak, bayat.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-6648484231811028488?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/6648484231811028488/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/01/15.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6648484231811028488'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6648484231811028488'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/01/15.html' title='1,5'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3958025491265281919</id><published>2012-01-30T16:54:00.000+02:00</published><updated>2012-01-30T16:54:48.899+02:00</updated><title type='text'>1</title><content type='html'>göl boyunca kıyıdan ilerleyen mavi şeridin üstünde sağa ve sola doğru yürüyen bir kadın gördü. kısa bir etek ve siyah çoraplar giymişti, kulak hizasında biten dalgalı saçları vardı. yanına yaklaştı. kadın sol tarafa, güneşin battığı yöne doğru yavaş adımlarla yürümeye devam ediyordu, saçlarını kulağının arkasına atıyor ve arada sırada esniyordu. adam elini kaldırdı, omzuna doğru uzanmak istedi, suyun kıyıya vurduğu yerlerdeki beyaz köpükleri izliyordu. vazgeçti, takip etmek ve adımlarının hafifliğini izlemek daha keyif vericiydi. kaşlarını biraz yukarı kaldırarak göle doğru baktı. sahildeki büfeye yöneldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3958025491265281919?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3958025491265281919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/01/1.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3958025491265281919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3958025491265281919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/01/1.html' title='1'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2987887007472821761</id><published>2012-01-23T12:22:00.000+02:00</published><updated>2012-01-23T12:22:51.964+02:00</updated><title type='text'>şehre,</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-HV46Xmt_ZlE/Tx0zOYYZZEI/AAAAAAAAAZI/Od8ikFm39aQ/s1600/kargakiz.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-HV46Xmt_ZlE/Tx0zOYYZZEI/AAAAAAAAAZI/Od8ikFm39aQ/s320/kargakiz.jpg" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;bir çakıl taşı&lt;br /&gt;büyüklüğünde,&lt;br /&gt;kırmızı gözlü, hiç yorulmayan,&lt;br /&gt;koşan ama nefes nefese kalmayan&lt;br /&gt;canavarlarla;&lt;br /&gt;ruhsuz, orta büyüklükte sevdalar yaşayıp dağları deldim naraları atan yabancılarla,&lt;br /&gt;ahşap masalarda pirinç kokulu şaraplar içip dünyanın mavisini,&lt;br /&gt;gökte dolaşan hayaletleri, siniri,&lt;br /&gt;duyduğunu sandığından hayalperest&lt;br /&gt;insan&amp;nbsp;küçüklükleriyle;&lt;br /&gt;yükseklikler, kaleler, kar, beyazlıklar, çamur ve kirlenmiş paralarla,&lt;br /&gt;ucuz sevişmelerden kurtulup kendini kardeşliklerin, çizilmiş rotaların ortasında,&lt;br /&gt;yollarda&lt;br /&gt;bulduğunda;&lt;br /&gt;nefes alış verişler&lt;br /&gt;alış verişler,&lt;br /&gt;almalar, vermeler;&lt;br /&gt;bir olduğunda,&lt;br /&gt;biz olduğunda,&lt;br /&gt;-mavi, küçük uykularla-&lt;br /&gt;sessizlikler, sesler, müzikler,&lt;br /&gt;rahatsız şeytanlarla,&lt;br /&gt;yorulmayan&lt;br /&gt;hiç yorulmayan&lt;br /&gt;boşalan,&amp;nbsp;coşan&lt;br /&gt;iki mavi&lt;br /&gt;yaratık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2987887007472821761?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2987887007472821761/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/01/sehre.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2987887007472821761'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2987887007472821761'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/01/sehre.html' title='şehre,'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-HV46Xmt_ZlE/Tx0zOYYZZEI/AAAAAAAAAZI/Od8ikFm39aQ/s72-c/kargakiz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2045093931984100423</id><published>2012-01-16T09:10:00.000+02:00</published><updated>2012-01-16T09:10:12.652+02:00</updated><title type='text'>buzlanma</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-GGWC49GrPRI/TxPNNvqxZJI/AAAAAAAAAZA/CualJKGko9A/s1600/dnz.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-GGWC49GrPRI/TxPNNvqxZJI/AAAAAAAAAZA/CualJKGko9A/s320/dnz.png" width="318" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;önceleri yağmur yağdığında, güçlü, akıntılı bir yağmur;&amp;nbsp;sokaktan bir araba geçtiğinde&amp;nbsp;lastikleri tozlu camda izler bırakarak, bir kadın inlediğinde ve sevilmediğini bir ipek kayganlığında hissederken küçücük kalbinde, adamlar geçerken teker teker, ince, kaygan kaldırımların üzerinden; büyük adamlar, ince adamlar, umursamaz, mavi, terli, güzel sözlü adamlar; ve kadın aldırmazken duvarlara dizili fotoğraflara benzeyen hayatını eğriltmeye çalışırken elleriyle;&lt;br /&gt;şimşekler çakıyordu,&lt;br /&gt;hayattan uzaklaştıran,&lt;br /&gt;yatakların altına doğru atılan kağıtlar parçalanıyor,&lt;br /&gt;dinin içinden çıkan şeytanlar, köpekler, kurtlar, döller çoğalıyordu; küçük, tozlu kasabalara doğru yöneliyorlar,&lt;br /&gt;ve bu sırada kadınlar süslü hayatlarını eskilerden kalma bir gramofon sakinliğiyle sadeleştirmeye çalışıyordu, ölüm arzusuyla kendinden geçen kadınlar ve kurdeleler çıkartan küçük midelerinden,&lt;br /&gt;çığlıklar atan kedilere, iblislere ve çiyan gözlü hemcinslerine doğru,&lt;br /&gt;sevmedikleri adamlara yeniliyorlardı onlara doğru ısrarla, merakla, aptal çocuk inatlarıyla koşarken,&lt;br /&gt;sonra bir anda duruyordu bu kadınlar; parçalarına ayrılıp, tecavüzlere alışıyorlardı, kadınlıklarıyla baş etmeye çalışırken dudaklarından kanlar, çamaşırlarından güller dökülüyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2045093931984100423?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2045093931984100423/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/01/buzlanma.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2045093931984100423'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2045093931984100423'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2012/01/buzlanma.html' title='buzlanma'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-GGWC49GrPRI/TxPNNvqxZJI/AAAAAAAAAZA/CualJKGko9A/s72-c/dnz.png' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2823049820283648447</id><published>2011-12-12T20:18:00.000+02:00</published><updated>2011-12-12T20:18:49.280+02:00</updated><title type='text'>z</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-9HJ4gTR5E4s/TuZFOTdV9OI/AAAAAAAAAYc/FWj7RCE5tSE/s1600/tumblr_langy73LRZ1qacr13o1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-9HJ4gTR5E4s/TuZFOTdV9OI/AAAAAAAAAYc/FWj7RCE5tSE/s400/tumblr_langy73LRZ1qacr13o1_500.jpg" width="252" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;içimde eksiklik,&lt;br /&gt;hissedemediğim yakınlık,&lt;br /&gt;duyularım açık,&lt;br /&gt;alabildiğim tüm acıyı içime doğru&lt;br /&gt;içime doğru çektikçe dokunduğum yanıklık,&lt;br /&gt;kokular, üstünlük, kazanılma, yaver giden şanslar,&lt;br /&gt;yollardan ayrılan hayvanlar, bırakılanlar,&lt;br /&gt;kaybolan ışıklar, gözlerde parlaklıklar,&lt;br /&gt;his kayıpları, hissizlikle gelen körlük, sağırlık,&lt;br /&gt;yerle bir edilmiş,&lt;br /&gt;çaresiz ve durgun bir zeka,&lt;br /&gt;gel - geleyim, git - gideyimlerle&lt;br /&gt;geçen,&lt;br /&gt;teklifler, dersler, tokatlarla yoğrulan,&lt;br /&gt;utanmayan, rezil olan, saldırgan,&lt;br /&gt;kızgın yağa atılmış&lt;br /&gt;yanan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sürekli yanan ruhum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2823049820283648447?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2823049820283648447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/12/z.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2823049820283648447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2823049820283648447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/12/z.html' title='z'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-9HJ4gTR5E4s/TuZFOTdV9OI/AAAAAAAAAYc/FWj7RCE5tSE/s72-c/tumblr_langy73LRZ1qacr13o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2524338863450619476</id><published>2011-12-12T10:32:00.000+02:00</published><updated>2011-12-12T10:32:25.956+02:00</updated><title type='text'>y</title><content type='html'>&lt;i&gt;çok beklemiştim, çok kadınlara saldırdım, çok düştüm ve kalktım, orospuyum, tecavüze uğradım ve bütün bu zamanı ağlayarak, yaralar ve kan içinde, bunun için bekledim. bekledim. elimde bir bıçak tutuyorum, titremiyorum artık ve konuşmuyorum. hissetmiyorum. hissedemiyorum. ölmek de manasız endişelenme.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;bak geldin, utanmadan, korkusuzca girdin odaya ama ben artık daha fazla beklemeyeceğim.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;saplandı bak. çok da keskin değil, abartma. ağlama, erkek değil misin. bak çeviriyorum içinde, yanımda becermek istediğin kadınları düşünürken de almıyor musun bu zevki, yapma allahaşkına.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;kanın bile güzel akıyor, güzel adamdın tabii sen.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;tekrar, tekrar, tekrar saplıyorum bıçağı, kadınlara açlığın ve kendinle gurur duyuşlarının şiddeti kadar, kendine olan aşkının yoğunluğunca saplıyorum, organlarından melodik sesler çıkıyor, parçalanıyorsun.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;parçalan.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;düşüyorsun, sen de çıkıyorsun insanlıktan. küstah gülüşlerini, başarılarını ve şanslarını, sürekli yolunda giden lanet mutluluğunu arkanda bırakıyorsun ve bil ki yüzlerce kadın ağlayacak arkandan ve bir o kadar adam dövünüp, üzerime yürüyecekler, emin ol,&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;hiç pişman değilim.&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2524338863450619476?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2524338863450619476/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/12/y.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2524338863450619476'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2524338863450619476'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/12/y.html' title='y'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-6895064540124050500</id><published>2011-12-05T13:30:00.001+02:00</published><updated>2011-12-05T13:31:08.916+02:00</updated><title type='text'>v</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-JbZp7U0l1A4/TtyrUtBXsJI/AAAAAAAAAYU/_aoYwJoGmyg/s1600/dnz.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-JbZp7U0l1A4/TtyrUtBXsJI/AAAAAAAAAYU/_aoYwJoGmyg/s200/dnz.png" width="198" /&gt;&lt;/a&gt;adam bir süre bekledi. yapılanlardan çok da etkilenmişe benzememesinin nedeni ilk olmamasıydı, ilk defa vurmuyordu kapıları, ilk defa konuşmamazlık etmiyordu, yaraları, zayıflıkları, kirli saçları ilk değildi, ilk defa nefret etmiyordu ondan. hatırlıyordu, bir yıldan fazla olmuştu, sadakatsizliğinden de öte, umursamazlığının kızı bir hayvana dönüştürdüğünü görmesi, geç ve güç olmuştu, morlaşmıştı geçen tüm saatler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama hayır sorun sadakatsizlik, umursamazlık, kaba, çirkin körlükler, şanslar, kadın kokuları, çok yüksek uçurumlar değildi. kız odanın ışıklarını kapattı. bir kapı çarptı. adamın sol kolu istemsizce yukarı kalktı. mutfaktaki menekşe kokusu dağılmıştı. kızdan ses çıkmıyordu, odada ışık yoktu. sokak sessizleşti. adam koridordan odaya doğru yürümeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve elinor, git. git, hayatını al. hayatını alman için elinor, söndürmen lazım başkalarınınkini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kız aradığı kağıdı karanlıkta buldu. yüksek sesle bir kahkaha attı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-6895064540124050500?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/6895064540124050500/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/12/v.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6895064540124050500'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6895064540124050500'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/12/v.html' title='v'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-JbZp7U0l1A4/TtyrUtBXsJI/AAAAAAAAAYU/_aoYwJoGmyg/s72-c/dnz.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-6168373745261704289</id><published>2011-11-27T17:50:00.000+02:00</published><updated>2011-11-27T17:50:17.898+02:00</updated><title type='text'>u</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qvIjvQrIiTo/TtJcANmcqsI/AAAAAAAAAYM/Ka-ANfRFQ_Q/s1600/a%25C4%259Fa%25C3%25A7.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-qvIjvQrIiTo/TtJcANmcqsI/AAAAAAAAAYM/Ka-ANfRFQ_Q/s200/a%25C4%259Fa%25C3%25A7.jpg" width="196" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;adam irkildi, kızdan böyle ani bir hareket beklemiyordu. mutfakta ağır, menekşemsi bir parfüm kokusu hissedildi. sokakta iki araba çarpıştı, lambalar yandı. gözlerinin içi gülüyordu. adam dehşetle bu gülümsemeye bakıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elinor seni sevdim sevgilim. gözlerinin altındaki çizgileri, dirseklerini ve kemiklerinin orantısızlığını, boyasızlığını, bacaklarında denize benzer morlukları, sözlerini, beklemeni sevdim. sen kadın değilsin elinor. insan, insan değilsin! insan değilsin. başardın elinor, sonunda, başardın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sözler aklına geldiğinde adımlarını geri çekmek için çok geçti. adamın davranmasına fırsat vermeden çekmeceyi açtı, büyükçe bir bıçak çıkardı. gerisin geriye döndü. adam soru soramıyordu. odaya gitti, yere yığıldığı halının üstündeki buruşuk kağıtları saçları önüne düşmüş, hızlı el hareketleriyle karıştırmaya başladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-6168373745261704289?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/6168373745261704289/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/11/u.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6168373745261704289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6168373745261704289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/11/u.html' title='u'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-qvIjvQrIiTo/TtJcANmcqsI/AAAAAAAAAYM/Ka-ANfRFQ_Q/s72-c/a%25C4%259Fa%25C3%25A7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-1307904464738298375</id><published>2011-11-16T09:09:00.000+02:00</published><updated>2011-11-16T09:09:48.674+02:00</updated><title type='text'>t</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-zg9OG9Ml7LA/TsNhr9QQ7CI/AAAAAAAAAYA/XI2H3zFVfm8/s1600/tumblr_lumi6857Ru1qdu9b3o1_500.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="232" src="http://4.bp.blogspot.com/-zg9OG9Ml7LA/TsNhr9QQ7CI/AAAAAAAAAYA/XI2H3zFVfm8/s320/tumblr_lumi6857Ru1qdu9b3o1_500.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;rüzgar esiyor, denizden gelen bir rüzgar, gözlerime, burun deliklerime, dudaklarıma doğru bir rüzgar, deniz dalgalanıyor, gözlerim kamaşıyor ışıksızlıktan ve güneş bulutların arkasına gizlenmiş sırıtıyor sessizce, denizden gelen depremler, yıkılan kayalar ve dalgalar, deniz tuzundan kireçlenmiş beyaz duvarlara çarpıyor, çarpıyor, ellerinde keskin bıçaklarla geliyorlar bütün dalgalar, bütün beyaz köpükler ve soğukluklar, organlarımdan, tüm gözeneklerimden içeri giriyor, tecavüz ediyorlar, kanlar akıyor kulaklarımdan ve dalgalar tüm tütreşimlerimi odaklıyor düşlerimde gördüğüm, kurdukça tahrik olduğum düşünceye; öldürmeye, öldürmeye doğru sürüklüyor dalgalar, kabarıyorlar ve kahkahalar atıyorlar küstahça, tüm çığlıklar ve tüm hak çalmalar adına.&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-1307904464738298375?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/1307904464738298375/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/11/t.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1307904464738298375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1307904464738298375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/11/t.html' title='t'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-zg9OG9Ml7LA/TsNhr9QQ7CI/AAAAAAAAAYA/XI2H3zFVfm8/s72-c/tumblr_lumi6857Ru1qdu9b3o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2793780690111939455</id><published>2011-11-01T12:11:00.000+02:00</published><updated>2011-11-01T12:11:51.337+02:00</updated><title type='text'>s</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qa6Fo1VOQA4/Tq_F1aPKVLI/AAAAAAAAAX0/cpXhReDMt0E/s1600/lasa.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-qa6Fo1VOQA4/Tq_F1aPKVLI/AAAAAAAAAX0/cpXhReDMt0E/s320/lasa.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;yatağımın altındaki bezelye tanesi, elinor. yılanlar, bezelyeler, yenmeyen yemekler, duvarlara fırlatılan şişeler, tüm hayal kırıklıklarım, kendime uyguladığım tüm işkenceler ve ellerimin uyuşması. işte bunlar için geleceğim, birleşeceğiz ve lavanta kokusu olacak havada, kanla karışık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapı çalmıyordu ama aklında buruşmuş kağıtlardan kalma düşünceler uçuşuyordu. başı döndü, panjurlar sallanıyordu, soyundu. zayıflamış, teninin parlaklığı solmuştu, yara kabukları kaşınıyordu. yutkundu. mavi bir elbise giydi, çok beğendiğini görüp hediye etmişti ona. yağmurlu bir gündü, elleri kaşındığı için gülmüşlerdi. mutfakta akan suyun sesi geliyordu, ışıklar açıktı. durdu. başını kaldırıp koridora doğru baktı. kapıyı arkasından kapatsa fark edilmeyecek kadar sevimsizdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;köşeye atılmış ayakkabılarının bağcıklarını bağladı, ayağa kalktı, koridora doğru yürüdü. sokak kapısını açtığında mutfakta sırtı dönük ayakta duruyordu, ağzı yarı açık ona baktı. neden gidiyorsun diye sordu. cevap vermedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cevap versene diye bağırdı. susuyordu. yüzüne bakıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tavana baktı. nefes verdi, kendi kendine gerçekten uğraşamıyorum diye söylendi. mavi elbisenin düğmeleri sırtına batıyordu. mutfak çekmecelerine doğru ani bir adım attı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2793780690111939455?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2793780690111939455/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/11/s.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2793780690111939455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2793780690111939455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/11/s.html' title='s'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-qa6Fo1VOQA4/Tq_F1aPKVLI/AAAAAAAAAX0/cpXhReDMt0E/s72-c/lasa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-877916326753448690</id><published>2011-10-20T15:47:00.000+03:00</published><updated>2011-10-20T15:47:28.679+03:00</updated><title type='text'>r</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-aqALZKG3AZU/TqAYRq1bvYI/AAAAAAAAAXo/YB9oP08fWGo/s1600/tumblr_lmvt9eqkcj1qe0i88o1_500.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="222" src="http://2.bp.blogspot.com/-aqALZKG3AZU/TqAYRq1bvYI/AAAAAAAAAXo/YB9oP08fWGo/s320/tumblr_lmvt9eqkcj1qe0i88o1_500.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;soğuk, dalgasız bir denizde yüzermiş gibi sallanıyordu olduğu yerde, kafasına binlerce düşünce üşüşüyor, ekmek sırası bekleyen yaşlılar gibi sıralanıyorlardı arka arkaya, başından kovmak istediği tüm sözleri teker teker hatırlıyordu, hava kararmaya başladığında içine dolan huzursuzluk geri gelmişti, yatağın çarşafı, tavandan sallanan lamba, mutfaktan gelen sesler yabancılaşıyordu birden, oturamıyor, kalkamıyordu, hiç konuşamıyordu. bedeni kopyalanıyor, kopyalanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o senin gibi değil, hiç değil. sen değişmeye çalışıyorsun, onun gerek bile yok bunu yapmasına! tatlı o, normal, düşünmek huzur veriyor en azından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlamıyor musun? başkasını istiyorum. başkasıyla birlikteyim. onu istiyorum. bana bağlandı. konuşabiliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en güzeli sevmek, mutluluk vermek, mutlu olabilmektir. ama gerçek mutluluk lütfen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saçları terden ıslanmış yüzüne düştüğünde ne kadar çekici oluyordu. nasıl kadınsı kalçaları vardı. sevişmek &amp;nbsp;çok güzeldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neden böylesin? neden bağırıyorsun? defol git evimden. defol. doktora git, uğraşamam seninle. sen büyüyememiş bir çocuksun. sen çok hastasın. çok kaltaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet, evet aldattım. kes lütfen, cevap verme bana. bağırma. yediğin haltlar yanında bu hiç kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne konuştunuz? öyle mi? iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayır dedi. hayır. saat 7 buçuk olmuş mudur diye geçirdi. sokak lambasına benzediği için almak istemedikleri abajurun düğmesine bastı. oda loş, sarı bir ışıkla aydınlandı. dolabın sol tarafına iki gün önce atılmış ayakkabılarına baktı. dolabı açtı. yerden sigara paketini aldı, bir tane yaktı. kapı çalacak diye geçirdi. çalmadı. çıkacaktı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-877916326753448690?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/877916326753448690/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/r.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/877916326753448690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/877916326753448690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/r.html' title='r'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-aqALZKG3AZU/TqAYRq1bvYI/AAAAAAAAAXo/YB9oP08fWGo/s72-c/tumblr_lmvt9eqkcj1qe0i88o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-1917149055909536316</id><published>2011-10-19T17:07:00.001+03:00</published><updated>2011-10-19T17:17:37.285+03:00</updated><title type='text'>p</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-a43cns4_tAo/Tp7ZCu7swkI/AAAAAAAAAXc/jM2iGgWp5BA/s1600/tumblr_ltajh6EwdG1qdu9b3o1_500.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-a43cns4_tAo/Tp7ZCu7swkI/AAAAAAAAAXc/jM2iGgWp5BA/s200/tumblr_ltajh6EwdG1qdu9b3o1_500.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;pencereye şiddetle vuran yağmur sesiyle yerde gözlerini açtı, tavanın beyazlığından gözleri kamaştı, ellerini yanaklarına götürdü, gözlerini tekrar kapattı. terlemişti, üşüyordu, hava iyice kararmıştı, kapı yavaşça açılıp kapanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dünya küçülüyor, büyüyor, genleşiyor, eriyor, bazı yaşamlardan, kitaplardan, bulantılardan bahsederken herhangi bir koltukta bacaklarını toplamış, bir anda kabarmamış tozlar, çikolatalı kekler kıvamında basitleşiyor, nefes verirken kayıyor ayaklarının altından zemin, dengen bozuluyor. sevişiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bıçaklar diye geçirdi aklından, gözlerini kırpıştırırken. az pişmiş et kesebilen, suyla dolu evyelerin içinden deterjanlı ellerle çıkarmaya uğraşırken kanatan, parlayan, buz gibi bıçaklar. gözlerini tekrar kapatarak doğruldu uzandığı yerden. içerden televizyonun sesi geliyordu. dişleri birbirine çarptı. kendini düşündü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-1917149055909536316?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/1917149055909536316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/p.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1917149055909536316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1917149055909536316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/p.html' title='p'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-a43cns4_tAo/Tp7ZCu7swkI/AAAAAAAAAXc/jM2iGgWp5BA/s72-c/tumblr_ltajh6EwdG1qdu9b3o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-5436910016389723635</id><published>2011-10-16T14:26:00.000+03:00</published><updated>2011-10-16T14:26:11.610+03:00</updated><title type='text'>o</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UODVfmT8wnE/Tpq_Jn1gmCI/AAAAAAAAAXU/B4_OJeGShNs/s1600/tumblr_lt36vvKVIg1qdu9b3o1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="263" src="http://3.bp.blogspot.com/-UODVfmT8wnE/Tpq_Jn1gmCI/AAAAAAAAAXU/B4_OJeGShNs/s400/tumblr_lt36vvKVIg1qdu9b3o1_500.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;elinor, açık konuşacağım. yüzünü görmeyeli çok zaman oldu. pek çok zaman geçti, bir çok ütü yanığı ve ölü martılar. sen de biliyorsun değil mi elinor, sonu ölüm olan bir yoldayız seninle. çok geçmeden, rüzgar seni bıçaklara davet edecek. yanındayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kesif bir yanık kokusuyla uyandığında başucu lambanı kapat, rüzgar hiç durmadan esecek ve kapılar çarpacak. korkma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yangın çıkarmalı elinor! hayata karşı yangınlar, ölümler, tozlanmış kütüphane rafları gerekli, oysaki bizim elimizde yalnızca yavaş ve beyinsiz suratlar var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kumsalda otururken yaktığı kurumuş dallar, yanıcı spreyler ve kan dolu kavanozlar var sahnede, ışık düğmeleriyle oynamak için platforma dayalı merdivenlerden yavaşça çıkarken kırılmak üzere tahtalar, bacaklarını kesmek üzere kıymıklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşün, düşün, elinor, rüzgardan, teras katlarından, çatılara açılan tavan aralarından neden kaçtığını düşün, az zamanımız kaldı, saçlarını yıkamalı, panjurları kapatmalısın artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yutkundu. durmak ve kaçmak arasında, yaşamak ve boğulmak arasında bir yerdeydi. kollarını göğsünde birleştirip, halıya uzandı. yağmur başladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-5436910016389723635?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/5436910016389723635/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/o.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5436910016389723635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5436910016389723635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/o.html' title='o'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-UODVfmT8wnE/Tpq_Jn1gmCI/AAAAAAAAAXU/B4_OJeGShNs/s72-c/tumblr_lt36vvKVIg1qdu9b3o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3958447393770774283</id><published>2011-10-13T21:55:00.000+03:00</published><updated>2011-10-13T21:55:27.202+03:00</updated><title type='text'>n</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nhQ9ShbybC8/Tpcz49Ao1RI/AAAAAAAAAXM/Sp31HjGigI4/s1600/tumblr_lsxjr2Hmpz1qcf74do1_500.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-nhQ9ShbybC8/Tpcz49Ao1RI/AAAAAAAAAXM/Sp31HjGigI4/s200/tumblr_lsxjr2Hmpz1qcf74do1_500.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;krema bu be! kremamsı, ekşi, seyrek hayatlar yaşıyor insanlar, demişti; elleri havada atomları sallayıp duvara fırlatıyormuş gibi hareket ediyordu. bir mana ediyor bardaklar ve eski hayatlar diye cevap vermişti, kapağında küçük bir matruşka bebeği resmi olan kitaba bakıyor, zeytinyağlı kurutulmuş domates yiyordu. sabah uyuyorlardı ve hava bulutluydu; mutluluk duvarlardan, karşı balkonda kahvaltı hazırlayan adama doğru yayılıyordu.&lt;br /&gt;gülümsedi, kafasını sallayıp parmaklarını pencereye doğru çevirdi. adam dudaklarını sola doğru kıvırarak yüzünü çarpıttı, saçlarını karıştırdı, arkasını dönüp odadan çıktı. koridordan salona doğru ilerlerken duymadığını sandığı kısık bir sesle küfretti. yüzü buruştu, rüzgar aç kalmış kediler ağlıyor gibi sesler çıkarıyordu. kutunun yanına oturdu, köpek parkede küçük sesler çıkararak yanına geldi. esneme ve ağlama arasında bir yerlerde gözleri doldu, bacaklarının arasına koyduğu kutunun içindeki buruş buruş tüm kağıtları halıya döktü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3958447393770774283?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3958447393770774283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/n.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3958447393770774283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3958447393770774283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/n.html' title='n'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-nhQ9ShbybC8/Tpcz49Ao1RI/AAAAAAAAAXM/Sp31HjGigI4/s72-c/tumblr_lsxjr2Hmpz1qcf74do1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7330482497019155899</id><published>2011-10-13T15:57:00.000+03:00</published><updated>2011-10-13T15:57:44.445+03:00</updated><title type='text'>m</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-hAHcsclwH8k/TpbgIS5jD3I/AAAAAAAAAXE/HiyCMTCwc-Y/s1600/sehir.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="207" src="http://1.bp.blogspot.com/-hAHcsclwH8k/TpbgIS5jD3I/AAAAAAAAAXE/HiyCMTCwc-Y/s320/sehir.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;feriköy'de bir balıkçı var, gidip lakerda yiyelim demişti, bulutlara veya tatlı su kokusuna benzer bir sesi vardı. denizden esen rüzgar hırkasının içine giriyor ve kollarını üşütüyordu, bisikletin tekerleri hiç durmadan dönüyordu, yavaşça yarışıyorlar gibi bir halleri ve yorgunluktan pembeleşmiş dudakları vardı.&lt;br /&gt;bacakları uyuşmuştu, sol kolu seğiriyordu, rüzgar hızlanmıştı. yanına geldi, sesleniyorum, duymuyor musun diye sordu. tek ayağını çevirerek arkasına döndü, saçları lavanta kokuyordu, üstündeki pijamadan uykusuzluk, durgunluk akıyordu. göz bebeklerini açtı, ona doğru birkaç yavaş adım attı, yutkundu. rüzgar panjurları sallıyor, pencereye çarpmasına neden oluyordu. yıllar önce üzerine onun gömleğini giymiş, uykudan yeni uyanmış ve boynunu sağa doğru büküp gözlerinin içine bakınca başını çevirmek zorunda kalmış kızı hatırladı, adama baktı, biraz daha yaklaştı. adam elini kaldırıp avcunu havaya doğru çevirdi, merakla bakıyordu. yerde kapağı açık duran kutuyu fark etti. nefes verir gibi güldü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7330482497019155899?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7330482497019155899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/m.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7330482497019155899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7330482497019155899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/m.html' title='m'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-hAHcsclwH8k/TpbgIS5jD3I/AAAAAAAAAXE/HiyCMTCwc-Y/s72-c/sehir.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-8172756817314579861</id><published>2011-10-04T08:13:00.001+03:00</published><updated>2011-10-04T08:14:50.105+03:00</updated><title type='text'>l</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-wLpEs2mTOXM/ToqV4cYzzBI/AAAAAAAAAXA/qmn7nZiN1Uo/s1600/tumblr_ls3u4ald2m1qcf74do1_500.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="201" src="http://3.bp.blogspot.com/-wLpEs2mTOXM/ToqV4cYzzBI/AAAAAAAAAXA/qmn7nZiN1Uo/s320/tumblr_ls3u4ald2m1qcf74do1_500.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;kağıtlara ifadesiz gözlerle baktı, mutfaktan adının seslenildiğini duydu, oralı olmadı. halı ince pijamanın üstünden bacaklarına batıyor, rahatsız ediyordu. ekim'de hava aydınlanırken ve sokaklarda çıt çıkmazken dışarı çıktığı sabahları düşündü, köpek büyük bir enerjiyle karşı kaldırıma geçmek isterdi; kendisi aval aval hafifçe sallanan servilere bakardı, kuşların çıkardığı çirkin sesler olurdu havada salt. martılara alışmak lazım demişti bir sabah tanıdık bir ses, martılara, kilise çanlarına ve bulutlara alışacaksın, hoşgeldin. tüm iyiliklere rağmen, içindeki bembeyaz ve kalın battaniye alıkoymuştu onu değiştirmekten, ucundan çekip hayatını, tepetaklak etmekten korkmuştu; durmak ve bakmak fazlasıyla hızlıydı onun için. elinin tersiyle burun kemiğine dokundu, buruşmuş kağıtlardan tekini aldı, yutkundu, daha çok buruşturdu. adını tekrar duydu. kağıdı açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayatta herkes,&amp;nbsp;&lt;i&gt;elinor,&amp;nbsp;&lt;/i&gt;çünkü ne ölüme doğru bakmak ne yaşamaya durmamak için yeterince cesurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözlerini yumdu, ayağa kalktı, pencereye doğru yürüdü. akasyanın yaprakları rüzgarda belli belirsiz kımıldıyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-8172756817314579861?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/8172756817314579861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/l.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8172756817314579861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8172756817314579861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/10/l.html' title='l'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-wLpEs2mTOXM/ToqV4cYzzBI/AAAAAAAAAXA/qmn7nZiN1Uo/s72-c/tumblr_ls3u4ald2m1qcf74do1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7205148865174565495</id><published>2011-09-26T16:56:00.000+03:00</published><updated>2011-09-26T16:56:26.040+03:00</updated><title type='text'>k</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-vvjhJnOvWtM/ToCEFFAiKuI/AAAAAAAAAW4/QoVbBanxIno/s1600/0_0_7cb1de86e1b0f726518c13471ec95ef6_1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://4.bp.blogspot.com/-vvjhJnOvWtM/ToCEFFAiKuI/AAAAAAAAAW4/QoVbBanxIno/s200/0_0_7cb1de86e1b0f726518c13471ec95ef6_1.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;odanın sağ köşesinde, yatağın karşısındaki kütüphanenin kapalı kapaklarından tekini açtı; bölmelerinin orantısız olmasını istediği için kütüphaneyi babası çizmiş, tanıdığı bir marangoza yaptırmıştı. küçük, mavi bir kutu çıkardı, kapağını açıp yere attı. gidip kapıyı kapattı, kenarına meyan kökü şurubu dökülmüş halının ortasına oturup sırtını yatağına dayadı; çarşaflardan gelen lavanta kokusu ona yazı, ahşap masaları, akşamüstü küçük balkonda çıplak ayak içilen şarapları, temmuz'da yağan yağmurları ve birden kuruyan kaldırımları hatırlattı; kısacık saçlarını ve altı kişi birlikte yattıkları odaları düşündü; ayak bileğine şiddetli bir kramp girdi, kutuda avcunun içinde buruşturduğuna benzer sararmış kağıtlar vardı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7205148865174565495?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7205148865174565495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/k.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7205148865174565495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7205148865174565495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/k.html' title='k'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-vvjhJnOvWtM/ToCEFFAiKuI/AAAAAAAAAW4/QoVbBanxIno/s72-c/0_0_7cb1de86e1b0f726518c13471ec95ef6_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2780515911449996348</id><published>2011-09-26T16:38:00.001+03:00</published><updated>2011-09-26T16:58:18.138+03:00</updated><title type='text'>j</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-85L1g97KNrM/ToCEukb1s9I/AAAAAAAAAW8/lDM2BbfLoDU/s1600/tumblr_lrkc9a9YSY1qdu9b3o1_500.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132" src="http://1.bp.blogspot.com/-85L1g97KNrM/ToCEukb1s9I/AAAAAAAAAW8/lDM2BbfLoDU/s200/tumblr_lrkc9a9YSY1qdu9b3o1_500.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;adam kirli tavayı musluktan akan sıcak suyun altına koymuş yağ kalıntılarının çözülmesini izliyordu, kızın sararmış suratı aklında fazla yer edinmemişti. sürekli önüne düşen saçlarını kulağının arkasına tekrar atarak salon kapısının önünden koridora doğru döndü, elindeki buruşmuş kağıdı sıkı sıkı tutuyordu, adamın sırtına kısa bir süre baktı, gömleği çok temiz değildi ama yakışıyordu, kısa saçları, uzun, güzel bacakları vardı, adam yüzünü çevirdi; bakışlarını tekrar ayaklarına kaydırıp yürümeye devam etti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2780515911449996348?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2780515911449996348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/j.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2780515911449996348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2780515911449996348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/j.html' title='j'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-85L1g97KNrM/ToCEukb1s9I/AAAAAAAAAW8/lDM2BbfLoDU/s72-c/tumblr_lrkc9a9YSY1qdu9b3o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2832490242245970128</id><published>2011-09-21T16:30:00.000+03:00</published><updated>2011-09-21T16:30:36.501+03:00</updated><title type='text'>i</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-d85Haq7QBQE/Tnnm5dYkI4I/AAAAAAAAAW0/TPMJPVCeBPA/s1600/0_0_2f3957b0d9c87e7cd571ed4b4577f38a_1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-d85Haq7QBQE/Tnnm5dYkI4I/AAAAAAAAAW0/TPMJPVCeBPA/s320/0_0_2f3957b0d9c87e7cd571ed4b4577f38a_1.jpg" width="212" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;elindeki kağıdı sıkı sıkı tutarken gözlerini karşı dairenin kapısına dikti, ahşap kapının duvarla birleştiği kısmı hafifçe zorlanmış gibiydi, içerden mavi bir aydınlık geliyordu, apartman yeni verniklenmiş taş zeminden gelen kokuyla dolmuştu. kapıyı kapatıp, saçlarını kulaklarının arkasına attı, adam gazete okuyordu, kim diye sordu. yanına gitti, köpek kalorifer kapaklarının üstüne çıkmış, solmuş akasyanın yapraklarını koparıyordu, kağıdı avcunun içinde buruşturup kafasını salladı. masanın üstünde sallanan avizenin tavana tutturulmuş kabloları aşağıya doğru sarkıyor, oda güneş almadığı için soğuk ve mat parlıyorlardı, yutkundu; içinden kristaller döküleceğini dilerek ağzını açtı fakat ses çıkmadı, midesinde nilüfer çiçekleri büyüyen kadınları, kapanan bavulları, kirli sepetine atılan çamaşırları düşündü, adam yüzün niye sarardı diye sordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2832490242245970128?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2832490242245970128/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/i.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2832490242245970128'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2832490242245970128'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/i.html' title='i'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-d85Haq7QBQE/Tnnm5dYkI4I/AAAAAAAAAW0/TPMJPVCeBPA/s72-c/0_0_2f3957b0d9c87e7cd571ed4b4577f38a_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-6599858085474187075</id><published>2011-09-19T09:14:00.000+03:00</published><updated>2011-09-19T09:14:50.789+03:00</updated><title type='text'>h</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-EjhQolSgPkQ/TnbdleTT3KI/AAAAAAAAAWQ/5n82W9sVr5Y/s1600/0_0_2d0347f3113d302325d5fa6a8c6ff4ad_1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-EjhQolSgPkQ/TnbdleTT3KI/AAAAAAAAAWQ/5n82W9sVr5Y/s200/0_0_2d0347f3113d302325d5fa6a8c6ff4ad_1.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;loş antreye doğru elinde sigara paketiyle yürüdü, biraz burnu akıyordu, salonun açık penceresinden esen rüzgar bacaklarına çarpıyordu, kapıyı açtı. duvarın dibinde dün geceden kalmış ve toplanmamış çöp torbası hala duruyordu, apartmanın ışığı söndü, kimse yoktu, sessizlik oldu. paspasın üzerinde ikiye katlanmış beyaz bir kağıt durduğunu fark etti, eğilip kağıdı aldı. adam salonda yemek masasının üzerine dirseklerini koymuş gazete okuyordu, yanında duran fincanın içindeki kahve soğumuştu. kağıdı açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kristaller dökülüyor yılanın santimlerce açılmış ağzından ve hayat zamanla alerji yapıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazıyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-6599858085474187075?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/6599858085474187075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/h.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6599858085474187075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6599858085474187075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/h.html' title='h'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-EjhQolSgPkQ/TnbdleTT3KI/AAAAAAAAAWQ/5n82W9sVr5Y/s72-c/0_0_2d0347f3113d302325d5fa6a8c6ff4ad_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7307651618244989168</id><published>2011-09-15T09:52:00.000+03:00</published><updated>2011-09-15T09:52:28.188+03:00</updated><title type='text'>g</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iAl-bLxIFM0/TnGghcQHg_I/AAAAAAAAAWM/yIk8hF5Rb6M/s1600/59.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-iAl-bLxIFM0/TnGghcQHg_I/AAAAAAAAAWM/yIk8hF5Rb6M/s200/59.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;köpek peşinden geliyordu, ayaklarını sürüyerek oturduğu koltuğu aydınlatan gün ışığının vurduğu pencereye doğru yürüdü, ayakta karşı kaldırımın kare taşlarına baktı, aniden nefes verdiği ve oturduğu yerden birden kalktığı için adam biraz irkilmişti, pek endişeli olmayan ve bıkkın bir tavırla kızın ensesine baktı, kız sağ ayağını sol bilek kemiğine sürterek kulak hizasındaki saçlarıyla oynuyordu, karşıdaki akasyanın altından boz renkli bir köpek sürüsü geçiyordu, koluna eskimiş bir sepet takmış yan apartmanın kapıcısı sigarasını yürüdüğü yola doğru fırlattı, kapı tekrar çaldı. gözlerini kıstı; geçen yıl eylül'de olanları düşündü, güzel, kül rengi saçlı bir kadın hatırlıyordu, çift kişilik bir yatak ve kadının çıplak sırtının ve kalçasının görüntüsünü hatırlıyordu; mutfak masasında duran sigara paketini aldı, başucunda bıraktığı çakmağı almak için yatak odasına yürümeye başladı. köpek peşinden geliyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7307651618244989168?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7307651618244989168/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/g.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7307651618244989168'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7307651618244989168'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/g.html' title='g'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-iAl-bLxIFM0/TnGghcQHg_I/AAAAAAAAAWM/yIk8hF5Rb6M/s72-c/59.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-6346488747167070153</id><published>2011-09-08T08:53:00.000+03:00</published><updated>2011-09-08T08:53:40.357+03:00</updated><title type='text'>f</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-AP-MowKYktc/TmhYRQgC46I/AAAAAAAAAWI/zsZetr-f4oA/s1600/5535480863_a59a25c662_z.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://2.bp.blogspot.com/-AP-MowKYktc/TmhYRQgC46I/AAAAAAAAAWI/zsZetr-f4oA/s200/5535480863_a59a25c662_z.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;yarım saat sonra kapı çaldı, bacaklarını kıvırmış pencerenin kenarında karşı kaldırımdaki akasyayı izlerken kafasını çevirdi, diz kemiklerinden sesler geliyordu, salondan yürüyen ayak sesleri duydu, adamın üzerindeki beyaz gömlek biraz lekelenmişti, ayakları çıplaktı, kimse yok, yanlış çaldılar herhalde dedi. kafasını tekrar çevirdi, akasyanın yaprakları dökülüyordu, rüzgar sanki güneybatıdan esemeyecek kadar soğuktu, adam yanına yaklaşıp saçlarını okşadı, bütün kısa keslerin acısını özetleyen bir nefes verip ayağa kalktı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-6346488747167070153?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/6346488747167070153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/f.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6346488747167070153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6346488747167070153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/f.html' title='f'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-AP-MowKYktc/TmhYRQgC46I/AAAAAAAAAWI/zsZetr-f4oA/s72-c/5535480863_a59a25c662_z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-8352100028945504824</id><published>2011-09-02T09:07:00.000+03:00</published><updated>2011-09-02T09:07:02.852+03:00</updated><title type='text'>e</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6271i7I8Cv0/TmByeO_0rqI/AAAAAAAAAWE/Dv7x1aVffq0/s1600/62.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-6271i7I8Cv0/TmByeO_0rqI/AAAAAAAAAWE/Dv7x1aVffq0/s200/62.JPG" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;sivri biberleri elindeki bıçakla küçük parçacıklar halinde doğramaya girişti, karşısındaki duvarda asılı dede yadigari büyük saat 3:02'de durmuştu. camekanın içindeki kurma anahtarının kayıp olduğunu hatırladı, biraz yumurta akıyla karışmış sivri biberleri çiğnerken eski bir duvar saatinin anahtarını kimin satabileceğini düşündü, çiğnemesi 70 saniyeyi geçmişti. yanındaki sandalyede oturan köpek ön patilerini başının altına doğru çekerek kıvrıldı, adam saçlarını kaşıdı ve esnedi. adama baktı, çatalı tutarken bilek kemikleri hareket ediyordu, elini yakın zamanda herhangi bir yıkıntı altında kalmış ve susuzluktan ölmüş arkadaş haberi gelmiş gibi ağzına götürdü, gözlerini kapattı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-8352100028945504824?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/8352100028945504824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/e.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8352100028945504824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8352100028945504824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/09/e.html' title='e'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-6271i7I8Cv0/TmByeO_0rqI/AAAAAAAAAWE/Dv7x1aVffq0/s72-c/62.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-8587068458818437890</id><published>2011-08-30T17:57:00.002+03:00</published><updated>2011-09-15T14:31:40.312+03:00</updated><title type='text'>d</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-MTJi0TlDsfo/Tlz6L9xskvI/AAAAAAAAAWA/uFT4BnF6j-U/s1600/julie+lansom.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="136" src="http://2.bp.blogspot.com/-MTJi0TlDsfo/Tlz6L9xskvI/AAAAAAAAAWA/uFT4BnF6j-U/s200/julie+lansom.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;mutfağın ortasında duran ayaklarının ahşapı sökülmüş masanın sağ kenarına oturduğunda önüne beyaz bir tabak, bir kahvaltı çatalı ve bıçağı kondu. iki elini omuzlarına doğru kaldırarak parmaklarını yarı yarıya kapattı; tezgahta tavayı karıştırmakla meşgul, beyaz gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıvamış adam rica ederim dedi. antrede uzanmış yatan köpeğin patileri taş zeminde küçük böcekler kıpırdıyormuş gibi sesler çıkararak ilerledi; yanındaki sandalyeye çıktı ve gözlerini gözlerine dikti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-8587068458818437890?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/8587068458818437890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/08/d.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8587068458818437890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8587068458818437890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/08/d.html' title='d'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-MTJi0TlDsfo/Tlz6L9xskvI/AAAAAAAAAWA/uFT4BnF6j-U/s72-c/julie+lansom.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-4825605675704054191</id><published>2011-08-29T09:05:00.001+03:00</published><updated>2011-08-29T09:06:14.584+03:00</updated><title type='text'>c</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-yIbjnMBLvOA/Tlsr-AsH7lI/AAAAAAAAAV8/zJPAluMg8YI/s1600/5536064012_4b1659f477_z.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://4.bp.blogspot.com/-yIbjnMBLvOA/Tlsr-AsH7lI/AAAAAAAAAV8/zJPAluMg8YI/s200/5536064012_4b1659f477_z.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;büyükçe bir fincana doldurduğu limon suyunu buzdolabından çıkarıp komodinin üzerinde duran suyla dolu bardağın içine iki çorba kaşığı ekledi. içtikten sonra suratı ekşidi, mutfaktan adının seslenildiğini duydu. koridorun ortasında tekrardan durdu, tavandan sarkan gül kurusu lambanın ipi gevşemişti. balkondan içeri giren köpeği antrenin taş zeminine uzandı. burnuna yanık kokusu gelince mutfağa doğru ilerlemeye başladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-4825605675704054191?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/4825605675704054191/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/08/c.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/4825605675704054191'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/4825605675704054191'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/08/c.html' title='c'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-yIbjnMBLvOA/Tlsr-AsH7lI/AAAAAAAAAV8/zJPAluMg8YI/s72-c/5536064012_4b1659f477_z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7111127599078112148</id><published>2011-08-26T16:43:00.001+03:00</published><updated>2011-10-13T21:28:10.419+03:00</updated><title type='text'>b</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-cVWMVnKPInc/TlejBFODcbI/AAAAAAAAAV4/d2Ap8h-eNrU/s1600/bienvenue-coree-nord-charlie-crane-01.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="156" src="http://1.bp.blogspot.com/-cVWMVnKPInc/TlejBFODcbI/AAAAAAAAAV4/d2Ap8h-eNrU/s200/bienvenue-coree-nord-charlie-crane-01.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;tavanından tozlu bir avizenin sarktığı oturma odasında yatıyordu, televizyon kumandasını bozmuştu ve balkonda yeni sulanmış sardunyalardan gelen koku koyu renk parkeye uzanmış yatan köpeğini rahatsız ediyordu. köpek sokaktan gelen gülüşme sesleri duyunca balkondaki iskemlenin üzerine atlayıp havlamaya başladı, sardunyalar güneşte parlıyordu, doğruldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7111127599078112148?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7111127599078112148/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/08/b.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7111127599078112148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7111127599078112148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/08/b.html' title='b'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-cVWMVnKPInc/TlejBFODcbI/AAAAAAAAAV4/d2Ap8h-eNrU/s72-c/bienvenue-coree-nord-charlie-crane-01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2277612219283754183</id><published>2011-08-25T09:01:00.000+03:00</published><updated>2011-08-25T09:01:45.755+03:00</updated><title type='text'>a</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-XuZ1FTTNkU0/TlXjWZivy-I/AAAAAAAAAV0/Y9S88ZViMNg/s1600/best-of-meilleur-street-view-01.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="125" src="http://4.bp.blogspot.com/-XuZ1FTTNkU0/TlXjWZivy-I/AAAAAAAAAV0/Y9S88ZViMNg/s200/best-of-meilleur-street-view-01.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;sabah balkonun tam karşısındaki zeytin ağacına tünemiş koca pençeli bir kuzgunun çığlıklarıyla ve mutfaktan gelen sivri biber kokusuyla uyandı, ışık fazla parlak değildi ve oda soğuktu, parmaklarını diş etlerine götürdü, pijamasının üstünü çıkardı ve banyoya gitti, kuzgun gagasıyla yaprakları koparıyordu ve sivri biber pişmeye devam ediyordu, koridorun ortasında durdu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2277612219283754183?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2277612219283754183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/08/blog-post.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2277612219283754183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2277612219283754183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/08/blog-post.html' title='a'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-XuZ1FTTNkU0/TlXjWZivy-I/AAAAAAAAAV0/Y9S88ZViMNg/s72-c/best-of-meilleur-street-view-01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3787825308494007622</id><published>2011-07-18T21:41:00.001+03:00</published><updated>2011-07-18T21:43:48.877+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelmeler'/><title type='text'>bir baş ağrılı sabaha daha güzelleme</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-2ppoAYsz8xw/TiR-WD5f39I/AAAAAAAAAVw/3tLPkZ-hfk4/s1600/kaese_TUDresden.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" src="http://4.bp.blogspot.com/-2ppoAYsz8xw/TiR-WD5f39I/AAAAAAAAAVw/3tLPkZ-hfk4/s320/kaese_TUDresden.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;oya çok yaşadı, milyonlarca günümüz geçti onunla ki aslında hepsi bir; vanilyalar ve yuvarlak akasyalarla, aptal anadolu şehirlerinde çıplak ayak gezememek, çarşafları yakmak ve akşam yemeğinde yiyeceği ekmeği kızartırken &amp;nbsp;yan masanın kadehlerine lanet okumakla meşgul çirkin elbiseli kadınlarla; büyük beyaz çarşaflar ve küvetlerle, çay kokan köpükler ve fazla sevginin nefrete dönüştüğü kırmızı ışıklı sokaklarla; ve bitmedi, yaşamaya büyük bir kuvvetle bağlı olmakla alakalı değil belki ama, başının tam ortasına düşen bir fesleğen saksısının çıkardığı gürültü ve verdiği acıyı dibine kadar yaşayabilmekle ilişkili bir dert ve hastalık arayışı; hayır demek, yani hayır, hayır; çoğu dakika sadece akıyor damarlarından ve öylece durup boş arazili manzaraya baktıkça anlıyorsun ki fazlaca bir önemi yok zevksizlerin, ikiyüzlülerin ve mutsuzların, ama orospuların kesinlikle cahillik ve güzel kokan baharatlarla alakalı bir değeri var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşayamamak, bilememek yaşamayı ve kitapların arasındaki sözler ve birkaç ıslaklıkla insanların eskiyi veya yeniyi taklit ederek dalgalar yaratmaya çalıştığı yıllardan uzaklaşmak, çok çok uzaklara, doğuya doğru yol almak, arabanın motor gürültüsünden sarhoş olmuş tavandaki örümcekler ve taşların yerine oturmasıyla gelen salak bir esriklikle, oya, gidiyor; bir borazan çiçeği var kulağının arkasında ve yüz beş yıldır gri bir mağaranın içinde yaşamışçasına poe beyazlığında biri, yanında.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3787825308494007622?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3787825308494007622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/07/bir-bas-agrl-sabaha-daha-guzelleme.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3787825308494007622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3787825308494007622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/07/bir-bas-agrl-sabaha-daha-guzelleme.html' title='bir baş ağrılı sabaha daha güzelleme'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-2ppoAYsz8xw/TiR-WD5f39I/AAAAAAAAAVw/3tLPkZ-hfk4/s72-c/kaese_TUDresden.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2229235956691953846</id><published>2011-06-07T09:59:00.000+03:00</published><updated>2011-06-07T09:59:52.423+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>adalar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ZfpPojAMNYM/Te3MQFSs_mI/AAAAAAAAAVs/rin7MNaxppM/s1600/5530116185_c0e392d59e_z.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://1.bp.blogspot.com/-ZfpPojAMNYM/Te3MQFSs_mI/AAAAAAAAAVs/rin7MNaxppM/s200/5530116185_c0e392d59e_z.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;rüyada sürüklenen ve öldürülen siyah köpekler, kırmızı saç bantlı ve rhombus yüzlü katiller, bir siren sesi ve bolca kaçma vardı. ağaçların üzerinden, aldatmalardan ve orospulardan, seni anladığını ve gözlerinin içlerine doğru seni içtiğini hissettiğin adamlarca kullanılmaktan, güzel sözlü şehirlerin peşine takılmaktan ve büyük valizler, küçük uçaklar ve milano balkonlarıyla uyumaktan daha da ötesi; tüm gerilemeleri arkanda bırakmak ve susuz içilemeyen ilaçlarca uyuşturulmak ve bu sırada bolca portakal yemek, acı ve turuncu bir çatı katı anısıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;terk etmek unutulmak kadar acı değil hiçbir zaman. tiyatro asla bir eczane gibi kokamayacak. ve istanbul'un hep girdileri, ve çıktıları,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2229235956691953846?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2229235956691953846/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/06/adalar.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2229235956691953846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2229235956691953846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/06/adalar.html' title='adalar'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ZfpPojAMNYM/Te3MQFSs_mI/AAAAAAAAAVs/rin7MNaxppM/s72-c/5530116185_c0e392d59e_z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-5747470877059562090</id><published>2011-06-07T09:50:00.000+03:00</published><updated>2011-06-07T09:50:45.602+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>kadıköy</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-cG7Rgcejiqc/Te3KHDFckJI/AAAAAAAAAVo/GsY5YuTADtM/s1600/sock.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://1.bp.blogspot.com/-cG7Rgcejiqc/Te3KHDFckJI/AAAAAAAAAVo/GsY5YuTADtM/s200/sock.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;aranılan şey öyle küçük, öylü görünmez ki; küçük bir sarı bilye kadar küçük, tek bir yağmurda kopup giden japon elmalarının çiçekleri kadar kırık, bir tek söz yüzünden, tek bir hareket, bir şarkı sözüyle, çimlerde uzandığın tek bir anla silinebilen yıllar, yazmanı engelleyecek kadar üstüne binen o yaşama uğraşının anlamsızlığıyla coşan hareketsizlik, durmak, seni susturan, gidememene yol açan, o şey, mikrop; engelliyor, alıkoyuyor seni yaşamaktan, küçük, anlık ve belki kazıdığında altını kirli; aşklar yaşıyorsun; sadece, salt seni tezer sanıcak birini bulmuş olmanın ve kaybetmiş olmanın burukluğuyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;küçücük dakikalar, küçük, silik laflar, üstesinden gelinebileceği düşünülen sözler yüzünden; tam da bu yüzden yüzünü çeviriyorsun o aksi mutluluğa, o aksi, dengesiz, yalpalayıp düştükçe koskocaman bir canavara dönüşen mutluluğa, seni yerden yere çarpan ve daima en haklı olan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-5747470877059562090?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/5747470877059562090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/06/kadkoy.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5747470877059562090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5747470877059562090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/06/kadkoy.html' title='kadıköy'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-cG7Rgcejiqc/Te3KHDFckJI/AAAAAAAAAVo/GsY5YuTADtM/s72-c/sock.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2392389783051197743</id><published>2011-04-12T09:03:00.000+03:00</published><updated>2011-04-12T09:03:58.996+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>bilmukabele, ben de.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nU2bxYCJD_g/TaPrBGnc60I/AAAAAAAAAVk/xx5FlZViye0/s1600/city-ache_62688704.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-nU2bxYCJD_g/TaPrBGnc60I/AAAAAAAAAVk/xx5FlZViye0/s400/city-ache_62688704.jpg" width="231" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;fazlaca bekleyince karşındakinin kafasına&lt;br /&gt;büyükçe bir&lt;br /&gt;örs&lt;br /&gt;düşsün ve gözleri yatak çarşaflarının karanlığına doğru aydınlansın;&lt;br /&gt;kollarını sonsuza kadar sana, ve salt sana,&lt;br /&gt;açsın, veya&lt;br /&gt;tüm çamaşırları sokak köpeklerinin uyuzdan yavaşlamış kuyruklarına doğru&lt;br /&gt;fırlatsın&lt;br /&gt;ve gitsin, sonsuza dek, kapatsın kapıyı,&lt;br /&gt;ve soyunmayın birlikte bundan böyle,&lt;br /&gt;diye,&lt;br /&gt;ve susunca,&lt;br /&gt;o gülerken ve laflar tükürürken sana,&lt;br /&gt;geceye, ve, içine doğru bir adım atıyorsun;&lt;br /&gt;ne kadar kirli olsa da bu adım, ne kadar ıslak,&lt;br /&gt;bir adım atıyorsun, atacaksın belki, ve içeride,&lt;br /&gt;o kadar duyulmayacak,&lt;br /&gt;yokluğun, kadınların, aşkın ve iniltilerin sesi;&lt;br /&gt;rahat ve&lt;br /&gt;yalnız&lt;br /&gt;olacak;&lt;br /&gt;belki.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2392389783051197743?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2392389783051197743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/04/bilmukabele-ben-de.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2392389783051197743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2392389783051197743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/04/bilmukabele-ben-de.html' title='bilmukabele, ben de.'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-nU2bxYCJD_g/TaPrBGnc60I/AAAAAAAAAVk/xx5FlZViye0/s72-c/city-ache_62688704.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7965680096408577381</id><published>2011-03-29T21:54:00.001+03:00</published><updated>2011-03-29T21:56:12.098+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelmeler'/><title type='text'>tekliğe walser tadında bir övgü daha</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-NRvqYqEtPbo/TZIqriWUFZI/AAAAAAAAAVg/Dmb8gqHKE2g/s1600/hi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-NRvqYqEtPbo/TZIqriWUFZI/AAAAAAAAAVg/Dmb8gqHKE2g/s400/hi.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ölüme daima, ve sadece insan olduğun için, bu denli yakın olmak basitleştiriyor gördüklerini; herhangi bir şehirden gelme sahte sarışın kadınların cahil cevaplarına gösterdiğin yüz ifadelerini, sinirini, öğleden sonra erken sayılacak saatte içtiğin cinleri, göz pınarlarını ve hiç bırakamamışları, karşındaki gözlerin anlayamadığın her cümlesini ve anlamaya çabalamak için geçirdiğin manasız dakikaları, deli taklidi yaptıkça kemikleri belirginleşen adamları, sevgili adamın gözlerinin içine bakarak en çok hayal ettiği görüntüyü anlatırken, çıplaklıkla ve çoğullarla eşleştirirken bunu, ve uygularken ter içinde, vücudunun aldığı hali, kalbindeki keskin ve kesif acıyı, sonra bir bardak daha doldurmanı, o anda herhangi bir marangoz aletiyle dağıtmak istemeni yüzünü; basitleştiriyor, kalmıyor, bir anda bütün vücudunu sarsan, ıslatan ve hızlandıran bir neşeyle dolmanı sağlıyor; sadece güneş batmıyor ve hava ılık diye, herhangi bir lale bahçesinden kaçmış gibi kısa çoraplarla dolaşıyorsun, ve yaşadığın şehir o an sana sevdiğin ve hatıralarını yaşatan tüm insanları çoğalan seslerle sunuyor diye, eski, pembe allıklı hatıralar, hiç öğrenilmemiş orospuca akıllı yalanlar, cevabı hiç alınamamış soruların içindeki aptal kadınlar artık o kadar da canını yakmıyor, damarlarını daha fazla sıkamıyor diye oluşuyor bu neşe; ve uzunca bir süre, iki, üç saat kadar parlatıyor saçlarını ve dudakların matlaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve kaldırımlara bakarak yürüdükçe anlıyorsun,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ciğerlerinden hala yavaşça aktığını zehrin, ama öyle diyorsun, bunu durdurmaya, hayata çabalamanın içine sıkıştırmaya, hayata seçenekler düşünerek devam etmeye çalışan yok; o zehir yaşatıyor seni ve neşeyi de o veriyor, küçük, akılda kalıcı dokunuşlarla, ve sen güzel olduğunu keşfetmişken, geri alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kısa, çok kısa, çok insaniyetle yaşıyorsun; tam da o anda, insaniyetten tamamiyle çıkmış, gökyüzüne doğru adım atmışken ve sadece bunu yaptığın için üzerindeki turuncu etekler ve gözlerindeki maskaralar pahasına; bilginin ve algının yaktığını düşünürken organlarını yavaş yavaş, tam orada, aslında insaniyetin, insanların, seni hiç de sevememiş, ve aslında salt bu yüzden sevememiş insanların tam ortasında, bu halinle, bu, hayalet, ip gibi halinle, mutlu oluyorsun, aynayla yaptığın mastürbasyon gibi bir mutluluk, kendi halinde bir mutluluk,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir tür çözülme yaşıyorsun yani, kalbin duruyor ve sıfırlıyor akan, devam eden, oraya ve buraya doğru yürüyen hayat; kanındaki anormal dozları, sinirini ve acını.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7965680096408577381?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7965680096408577381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/03/teklige-walser-tadnda-bir-ovgu-daha.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7965680096408577381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7965680096408577381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/03/teklige-walser-tadnda-bir-ovgu-daha.html' title='tekliğe walser tadında bir övgü daha'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-NRvqYqEtPbo/TZIqriWUFZI/AAAAAAAAAVg/Dmb8gqHKE2g/s72-c/hi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-5515708994810088780</id><published>2011-03-17T22:41:00.000+02:00</published><updated>2011-03-17T22:41:09.646+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>iyi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-egoIp7xX9u0/TYJxyNeJpfI/AAAAAAAAAVc/hphjh5M7Cxw/s1600/andrea1-copy.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="https://lh4.googleusercontent.com/-egoIp7xX9u0/TYJxyNeJpfI/AAAAAAAAAVc/hphjh5M7Cxw/s200/andrea1-copy.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;iyilik ne zamandan beri akılsızlıkla, az çalışan kafalar, çok ve manasız gülümseyen suratlarla; ne zaman hiç, hiç günah işlememiş olmakla, hep, hep masum hep tertemiz, mükemmel olmakla, karşındakine boyun eğmekle, sırf o istediği, o dilediği için sınırlandırmakla hareketlerini; sınırlama da değil, sadece o, o istediği için, hiç de kabul etmeyeceğin ilişkilere girmekle bir oldu; ne zamandan beri konuşmak, ağlamak ve nefes nefese kalmak umrunda değil artık kimsenin, ne zamandan beri acı artık o kadar da hayata dair bir duygu değil, artık o kadar da üstünde durulası bir kayıp değil, ne zaman kayboldu güzel desenli, yumuşak yastıklara bakıp gülümsemek, badem ağaçları, cinnah'tan aşağı uzanan yol; ne zaman kayboldu, beni kurtar diyenin samimiyeti; bütün aldatmalar, yalanlar; üstü kapatılan tüm günahlar mı oldu artık yeni iyilik; bunlarla yaşamak, bunlara rağmen kendini temize çıkarabilmek midir iyi olmak, masum olmak, bedenin, sözlerin ve hareketlerinle, her kadını, her erkeği, her şehri ve tüm zihinleri etkileyebilmek, güveninden asla mahrum olmamak mıdır; hep hazır, hep cevaplarla dolu olmak mıdır iyilik, hep temizi savunmak mıdır, hiç de öyle olmadığın halde, masumluğun zerre kadar önemi olmadığı gecelerin içinde, kadınların koynunda, kadınların gözlerinde, kadınların yalan, yalan sözlerinde yine de iyi, iyi, masum ve hep güzel olduğunu düşünmek midir, böyle mi olunuyor tam. tam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-5515708994810088780?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/5515708994810088780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/03/iyi.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5515708994810088780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5515708994810088780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/03/iyi.html' title='iyi'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh4.googleusercontent.com/-egoIp7xX9u0/TYJxyNeJpfI/AAAAAAAAAVc/hphjh5M7Cxw/s72-c/andrea1-copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-5862375727861634166</id><published>2011-03-09T20:45:00.000+02:00</published><updated>2011-03-09T20:45:21.420+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dönmeler'/><title type='text'>eski dünya, yeni sesler ve tezer'e sevgiler</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-1g4gvEcL468/TXfKl1TX2sI/AAAAAAAAAVQ/5GBv_EaKgHY/s1600/2868107828_9effe99edb.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" q6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-1g4gvEcL468/TXfKl1TX2sI/AAAAAAAAAVQ/5GBv_EaKgHY/s320/2868107828_9effe99edb.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;yaşamın akışı, cümlelerin daralması ve renksizleşmesi, müziğin ve seslerin harekete geçirememesi, yani tüm&amp;nbsp;trenlerin garlara yaklaşması soğuyan kahveler ve kirli tabaklar eşliğinde;&amp;nbsp;yavaşlıyor, yavaşladıkça arkada bırakılıyor sözler ve görüntüler; belki bağışıklığından ya da alışmışlığından şiddete, gözün görmek istemiyor ve köreliyorsun; köreldikçe en kısa keseceğin cümle uzamaya başlıyor; saniyelik temaslar, anında vereceğin cevaplar, yüzünün bir anda düşmesi, geriye bakmamak ve ağlamamak, veya ağlamak, manasızlaşıyor; manalı ne kalıyor, belki eski şarkılar, yine ağaçları seyretmek ve yokuşlardan aşağı doğru yürümek; ankara kalıyor, içinin ısısını diri tutmaya, ve ruhunu bir sillelik kadınlara, bin sillelik anılara kaptırmamaya çalışarak, kalıyor; ışıkların sönmemesine dikkat ederek ve azami şiddete her zaman, her zaman, sonuna dek, tutunarak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-5862375727861634166?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/5862375727861634166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/03/eski-dunya-yeni-sesler-ve-tezere.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5862375727861634166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5862375727861634166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/03/eski-dunya-yeni-sesler-ve-tezere.html' title='eski dünya, yeni sesler ve tezer&apos;e sevgiler'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh6.googleusercontent.com/-1g4gvEcL468/TXfKl1TX2sI/AAAAAAAAAVQ/5GBv_EaKgHY/s72-c/2868107828_9effe99edb.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-388436711353224885</id><published>2011-03-03T09:09:00.000+02:00</published><updated>2011-03-03T09:09:45.173+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa'/><title type='text'>8 mum eriyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-58wF1Qw1VJ0/TW8-iyIxyzI/AAAAAAAAAVM/ixnpvVrcL5Y/s1600/4983956951_f3f159b41f_z.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" l6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-58wF1Qw1VJ0/TW8-iyIxyzI/AAAAAAAAAVM/ixnpvVrcL5Y/s200/4983956951_f3f159b41f_z.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;şiddetle gelen ıslaklığın bir manası, on saniye süren büyüleyici mutlulukların yıllarca, kadife kanepelerin üzerinde devam edecek sürekliliği, ve mide bulantısının, kadınların ve erkeklerin, yönlendirilmenin ve ne kadar hafife alındığının acının, bir değeri, önünde açılmış bir çift kol kadar rahatlatıcılığı; yok, yok, hiç olmadı, gerek yok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-388436711353224885?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/388436711353224885/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/03/8-mum-eriyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/388436711353224885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/388436711353224885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/03/8-mum-eriyor.html' title='8 mum eriyor'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh4.googleusercontent.com/-58wF1Qw1VJ0/TW8-iyIxyzI/AAAAAAAAAVM/ixnpvVrcL5Y/s72-c/4983956951_f3f159b41f_z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3418869130978250518</id><published>2011-02-21T21:32:00.000+02:00</published><updated>2011-02-21T21:32:47.406+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelmeler'/><title type='text'>aydınlanma</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;yeşil&amp;nbsp;gözlerim vardı. yeşil gözlerimde şimşekler, çiçekler, ilaçlar, ilaç kutuları, mürekkepi akmış kalemler, sabotaja uğramış giysi dolapları, sökülmüş duvar kağıtları, loş, sarı ışıklar, silgi tozları, içine göçmüş çirkin bir karın, kağıttan çocuklar, dağ doruklarında yetişen beyaz manolyalar, palyaço pabuçları, neon lambalar, hüzün, bir koli, iki koli, bin koli hüzün depolanıyordu. tüm bu gereksiz, çürümüş, geveze 'şeyler' depolanıyordu yeşil gözlerimde. algımın son kullanma tarihinin geçtiğini, küflendiğini, ürediğini, yeni yaşam biçimlerine izin verdiğini hissediyordum; neyin cezasıydı bu göğüs ağrısı, ALGIM! hastalanmıştı. yataklara düşmüştü algım; çorba içmeyi reddeden bir boğaz ağrısıyla yastığı iki büklüm ederek çırpınıyordu. yeşil gözlerim, algım, bedenim, birbirlerinden utanan yakın arkadaşlar olmuşlardı. utanıyorlardı. konuşmuyorlardı. suspus olup ceviz kırıyorlardı küçücük kafalarında. geçen gece bütün banyo halısını bir kızıl saç yığınına dönüştürerek kahverengi bir kağıt makasıyla kesmiştim hepsini acımadan. yüzüm perişandı ama bu beni fazla ilgilendirmiyordu. BUDA OLMUŞTUM BELKİ DE!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;bir türlü sobelenemiyordum. saklandığım o limon kokan buzdolabının arka tarafındaki kablo ve teller sıcaktı. çok sıcaktı, ellerimi yakıyordu. kimse beni sobelemiyordu. kimse kalesinden ayrılmayı göze alamıyordu. küvettekiler kaleyi boş bulup çoktan sobelemişlerdi. kilerdekiler yakalanmıştı. kanepenin arkasında yüzüstü yatanlar kandırmışlardı ebeyi. ama beni bulabilen yoktu. limon kokan buzdolabının arkasında ellerimi yakarak ayakta duruyordum. gözlerimi hiç kırpmıyordum. bacaklarım uyuşmuştu. karıncalar yürüyordu ayaklarıma. buzdolabından şişeyi çıkarıp yayvan bardaklara dolduran kırmızı çoraplı, saç örgülü kız bile fark etmemişti beni. şişe soğuktu, ama ben yanıyordum. beni kimse sobelemiyordu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-6ffHEWGB6E4/TWK9l0pil7I/AAAAAAAAAVI/p0q-qg9DNtU/s1600/evu_revenge_15.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-6ffHEWGB6E4/TWK9l0pil7I/AAAAAAAAAVI/p0q-qg9DNtU/s320/evu_revenge_15.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;2004. veya 5&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3418869130978250518?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3418869130978250518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/02/aydnlanma.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3418869130978250518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3418869130978250518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/02/aydnlanma.html' title='aydınlanma'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-6ffHEWGB6E4/TWK9l0pil7I/AAAAAAAAAVI/p0q-qg9DNtU/s72-c/evu_revenge_15.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-8636317790824009786</id><published>2011-02-15T11:15:00.002+02:00</published><updated>2011-02-20T18:55:29.013+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>eksilmeler</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-eJOGgjsLiOU/TVpDpycQcLI/AAAAAAAAAVE/wb9vNrjR1wY/s1600/5354146317_89a20b3eff_o.png" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="425" src="http://4.bp.blogspot.com/-eJOGgjsLiOU/TVpDpycQcLI/AAAAAAAAAVE/wb9vNrjR1wY/s640/5354146317_89a20b3eff_o.png" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;güneş sokak'ta gül kurusu apartmanın beyaz ahşaptan camlarını açtı biraz soğuk hava girsin içeri boş eve diye. soğuk hava koltukların ve küçük kare yastıkların üzerinden kızın ensesine değdi; kız aynadan yansıyan kaşık yüzlü görüntüsüne bakıyordu. yok dedi, gündüzler giderek kısalıyor ve artık bu, günlerin geçmesi, saatlerin öylesine akıp gitmesi, uzanmak, uyumak veya evin içinde yürümek, hislerini değiştirmiyor; ve hisleri, bedeninde yaptığı değişikliklerden öte etkilemiyor hayatını. ifadeleri değişmiyor, ağlamıyor çok. sadece soğuk açıyor zihnini ve&amp;nbsp;yürüdüğü yönü değiştirmeye çabalamıyor artık. şampanya kadehleri ve buz kalıpları görünce mutlu oluyor hala ve gidip gelen ama ağırlığı&amp;nbsp;hiç değişmeyen mutsuzluğu da kutuların içine sıkıştırıp kapağını kapatmaya çalışmıyor artık. bir zamanlar&amp;nbsp;kollarının, ellerinin&amp;nbsp;dayanamayacağını düşündüğü acıyı bütün haşmetiyle yaşamaya çalışıyor ve ne getireceğini merak ediyor. nereye kadar kendisine zarar veren sözlere cevap vermeyeceğini, nereye kadar konuşmayacağını, evet diyeceğini, tamam; nereye kadar sadece oturmakla, seyretmekle&amp;nbsp;yetineceğini merak ediyor. büyümüyor içinde kin, nefret; sadece acı, yavaşça sıyrılan dokunulmazlığı üstünden, yavaşça ölen küstahlığı, yavaşça gerilerde kalması bütün dünyayı kendine hayran bıraktığı zamanların.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;yavaşça hak vermesi bir zamanlar bütün küçümserliği ve hafifliğiyle üstüne gittiği insan hayatlarına. kazandıklarını gördükçe durarak sustuğu insan hayatları. hak verdiği intikamları, hakaretleri, hareketleri. ifadesizce öylece baktığı kazançları, çabasız mutlulukları, umarsız şeytan tüyleri.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;hayatı bırakması yavaşça, dalgalara doğru, güneşin batmaya başladığı o vakit, sadece bırakması ve durması. hareketsizlikle gelecek her şeye karşı durması. bitmesi burada. tam burada, yükselmesi dalgaların.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-8636317790824009786?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/8636317790824009786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/02/eksilmeler.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8636317790824009786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8636317790824009786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/02/eksilmeler.html' title='eksilmeler'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-eJOGgjsLiOU/TVpDpycQcLI/AAAAAAAAAVE/wb9vNrjR1wY/s72-c/5354146317_89a20b3eff_o.png' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-1431934749452606152</id><published>2011-02-03T17:13:00.000+02:00</published><updated>2011-02-03T17:13:36.993+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>salıncak</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TUrF1TavqtI/AAAAAAAAAVA/18XhPZ2Ij8s/s1600/ny27.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TUrF1TavqtI/AAAAAAAAAVA/18XhPZ2Ij8s/s320/ny27.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;ama sonradan anlaşıldı ki oya, aslında karşında sana ıhlamur yapıp koynunda yatıran erkeğe bir teşekkür borçlu olduğunu hissetmek gerekiyor, neticede ceset yok, cinayet yoksa eğer; özür yok, suç yok, oluyor. duvarlara vuruyor, göğsüne çarpıyor tekrar,&amp;nbsp;eylül, ekim, kasım. aralık, ocak. şubat.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;geriye için için sıkışmak kalıyor, büzüşmek; gülümsemek ve pamuk şekerler düşünmek ve aslında ne kadar&amp;nbsp;iyi hafife alabildiğini, sonra&amp;nbsp;gülümseyememek ve&amp;nbsp;sarı saçları düşünmek, aslında ne kadar ağırına gidebileceğini küçük sözcüklerin.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-1431934749452606152?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/1431934749452606152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/02/salncak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1431934749452606152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1431934749452606152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/02/salncak.html' title='salıncak'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TUrF1TavqtI/AAAAAAAAAVA/18XhPZ2Ij8s/s72-c/ny27.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-525949418997606783</id><published>2011-01-20T09:54:00.000+02:00</published><updated>2011-01-20T09:54:44.469+02:00</updated><title type='text'>,</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TTfpVaLASWI/AAAAAAAAAU4/bydNtTtUC5k/s1600/DSC05021.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TTfpVaLASWI/AAAAAAAAAU4/bydNtTtUC5k/s320/DSC05021.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;always the years between us&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;always the years&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;always the love&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;always the hours&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-525949418997606783?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/525949418997606783/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/01/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/525949418997606783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/525949418997606783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/01/blog-post.html' title=','/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TTfpVaLASWI/AAAAAAAAAU4/bydNtTtUC5k/s72-c/DSC05021.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3055257322569727122</id><published>2011-01-20T09:44:00.003+02:00</published><updated>2011-01-20T09:47:52.071+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>debelenme</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TTfnP5XplnI/AAAAAAAAAU0/bhk_JDOof74/s1600/tumblr_kwf7qnyJwa1qzrvo0o1_500.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TTfnP5XplnI/AAAAAAAAAU0/bhk_JDOof74/s320/tumblr_kwf7qnyJwa1qzrvo0o1_500.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;herkes duruyordu. yumuşak ve normallerdi, hayatları raylardan, güne uyanmanın acısından, afrika menekşelerinden etkilenmiyordu, geçiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben ölemiyordum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;herkes affediyordu, eğleniyordu, başka yerlerdeydi akılları, uzakta, güvendeydiler, birlikteydiler, el eleydiler, kadehleri ellerindeyken korkusuzlardı birbirlerinden,&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;yürüyorlardı yollarında, yeni sevgililerinin, onun tembelliğinden ve hayatsızlığından bihaber sundukları&amp;nbsp;tekliflerini genç ve meraklı&amp;nbsp;bir adammışçasına gülümseyerek kabul ederken,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;ben anadolunun herhangi bir cahil şehrinde uyuyamıyordum oysa, ve telefon çalmıyordu.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;unutulmuş da değildim aslında ama,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;beni yalnızca unutmak için değil, en beter halimle unutmak için onursuz&amp;nbsp;bırakarak, bilerek, üstümden&amp;nbsp;yapış yapış akan hakaretlerle,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;yok dedi, çok zor, ne zor seninle sevgili olmak, normal tepkilerden nasibini alamamış şeffaf bedeninle, benim tüm sözleri unuttuğum, umursamadığım yerde aklında sımsıkı tuttuğun dakikalarla, ne zorsun, yeter, ne kadar zorsun&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;zararlısın&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;onun gibi değilsin,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;ve kıyaslandığım her dakika, akan düşünceleri şekillendirecek mimikler&amp;nbsp;oluşamadığı için suratımda, öylesine durmaya çalışırken ayakta, ve aslında bütün kaslarım koparken içimde boynumdan bileklerime kadar,&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;ve&amp;nbsp;en beteri farkında değilken o, bunun, benim&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;sevgilim diye cevap veriyordum ben ona&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;sevgilim diyordum&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;geçer, geri gelir güneş ve çalar telefonum&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;bir olurum,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;salt ben,&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3055257322569727122?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3055257322569727122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/01/debelenme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3055257322569727122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3055257322569727122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/01/debelenme.html' title='debelenme'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TTfnP5XplnI/AAAAAAAAAU0/bhk_JDOof74/s72-c/tumblr_kwf7qnyJwa1qzrvo0o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-5517826604164975927</id><published>2011-01-14T19:57:00.000+02:00</published><updated>2011-01-14T19:57:52.434+02:00</updated><title type='text'>geride kalan kelimelere,</title><content type='html'>sabaha karşı, başım öne eğiliyor, kelimelerle oluşan anılar canlanıyor, ve öldürüyor sadece tek bir kıvılcım çıkmış yaşama uğraşını, uğraşımı, ki uğraşıyorum, güzel müzikler dinleyince dinen, karşıdaki o gece ayrıca çırılçıplak olmadığını ve o gece&lt;em&gt;&amp;nbsp;&lt;/em&gt;ona dokunmadığını, ki sırf&amp;nbsp;&lt;em&gt;o gece&lt;/em&gt; dokunmadığı için rahatlamamı bekliyor herhalde, öylesine söyleyiverince gerileyen, hiçbir şekilde ilerlemeyen yaşama uğraşımı ayakta tutmaya çalışıyorum; laflar ediliyor, umursuyorum, inanılmıyor, umursuyorum, savaşmam gereken düşmanlar çıkıveriyor, hiç inanamadığım yerlerden, gel diyorlar, gel, ben çektim kılıcımı;&amp;nbsp;çekemiyorum, yapamıyorum, umursuyorum, tezer'e şımarık diyorlar, ben belki de avam bile olamıyorum, cevap vermek istemiyorum, ne çok&lt;em&gt; ben&lt;/em&gt; der oldum, inanamıyorum, ne çok manalı sözler çıkıyor aklımdan, tiksiniyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-5517826604164975927?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/5517826604164975927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/01/geride-kalan-kelimelere_14.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5517826604164975927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5517826604164975927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/01/geride-kalan-kelimelere_14.html' title='geride kalan kelimelere,'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7493003407166314596</id><published>2011-01-14T19:38:00.001+02:00</published><updated>2011-01-14T19:39:31.934+02:00</updated><title type='text'>geride kalan kelimelere</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TTCJzL5G64I/AAAAAAAAAUw/--a0yjlHp70/s1600/int2500.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TTCJzL5G64I/AAAAAAAAAUw/--a0yjlHp70/s200/int2500.jpg" width="130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kağıt gibisin incecik, mi demişti över&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;kağıt gibiydim incecik&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;makas, tabii, makas lazımdı yırtılmama, elleri keserdim, acıtırdı,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;sonra yıllar geçip, büyük yıllar, söğütlü, aç yıllar, geçip&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;kumaş parçası mı olacaktım&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;eskimiş bir kumaş parçası, ipek mi, hayır değil,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;kumaş parçası, öylesine&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;lime lime sallanan en küçük rüzgarlarda&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7493003407166314596?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7493003407166314596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/01/geride-kalan-kelimelere.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7493003407166314596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7493003407166314596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/01/geride-kalan-kelimelere.html' title='geride kalan kelimelere'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TTCJzL5G64I/AAAAAAAAAUw/--a0yjlHp70/s72-c/int2500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-5685419546061819182</id><published>2011-01-10T17:22:00.001+02:00</published><updated>2011-01-10T17:23:53.017+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><title type='text'>oya'yı çağırmak</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TSskcCIc6AI/AAAAAAAAAUs/2waLXt9jNNk/s1600/4959982998_23a8730790_z.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TSskcCIc6AI/AAAAAAAAAUs/2waLXt9jNNk/s400/4959982998_23a8730790_z.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;oya, ruhum,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;ben yapamıyorum. duramıyorum. gidemiyorum, gelemiyorum. sözleri duyuyorum ama yaşamayı bilmiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;arkamda çok trafik ışığı, pek çok tökezlemeler, sürüyle araba kazası. ölüler. ölemeyenler.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;özlü'ye, kargalara, aşka, uyumaya, hiç uyanmamaya, &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;yaşamın ucuna,&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-5685419546061819182?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/5685419546061819182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/01/oyay-cagrmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5685419546061819182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5685419546061819182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2011/01/oyay-cagrmak.html' title='oya&apos;yı çağırmak'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TSskcCIc6AI/AAAAAAAAAUs/2waLXt9jNNk/s72-c/4959982998_23a8730790_z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-9052099357655197973</id><published>2010-12-31T11:19:00.006+02:00</published><updated>2011-05-11T20:26:48.236+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa'/><title type='text'>zamanla akamayan,</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TSN3Wb_yiOI/AAAAAAAAAUg/KOnhU2XTU6U/s1600/tumblr_l2ak8hamYV1qzhc5ko1_500.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558417592461461730" src="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TSN3Wb_yiOI/AAAAAAAAAUg/KOnhU2XTU6U/s320/tumblr_l2ak8hamYV1qzhc5ko1_500.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 213px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: 'times new roman';"&gt;ben bir hikaye düşünmüştüm kendime, sanki sabah uyandığında içinde sıkışıp kalmış bütün sorular, yabancı evlerin önünde beklediğin dakikalar, haftalar sonra banyoda tekrar gözüne çarpan yabancı diş fırçaları, çok bakire kadınlarla çok küçük beyinlerine mide bulandırıcı bir penis zihniyetiyle dikkat etmeksizin geçirilen gecelerden artakalan şişeler, -saf saf arkadaşlarla hipokondriyak dinlerken içildiğine inanılan, inanılmak istenen şişeler, acaba neyi hatırlamıyorum diye bacaklarını birbirine sürterek geçirdiğin bütün zamanlar uçup gidecek aklımdan, arka odalarımdan; ve geriye deniz kıyılarım, pembelerle yenecek karideslerim, ve başkalarının değil, benim, benim müziklerim, benim makyaj çıkarıcılarım, benim güzel uzun saçlarım, yazılarım, benim okulum, söğüt ağaçlarım, benim son paramla aldığım kahveler kalacak; ki akabilsin hayatım, atabileyim dışarı adımımı, çıksın içimdeki titreyen aptal canavar; ben kalayım, ben olmaktan yorulmuşken,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;işin en ağlamaklı kısmıysa hiç &lt;em&gt;ben&lt;/em&gt;'e yer olmaması aslında, koskoca, mavi dantelli hayatımda.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-9052099357655197973?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/9052099357655197973/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/12/zamanla-akamayan_31.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/9052099357655197973'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/9052099357655197973'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/12/zamanla-akamayan_31.html' title='zamanla akamayan,'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TSN3Wb_yiOI/AAAAAAAAAUg/KOnhU2XTU6U/s72-c/tumblr_l2ak8hamYV1qzhc5ko1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-370793201307466677</id><published>2010-12-17T13:45:00.002+02:00</published><updated>2010-12-17T13:54:58.279+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa'/><title type='text'>zamanla akamayan -</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;belki en çok acıtan ve gerçekten ortada olan, aylarca ensenden tutulup gözlerini ayıramayacağın bir şekilde karşında duran bu iki kişiye bakmaya zorlanmış olman da değil de, senin plansızlığını ve salt bu arkası bomboş olan ıslaklığını küstahça ezmiş olması ayaklarının altında ve yüzündeki o ifadeyle, seni görmemiş olması ve gülebilmesi, soğuk merdivenlerde otururken kapının arkasından duyduğun kahkahalarla; dolaplardaki kadın eşyalarıyla, ve anlatabilmesiyle, yüzüne baka baka, onu sana anlatabilmesiyle, onun peşinden sokaklara dökülmesiyle, sırf sen gör diye ikisinin sıcaklığının artışını, seni çağırmasıyla, bedenine hiç de uymayan o kirli ve azgın boğanın en ummadık yerde ortaya çıkabileceğini, yıkabileceğini, ve en çok da kendine vereceğini hasarı, bilerek, isteyerek, acı çektirmek isteyerek yapmış olması.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;ve sonra, hiç de intikam almak için, gör diye, neye benzediğini anla diye yapmamış olduğunu, yastığa sarılmış yatarken, öyle bir anda, rahatça söyleyivermesi, ve sevişmenin ne kadar da güzel olduğunu.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-370793201307466677?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/370793201307466677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/12/zamanla-akamayan_17.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/370793201307466677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/370793201307466677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/12/zamanla-akamayan_17.html' title='zamanla akamayan -'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7363733546383555407</id><published>2010-12-17T13:31:00.005+02:00</published><updated>2010-12-17T13:42:37.866+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa'/><title type='text'>zamanla akamayan</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TQtMWWb2AEI/AAAAAAAAAUM/iIXSG5KODiU/s1600/jhhjk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551614912527466562" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 130px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TQtMWWb2AEI/AAAAAAAAAUM/iIXSG5KODiU/s200/jhhjk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;yaraya basacak ne tentürdiyot kalmıştı ne de oksijenli su. havada uçuşan, rüyalara tecavüz edip, ilaçlanmana neden olan sözler canını yakıyordu ama pek de bir manası kalmamıştı artık aynı raylardan yüzyıllardır geçen trenlere benzediği için halin. sözlere sözle cevap veriliyordu ve kimse utanmıyordu hangi filme, karşı tarafta bir kız kıvranırken yatağında, hangi restorandan çıkıp nasıl gittiğini söylemekten.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7363733546383555407?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7363733546383555407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/12/zamanla-akamayan.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7363733546383555407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7363733546383555407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/12/zamanla-akamayan.html' title='zamanla akamayan'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TQtMWWb2AEI/AAAAAAAAAUM/iIXSG5KODiU/s72-c/jhhjk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-4424451276377061508</id><published>2010-12-07T10:19:00.007+02:00</published><updated>2010-12-07T16:42:42.480+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>neden yaptın</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TP5GQETJRoI/AAAAAAAAAUE/4uLrjdp5qmc/s1600/deep_62062643.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 214px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5547949032812922498" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TP5GQETJRoI/AAAAAAAAAUE/4uLrjdp5qmc/s320/deep_62062643.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;dikiş attık karşılıklı, çift taraflı dikişler oldu bunlar, pembe yanakların, aslında hiç de özel olmadığını sonradan anladığın renkli boncuklu lokantaların, çıplak yatılan yatakların, çamaşırların öylesine fırlatılmış olduğu komodinlerin üzerine atıldı dikişler; acıttı, bir sürü kuşlar uçtu, sivri gagalı martılar ve kaldırımda bulduğu armutları dişleyen kuzgunlar; başının üstünden ve bileklerinin kenarlarından uçtular ama dalgalar durulmadı, herkes birbirinin kuması oldu; tek taraf bunu fark etmedi, ama belki de o kadar akılsız değildi, ve yalnızca işine gelmedi; af dilemek o kadar da zor değildi, çünkü duyulması gereken utanç sığmıyordu tekmelenmiş dizlerin yarasına, kadın kokularına, kadın kısmına belki ve bozukluğuna; ve yürürken organlarında hissettiğin acıyı, anlatmaktan feci bir tedirginlik duyduğun o bulantıyı, her eşyanın hatırlattığı yükü, küstahlığı ve aldatmayı geçirmiyordu; masmavi bulutların arasından bir gün yürüyeceğin boylamasına upuzun parkları, cam şişelerden içeceğin böğürtlen sularını, yakacağın sigaraları düşünmek, tren garlarını ve küçü&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;k marketlerden küçük paralara alınmış sofra şaraplarını aklına getirmek bile korkunçtu artık; düşünmek ne korkunçtu, bütün iplerin ucundan istemesen de birbirine bağlanması ve vücudunu sürükledikleri yerde yalnızca bir adam ve alelade bir kadının ve daha bir sürü kıymetsiz kadınların&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt; anısı olması, tüm güzelliklerini, küçük güzelliklerini, büyük düşlerini, loş ışıklarını, kitapların o çok sevdiğin ilk sayfalarını, onun o üzerine geçirdiğin kazaklarını, evinin antresindeki spot ışıklarını, yatak odasından elma bahçesine açılan büyük pencereyi, aklına tezer'i hayal edince bile geçemeyecek kadar kazınmış olan o görüntülerin olduğu bar köşelerini, gellerini, gitlerini, ruhunun dize gelmez sinirini, ve bunun her dakikasını lanetlemiş adamı, alıp götürüyor ellerinden; kire bulanmış süprüntüler olarak geri veriyor sana, yaşamının yani, senin, uyandığın her sabahın, oturduğun ve kalktığın her dakikanın sivri bir tahta parçasıyla oyulması, akan kanın hiç durmaması gibi, ince bir tül gerilmiş vücudunun üstünden yapılan bütün hakaretlere karşılık çaresizce ağladığın, ama basbayağı ağladığın, öylesine iç geçirdiğin değil, ve üstüne üstlük tüm bunların ona yalvardığın gerçeğiyle, sadece bu, bomboş eller, atılan suçlardan kapkara bir kalple sokağın ortasında öylece durduğun için; basbayağı sonlandırılması gibi bir hal alıyor, tedirginliğin camlara vuruyor, kontrol edilemez bir hale geliyor, güçleniyorsun, krııyorsun; kırıklığından, sonra susuyorsun, elden bir şey gelmiyor,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;tüm insanların yanından bu yüzden uzaklaştığını, bu yüzden kimsenin, kimsenin olmadığını, bu yüzden kimsenin kalpten sevmeyeceğini bir anda, arkasında duran o küçücük yosmayla söyleyivermesi, seni tamamen değersiz, manasız, rezil bir parçası yapması hayatının, basit bir ayrıntı olarak kalıyor, ne kadın geçiyor, ne adam, ne dikişin çift taraflı olmasıyla gelen o suskunluk, ne suskunluktan içine kıstırdığın şiddetin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;en çok şiddet kalıyor, ve şiddetle asla bitmeyecek hükümlülüğün.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-4424451276377061508?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/4424451276377061508/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/12/neden-yaptn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/4424451276377061508'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/4424451276377061508'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/12/neden-yaptn.html' title='neden yaptın'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TP5GQETJRoI/AAAAAAAAAUE/4uLrjdp5qmc/s72-c/deep_62062643.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-1560032486594185824</id><published>2010-11-10T16:03:00.003+02:00</published><updated>2010-11-10T17:07:36.951+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>7 dakika uzatmaları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TNq0H8er9CI/AAAAAAAAAT8/e6yVdRPUJY8/s1600/4863119231_76e07e7701.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 213px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537936740392367138" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TNq0H8er9CI/AAAAAAAAAT8/e6yVdRPUJY8/s320/4863119231_76e07e7701.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;çok uzundu mutluluğun saçları ve değersizliğin limoni yolları; yönlere doğru sapan insanlar, şarjı hiç bitmeyen telefonlar, susuzluktan artık kendine beslenecek başka ilaçlar bulmuş açelyalar; çok uzundu bütün dikiş izleri, tüm kristal protezler ve soğuk almış köpeklerin ağlayışları, artık beklemekten zevk alınan dakikalar, birinin seni anlamadığı her an durabilmeyi öğrenmek, sesini çıkarmamayı ve hatıralarla yaşamayı; uzundu, yalnız kalınca yatağın kenarına dayanıp içilen bütün kırmızı şarapların esrikliği, birlikte yenemeyen akşam yemeklerinin sürdüğü saatler, bulutlara ulaşabileceğine ve yanaklarına cinlerle dokunulabileceğine inanabilmenin güçlüğü; ve çok uzun sürecekti herkes sarı saçlarla ve kendilerine bağlanmış çok normal kadınlar ve adamlarla mutlu olacakken gelecekte, senin öylece, süreya'yla ve görmediğin kulelerle aynı çarşaflara yalnız başına uzanacağını kanıksayabilmek, örgülü saçlarıyla kadınların, hiçbir dakikası mutsuzlukla teklemeyen adamların, çiftlerin, teklerin, küçüklerin, modern'in romantik şehirleriyle dalga geçebilince gözlerinin dolduğunu düşünenlerin, hep fırından gelen çok lezzetli kokularla, hep be'ler ve misman'larla, hep sıra sıra inci kolyelerle gelen kadınlar ve papyonlarla kahvaltı yapan erkeklerle yaşanacak dakikalarını düşünerek, soğumak, ısınamamak, uzun, uzun sürecekti; hayaletler gelecekti, gidecekti, sonra bir daha gelmeyecekti, tüm o ekşi yollar unutulacak ve mia'nın sessiz umursamazlığının, çocukluğunun ve suçunun faturası kesilecekti, büyük, büyük adamların çok doğru ve kesintisiz konuştukları yaşamları uğruna.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-1560032486594185824?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/1560032486594185824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/11/7-dakika-uzatmalar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1560032486594185824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1560032486594185824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/11/7-dakika-uzatmalar.html' title='7 dakika uzatmaları'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TNq0H8er9CI/AAAAAAAAAT8/e6yVdRPUJY8/s72-c/4863119231_76e07e7701.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2061939760518403811</id><published>2010-10-20T20:06:00.006+03:00</published><updated>2010-10-20T20:25:27.290+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa'/><title type='text'>6</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TL8lfqa2j7I/AAAAAAAAAT0/5oboc76v6CE/s1600/457c39386c903fe333b54ed2f6837ad0ff917042_m.png"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 158px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5530180093327347634" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TL8lfqa2j7I/AAAAAAAAAT0/5oboc76v6CE/s200/457c39386c903fe333b54ed2f6837ad0ff917042_m.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;tüm kirliliklerden ve iğrenç anılardan öte, yalnız olmak, ama öyle derinlemesine bir yalnızlık değil, hakikaten yani, yalnız olmak, büyük yuvarlak masalarda ve kahve sırasında beklerken, veya güzel sıcak kolların arasında veya gözyaşların kadın dudaklarına karışırken ve sırf bu yüzden mideni bulandıracağı yerde, sırf güzel oluyormuş diye sesini çıkarmazken, tüm hayatın, hepsi, vücudundan koparken yalnız olmak, öyle yazılacak kadar bile elle tutulmuyor; küçücük bir civa dairesinin bileklerini zehirlediği gibi, veya aptal ve uyuz bir çift gözün üzerindeki tshirt'ün büyük yeşilliğini kendisine pek de bir yakıştırır bir edayla akasya manzaralarıyla sana zoraki zoraki bakması gibi sıkıştırıyor aptal ve adımsız ruhunu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2061939760518403811?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2061939760518403811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/10/6.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2061939760518403811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2061939760518403811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/10/6.html' title='6'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TL8lfqa2j7I/AAAAAAAAAT0/5oboc76v6CE/s72-c/457c39386c903fe333b54ed2f6837ad0ff917042_m.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3304155514710101112</id><published>2010-10-19T09:02:00.006+03:00</published><updated>2010-10-19T10:13:59.348+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><title type='text'>içinin savaşı ve dışının kreması</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TL1FAuMxpoI/AAAAAAAAATk/rhv53LfAcTY/s1600/4190990600_51e7d1c2e3_b.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 217px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5529651796184770178" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TL1FAuMxpoI/AAAAAAAAATk/rhv53LfAcTY/s320/4190990600_51e7d1c2e3_b.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;kırmızı duvarlı odanın dikdörtgen camlı açık mavi pencerelerine dayalı duran yatakta gözlerini açtı, yün yorgan çıplak kollarını ısıtıyordu, saçları yeşil biber kokuyordu, gözlerini giysi dolabına doğru açtığında aklına ilk gelen görüntünün boş bir havuza karşı rüzgarlı havada kahve içen sarışın bir çift olmaması tansiyonunu 12-8'liyordu belki ama kaybı hiç kaydedilmemiş upuzun bir bandı geriye, en başa sardığı anda gördüğü koyu kahverengi ahşap zeminler ve fuşya perdelerin üzerini kaplamış kapkara bokböceklerini andırıyordu; bu da önemsiz herhangi bir işle ilgilenmediği herhangi bir zaman derin derin nefes alıp vermesine neden oluyordu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;pencereden yokuş yukarı çıkan yol ne kadar engebeliydi, engebelerden tırmanmak gerekiyordu, tırmanmak, sonra düşmek, tekrar tırmanmaya çalışmak ve nefes nefese kalmak, değer verdiğin bütün güzel anıların, saat 11'i vurunca sokağa adım attığın ve sevgilinin kollarında bütün sıvıların seni mavi ve parlak baloncukların, kristal avizelerin içinden geçiriyormuşçasına bir his yarattığı bütün dakikaların teker teker reçeteli ilaçlar kıvamında yan etkiler yaratması vücudunda, ruhunu kusmaya çalıştığın ve sözlerin içine sığdıramadığın bütün titremelerin ve çarpıntıların bomboş lise mektupları olarak sana geri dönmesi ve karşında koskocaman, aşağılık bir canavarın sana neşeli ve normal olmanın gerekliliğini kendisine toz pembe allıklar eşliğinde sunmuş bir kadının naçizane katkılarıyla pek de bir yakıştırması; ve sırf bu yüzden bütün dehanın, küçük bir bakışın içindeki orospuluğa, kestirip atılmış bir sorunun fazlasıyla gereksizliğine inandırılmana, ve sözü edilmemiş bütün ilişkilerin mademoiselle kokularına&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt; ve hakaretler eşliğinde, her şeyden habersiz bekletildiğin bütün günlerin ıssızlığına sıkıştırılması; pek de sonlandırmıyordu yazdığın defterleri, ve kimsenin korkmadığını kaybetmekten seni.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3304155514710101112?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3304155514710101112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/10/icinin-savas-ve-dsnn-kremas.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3304155514710101112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3304155514710101112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/10/icinin-savas-ve-dsnn-kremas.html' title='içinin savaşı ve dışının kreması'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TL1FAuMxpoI/AAAAAAAAATk/rhv53LfAcTY/s72-c/4190990600_51e7d1c2e3_b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7787096024305463729</id><published>2010-10-11T16:57:00.006+03:00</published><updated>2010-10-12T08:53:41.248+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><title type='text'>saat kadınlara kadınlar kala</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TLP3VNnz0BI/AAAAAAAAATc/8V9GoFXXnWo/s1600/5035159876_cd3bf20678_o.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 214px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5527033111519678482" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TLP3VNnz0BI/AAAAAAAAATc/8V9GoFXXnWo/s320/5035159876_cd3bf20678_o.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;oya girdiği evlerin yine vanilya kokmasını isterdi, kendi başına ve tek olduğunu bilmek, anıları gözünün içine sokan tüm dakikaların kaybolması, evinin hala eskisi gibi olması, senin, senin ruhunla, belki senin bencilliğin, anormalliğin, ama senin aşkınla dolu olması; çünkü dünya dalgalandı, yüzüne milyonlarca köpük çarptı, karnını tuttu acısından ve iki büklüm oldu, ama dalgalar çekilmiyordu, ve solungaçları da çıkmıyordu. belki öldü, çünkü ölünce hissizleşiyoruzdur ya; ve ağaçlar, kitaplar ve deri koltuklar koskoca bir battaniye gibi sarar vücudumuzu bizi yıldırmamak için, ve görmeyelim diye çirkinliği; ama belki de tekrar hayata döndü; yalnızca dalgaların ve saatlerin dozunu iyi tutturup tutturamadığını bilemiyordu, belki de iyileştirici etkisini yitirmişti yuttuğu bütün anılar, bütün kokular ve tüm eşyalar kendisine ait olmayan; ve sokaklar hala eskisi gibi duruyordu, yağmur eskisi gibi ıslatıyordu, nefes alıp veriyordu, sakinleştiği oluyordu, hatta gülümsediği, hatta annesine sarılmak istediği içinden, o kadar soğuk olmasın diye etraf, ve gözlerini kapatıyordu, kapatıyordu ki müzik çalsın, müzelerde koşsun insanlar ve herkes hayallerindeki gibi mini etekler giysin sarı kahküllerinin üstüne, ve tabii ki, her zamanki gibi, saatler hiç durmuyordu, havaalanları hep &lt;em&gt;neil bavulları&lt;/em&gt;yla doluydu, hazır sandviçlerle besleniliyordu, evde soğuk taş zeminlerde yürüyerek, yastığa gömülerek, gözleri açık uzanan insanlar vardı, sevgilileriyle iyi geçinebilen insanlar, tam da istediği kişiyi bulmuş insanlar, ki neden söyleme gereği duysundu kimse bunu, ve oya da, oya da istiyordu yine eskisi gibi dudak şekilleriyle, yine eskisi gibi güneş kokularıyla birlikte büyük yastıklarda oturduğu adam olsun yanında, ama oya'nın karşısında bir canavar gibi dikilen, onu duvara çarptırıp tekrar, tekrar, sürekli ellerine geri döndüren, ve şimdi yanında onu daha da devasalaştıran minik bir ördek yavrusu olan adam, şimdi ondan pek de nefret ediyordu, bütün mimiklerinden, beğenmediği melodilerden, tadına bakmayı sevdiği peynirlerden, bütün kelimelerinden, gözlerinden, günlüklerinden; ve nasıl da çarpmıştı oya'nın suratına tüm bu kusmuk kokulu iğrenç anıları ki, bir uçak hangarı dolusu değer ve güzellik lazımdı oya maskaralarını, oya bütün dantel eteklerini, oya bütün aşkını ve benzemezliğini geri alsın o koskoca, sürekli başının üstünde kasetçalar gibi dönüp duran kasvetli hayatın ellerinden.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7787096024305463729?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7787096024305463729/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/10/saat-kadnlara-kadnlar-kala.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7787096024305463729'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7787096024305463729'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/10/saat-kadnlara-kadnlar-kala.html' title='saat kadınlara kadınlar kala'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TLP3VNnz0BI/AAAAAAAAATc/8V9GoFXXnWo/s72-c/5035159876_cd3bf20678_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3475894402147457340</id><published>2010-09-23T08:42:00.000+03:00</published><updated>2010-09-23T09:52:02.639+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><title type='text'>küçük ikame</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TJr420c_hDI/AAAAAAAAATU/6CxiQ-odAIM/s1600/4813439688_b58c69fe77.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 219px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519997913972835378" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TJr420c_hDI/AAAAAAAAATU/6CxiQ-odAIM/s320/4813439688_b58c69fe77.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;küçük düşüncelerin ve küçük insanların sakinlikleri ve cahillikleriyle savaşmada, saçlara kırmızı kurdeleler bağlamada, insanlara bakmakta, kavgalarda ve sözlere inanılan anlarda; saçlar kesilirken ve uyuşurken bünye, tanıdık odalarda başka suratlar varken ve dünya yine de, yine de akarken, ne acı düşünün; çınarlarla ve eski arkadaşlarla samimiyeti kaybetmişken ve bütün pembeler acıyken ağzında, günler geçiyor; montmartre'da küçük gri kepenkli büfe seni bekliyor ve ayaklarının dibindeki kaldırım kayıyor yavaşça. sen sokaklarda uzun saçlarla ve unutmuşluğun verdiği huzurla gezerken yıllar yıllar önce ve başkayken bütün düzen, kimseyi dinlemek zorunda değilken ve beklemek gerekmezken dünyan sana geri gelsin diye, blanche'da rüzgar eserken yağmurdan önce, bütün kadınlar senken ve üzerindeki lacivert elbisenin dantelli yakası upuzun gösterirken kaslarını, notlar tutmuyordun bırakılmışlıklar için o zaman, akasyalara bakıp sabah kahvaltıları aklına geldiği için ağlamıyordun, daha mı güzeldi, kim bilirdi, belki de sen hakikaten kimseyi hak etmiyordun çünkü kimsenin saçları seninki kadar kızıl değildi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;bir gece içeri girdiğimde, kahverengi sıvılarla kendimi kaybetmek zorunda kalacağımı, her zamanki gibi keyifle ve isteyerek değil, buna zorunda bırakılacağımı düşünmek, uyuşmak ve görmemek için; bu ciğerlerimde ve bileklerimde hissettiğim acıya kıyasla pembe tüller gibi kalıyor küçük aptal kızların mavi kot pantolonlarının üzerine giydiği. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;küfretmek ve durmak, saldırmak ve sakinleşmek, içindeki keskin pırıltıları kaybetmek, kayboluşun ve kaybettiğinin yanında bir mana etmiyor. güneş sokak'ta balkonda minelerle o köhne ev seni bir gün içinde oturmaya bekliyor tek başına ve küvetten kanlar akarken; huzurun esamesi okunmuyor, yataklı trenlerin ranzalarıyla ağlıyorsun, kitapevlerindeki beyaz kadehlerle, küçük duş kabinlerinden gelen sıcak sularla, üzerinde aşksız sevişilmiş turuncu çarşaflarla, düşünerek ve duramayarak ağlıyorsun, günler geçmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3475894402147457340?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3475894402147457340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/09/kucuk-ikame.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3475894402147457340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3475894402147457340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/09/kucuk-ikame.html' title='küçük ikame'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TJr420c_hDI/AAAAAAAAATU/6CxiQ-odAIM/s72-c/4813439688_b58c69fe77.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3516675788719635566</id><published>2010-09-14T12:23:00.005+03:00</published><updated>2010-09-14T14:08:14.129+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>eylül</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TI9Xi36e4gI/AAAAAAAAATM/aCoYc3zacxI/s1600/4350918650_ed5b1daa50_b.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 214px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516724325188559362" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TI9Xi36e4gI/AAAAAAAAATM/aCoYc3zacxI/s320/4350918650_ed5b1daa50_b.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;oya,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;çok acı oldu, dilinin yanması veya gözlerinin uyuşması, saçlarının kısalması, inancının ve kuvvetinin, farklılıklarının bejleşmesi, ruhunun ezilmesi, çiğnenmesi, güzel gözlerinin, sırtının düzleşmesi, eğilmesi, ankara'nın devasa ovalarında bağıra çağıra, çığlıklar atarak yürürken ortada bir yerlerde durması vücudunun, edilen güzel sözlerin alıntılanamaması, duyulmaması kimseler tarafından, aklının kırmızılıklarının, sıvıların, gellerin ve gitlerin, bütün çizgiyi aşmaların hüküm giymesi, hapis, karanlık, içinde koskoca kristal aydınlıklarla, karanlıkta, çıplak ayak, dakika başına on bir düşünce, beş vazgeçiş, altı geri dönüş, sonrası hep ıslak.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3516675788719635566?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3516675788719635566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/09/eylul.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3516675788719635566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3516675788719635566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/09/eylul.html' title='eylül'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TI9Xi36e4gI/AAAAAAAAATM/aCoYc3zacxI/s72-c/4350918650_ed5b1daa50_b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-6910406560222972792</id><published>2010-08-17T16:46:00.006+03:00</published><updated>2010-08-17T16:54:19.545+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa'/><title type='text'>5</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TGqUavFFobI/AAAAAAAAAS0/k39204SKLAA/s1600/p944696924-5.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 140px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506376681449169330" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TGqUavFFobI/AAAAAAAAAS0/k39204SKLAA/s200/p944696924-5.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;yeniyi üretemiyoruz ve eskiye dayanamıyoruz; bir an geliyor, sadece bir saatten bahsediyorum, sadece anlık bir dakika, bütün sözler, her hareket, herhangi bir duvarda gördüğün bir yazı, biriyle arkadaş olmanın veya olmamanın hayatının doygunluğunu belirliyor veya belirlemiyor olması, içinden geçen her ruhsuz saniye, içinden kopan ve uzaklara doğru yola çıkan kalp atışları, nefes alış verişler; bütün bunlar aynı sona çıkıyor, aynı güzel kokan sahte yalnızlığa, içerde ve dışarda, akasyalarla veya kuzey ışıklarıyla, hep yalnızlığa, sonsuzluğa, &lt;em&gt;olamamaya.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-6910406560222972792?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/6910406560222972792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/08/5.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6910406560222972792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6910406560222972792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/08/5.html' title='5'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TGqUavFFobI/AAAAAAAAAS0/k39204SKLAA/s72-c/p944696924-5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-8043763981607326557</id><published>2010-08-17T08:56:00.007+03:00</published><updated>2010-08-17T09:41:07.498+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='samimiyetsiz north çırpınmaları'/><title type='text'>ağustos zebanileri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TGoufgR7-jI/AAAAAAAAASs/iFvPWVyuHjg/s1600/4794101453_1b8f9e9715.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 213px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506264613189843506" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TGoufgR7-jI/AAAAAAAAASs/iFvPWVyuHjg/s320/4794101453_1b8f9e9715.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;müziğin sesi yükseldikçe hafızanın sana normal bedeninin, sakin ve boşta çalışan aklının ve çevreyi nasıl algıladığının ötesinde getirdiği bütün insanlar, balkon rüzgarları, yalnızlığın yüzüne clara bow gibi çarpması, sabahlara kadar uykusuz kalıp, arka odanın açık kalmış penceresinin pervazına çarpan panjuru hareket eden bir insan vücudu sanmak, sabah 1 olunca sokağa atlamaların akşamüstü rozelerine benzemiş olması yavaş yavaş ve elbise boylarının giderek kısalması, seslerin artması, kokuların çiçekleşmesi ve çileklerin büyümesi, bütün buz kalıplarının bir anda bitiyor olması ve çimlere düşüp paramparça olan kadehler, seni ve bütün geceleri unutan sevgililerin yalanları, dansları ve kadınları, bütün bunları unutmaya çalışırken alınan dozlar ve aşımları, biten geceler, başlayan sabahlar ve uyku, öğünsüzlük ve güneşsizlik, kitap aralarından düşen kelimeler ve halılara akan mumlar; sanki rüyadan rüyaya geçer gibi ve sürekli en derine doğru, yüzeyi bulamadan nefes alacak; sanki dünya senin dışında bir yerlerde akıyor ve yakalamak için uğraşmıyormuşsun gibi; geçti, geçmesiyle toslanan duvarların verdiği acı azaldı; hatıraların umursamazlığı ve sözlerin keskinliği.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-8043763981607326557?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/8043763981607326557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/08/agustos-zebanileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8043763981607326557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8043763981607326557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/08/agustos-zebanileri.html' title='ağustos zebanileri'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TGoufgR7-jI/AAAAAAAAASs/iFvPWVyuHjg/s72-c/4794101453_1b8f9e9715.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-9007942313343050549</id><published>2010-08-09T09:25:00.002+03:00</published><updated>2010-08-09T09:28:15.005+03:00</updated><title type='text'>eksi</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;aşk hep aynı yerde kalmak kıpırdamadan ve hatırlayamamak başka kadın kokularının arasında eski odaları ve harcanmış zamanları.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-9007942313343050549?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/9007942313343050549/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/08/eksi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/9007942313343050549'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/9007942313343050549'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/08/eksi.html' title='eksi'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7005755746048689433</id><published>2010-07-29T08:39:00.005+03:00</published><updated>2010-07-29T14:20:45.855+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>umudun umarsızlıkla geçici aşkları</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TFFjiyAPYcI/AAAAAAAAASk/_qBLCNWvQUI/s1600/ldn08.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 214px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499286069185569218" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TFFjiyAPYcI/AAAAAAAAASk/_qBLCNWvQUI/s320/ldn08.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;oya uyandığında plaza oteli'nin halka açık tuvaletlerinde unutulmuş iki günlük bebekleri ve tezgahın üstündeki turkuaz kutularda incileri topluyordu bordo üniformalı bask kadın, ki kırmızı şaraplı kola bardaklarında hayatını unutup gitmişti, en azından yapabilmişti; kadın turkuaz kutuyu eline aldı, kadifemsi kapağına dokunup, açmak istedi, bacaklarını birbirine dolamıştı, dudaklarını ısırıyordu; oya hala yataktaydı, güneş hiç de parlamıyordu, tam bu sırada tuvalete erkek pantolonlu bir kadın girdi, kolunda askıları yerleri süpüren pantolonunu çekmekle uğraşan kısa saçlı bir adam vardı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;em&gt;rüya her gün tekrar başlamak aslında, aynı heyecanla aynı müzikleri dinlemek, aynı yokuşlardan inmek, hiç keyfini kaçırmadan ve kötü hatıralarla büzüştürmeden aklını; hep doldurmak vücudunu sıvılarla ve aklını dünyanın ağırlığıyla, ve hiç değişmemek, bir desimetre kadar ilerlememek, ruhun ve vücudun adına karar verememek ve hiçbir sonuca varmadan da ayakta ve rüzgarlı kalabilmek.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;kadın ellerini yıkıyordu lavantalı sabunla, kokusunu almadan, adamın omzuna dayamıştı başını ve böyle yanyanalarken hiç de kötü gelecek gibi değildi saatler; sanki yerlere fırlatmayacaktı kimse kendini ve başka kimse olmayacaktı kelebeklerden ve güneş gözlüklerinden hoşlanan ama ölmeleri pek umurlarında olmayan, sanki hep onlardı kahvaltıda mimosa içen ve konuşmadan sadece merdivenleri çıkabilen; o an aslında gerçekten bunun olabileceğini yansıttı su damlalarının hiç de leke bırakmadığı ayna; iki kişinin anlaşmasını beklemiyordu, güneş doğmadan kimse koşmasındı zaten sokaklarda, ama yine de umut vardı, tüm sözleri unutup, gözlerini odaklasalar bulutlara mesela, orada umut vardı, birazcık daha uğraşsalardı belki yirmi dört gün boyunca sadece ananasla beslenip, yavaş çözülmeler yaşayabilirlerdi; belki vücutlarındaki zehri dışarıya atmak uğruna yaptıkları her hareketi, içtikleri her damlayı, kaslarının bütün devinimlerini sonuna kadar götürmeseler, duvara toslamak zorunda hissetmeseler kendilerini, belki matlaşmayabilirdi hayat; yeşilyurt sokak'ta 13 numara'nın siyah kedisi belki hala begonyalı balkondan şehre doğru inen kavuniçi etekli kadınlara gözlerini dikmiş bakıyor olabilirdi, nefret sadece yüksek binalara olurdu ve var olan tek kavga kendinle.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;ve hiç gerçekleşmeyecek tabii rüya, rüya olmasından yani, ve turgut dede bunu onca anlatmıştır zaten yıldızlı istanbul gecelerine ve bulutlara bakan bütün erkeklere; canını acıtması belki de doğruluktan, hayalden payını alamayanlara adamaktan yorulmuş ruhunu, ki eşitlensin, ruhsuzlukla, bazın asiti öldürmesi, gidermesi gibi tansiyonunu, durmak yolun sonuna kadar, içine doğru koşarak durmak, ve yitirmek neticede rüyayı.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7005755746048689433?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7005755746048689433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/07/umudun-umarszlkla-gecici-asklar.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7005755746048689433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7005755746048689433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/07/umudun-umarszlkla-gecici-asklar.html' title='umudun umarsızlıkla geçici aşkları'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TFFjiyAPYcI/AAAAAAAAASk/_qBLCNWvQUI/s72-c/ldn08.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-5743171602112167309</id><published>2010-07-26T17:06:00.003+03:00</published><updated>2010-07-26T17:14:36.220+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='garip'/><title type='text'>4</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TE2YGV4sMKI/AAAAAAAAASc/K7JsLm8XFpw/s1600/tumblr_kx7milxbRh1qztfifo1_500.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 134px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5498217954810802338" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TE2YGV4sMKI/AAAAAAAAASc/K7JsLm8XFpw/s200/tumblr_kx7milxbRh1qztfifo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;dışarda vanilya kokan bütün basitler senin çok sevmekten öldürdüğün zorunla eğlenirken senin gri dağlardan inen kurtlara özenişin masumiyetle ve darlıkla değil, ahlaksızlıkla, oyunla alakalı olacak; ebediyen, hiçbir zaman hüküm giymeyeceğin bir suç yüzünden idam sırasında bekleyeceksin; anlamdan türeyen bütün sözcükleri yakmak isteyerek, hep birlikte olmak isterken hiç eğlenerek, hep terk edilerek, hiç onaylanmayarak, hep çarpıntı ve hiç akşamüstü safirleriyle, ve hep anlamla yenilerek cehalete ve getirdiği tüm uzun saçlara ve hep doğrulamakta zorlanırken başı unutulan öykülerini,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-5743171602112167309?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/5743171602112167309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/07/4.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5743171602112167309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5743171602112167309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/07/4.html' title='4'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TE2YGV4sMKI/AAAAAAAAASc/K7JsLm8XFpw/s72-c/tumblr_kx7milxbRh1qztfifo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-185654842473045638</id><published>2010-07-22T21:36:00.005+03:00</published><updated>2010-07-22T21:46:48.927+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='garip'/><title type='text'>çok avrupai bir bezmişlik</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;yeni dünyamla aslında ilişkilerim fena karışık. sinir tedavisiyle yanyana giden bir akasya masumiyeti var, bir de otobüse ayakkabılarının yanına basarak binen kadınları dürtme isteği, baş etmek gereken bir normalleşme, karı kıza saldırmama, herkesten özür dilemek, küstahlaşmamak, ateş ve barut meselesini bir kenara bırakıp nicolas cage olmak vs.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-185654842473045638?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/185654842473045638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/07/cok-avrupai-bir-bezmislik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/185654842473045638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/185654842473045638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/07/cok-avrupai-bir-bezmislik.html' title='çok avrupai bir bezmişlik'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3202334402566821487</id><published>2010-07-12T08:39:00.002+03:00</published><updated>2010-07-12T08:45:42.453+03:00</updated><title type='text'>zeynep'e</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TDqr6TJg96I/AAAAAAAAASU/vq_mDMosDEU/s1600/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC022.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5492891713592686498" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TDqr6TJg96I/AAAAAAAAASU/vq_mDMosDEU/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC022.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;huzursuzum, başka türlüsünü bilmediğimden&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;aslında kendi çapımda &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;bir nevi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;kusursuzum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;tolga ethem&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3202334402566821487?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3202334402566821487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/07/zeynepe.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3202334402566821487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3202334402566821487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/07/zeynepe.html' title='zeynep&apos;e'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TDqr6TJg96I/AAAAAAAAASU/vq_mDMosDEU/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC022.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7276816645891519602</id><published>2010-07-06T09:51:00.004+03:00</published><updated>2010-07-06T16:44:55.780+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>ananas mevsimi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TDMzJG5czlI/AAAAAAAAASM/HuFsNCZC3Kg/s1600/prima1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 265px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490788602258181714" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TDMzJG5czlI/AAAAAAAAASM/HuFsNCZC3Kg/s400/prima1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;oya gidecek, sevilmediğini hissettiği ve akasyaların yapraklarının döküldüğü bütün kaldırımları terk edecek, benzin kokularını, yalnızlıkları, aslıları koyacak bavuluna, gideceğin yer belli o zaman demişti ona iyi bakmayan birileri, belki de o uçsuzluğa doğru, kafası dağınık, çok sevildiği ve belki de sorularına cevap verilen bir deniz kıyısına, bağırmak ve kendini yırtmak zorunda olmadığı evlere, gerçekten sesinin iyi geldiği zaman sesinin iyi geldiğini anlayabilen sincapların yanına gidecek, gidecek, gidecek, odasının çarşaflarının arasında uyanacak, yeniden başlayacak, çok yaşlanmadan ve diz kapakları hala güzelken deniz kokusuyla uyandığı hayallerinin rue des abbesses'inde mavi peynirli sandviçlerle, victoria'da merdivenlerini çıkarken küçük bir evin ve on dört yaşında aşık olduğu ispanyol çocukla richmond üniversitesi'nin çimlerinde otururken ve üç öğün küp küp ve yuvarlak kesilmiş patates yemekten bıktığı o son anda ölecek, geri dönmeyecek bu sefer ve güçsüzlüğünden yanmayacak artık göğsü.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7276816645891519602?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7276816645891519602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/07/ananas-mevsimi.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7276816645891519602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7276816645891519602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/07/ananas-mevsimi.html' title='ananas mevsimi'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TDMzJG5czlI/AAAAAAAAASM/HuFsNCZC3Kg/s72-c/prima1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-708190066931654559</id><published>2010-06-18T19:45:00.004+03:00</published><updated>2010-06-18T19:59:17.795+03:00</updated><title type='text'>1km</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TBulyyBCx9I/AAAAAAAAASE/e7M9Dgz0XWQ/s1600/tumblr_kyxcqcW7En1qzv9uzo1_500.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 135px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5484159263091902418" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TBulyyBCx9I/AAAAAAAAASE/e7M9Dgz0XWQ/s200/tumblr_kyxcqcW7En1qzv9uzo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;oda dapdar, saat yedi buçuk ve trafik yok, evin ışıkları yanmıyor, manken diyor biri, diğeri akasya, parke zeminden sesler geliyor, komşular uyuyor, kimse saat takmamış, kitapların hiçbiri okunmamış, havanın boş olduğunu ve zaten boşluğun güzel olduğunu düşündükten hemen sonra birilerine bağırıyor kadınlar, üçüncü kişiler isteniyor sevişmek için yatağa ve açtığı yara, samimiyetle, temizlenmiyor küçük mektuplarla, büyük sözlerle, kolların ağrıyor, yüksek sesle ağlıyorlar, kitaplar bitiyor, kağıtlar yırtılıyor, ses yok, konuşacak hiçbir şey, birikmiş onca toz kalmış sanki delinen dağlardan ve aşk affetmeye benzemiyor&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-708190066931654559?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/708190066931654559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/06/1km.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/708190066931654559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/708190066931654559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/06/1km.html' title='1km'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TBulyyBCx9I/AAAAAAAAASE/e7M9Dgz0XWQ/s72-c/tumblr_kyxcqcW7En1qzv9uzo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7978344714864368539</id><published>2010-06-18T08:48:00.005+03:00</published><updated>2010-06-18T09:20:54.042+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='garip'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>0km</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TBsPFL3M-qI/AAAAAAAAAR0/XqugDZmYKuY/s1600/p944696924-5.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 279px; FLOAT: left; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5483993553011800738" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TBsPFL3M-qI/AAAAAAAAAR0/XqugDZmYKuY/s400/p944696924-5.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;bir bardak kadar dolandırıcılık yaptım, güzel vitrinleri vardı camdan ve deniz kokuyordu içeri girince, biraz hoyratlıkla karışıktı sahip olması ve olunması, ona kapıldığımda uçaklar hala kalkıyordu hava boşluklarına doğru ve yıkmak fikri çokça geçiyordu aklımdan, çaldıklarım benim değildi aslında sadece şekilleri hoşuma gidiyordu ve herhangi bir kullanıcı talimatında yazamayacak kadar şıktı düşmeleri ve kalkmaları. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;döndüm, bırakacak odalarım ve duş kabinlerim vardı, sarhoş olmak için yeterli, iyi niyetler için çok az param ve enerjim, çok güçlü sulara kapılmamı engelleyemeyen st. germain hayallerim, iğrenç kadınlarım, katatonik sevgililerim, hayatımı üzerine kurduğum müthiş serbest sözlerim, kadeh yanılgılarım, yanılgımın yanılgıları, hep aynısı olsa da bunu çarptıktan sonra bile anlayamadığım gri taşlı duvarlarım, çokça sözüm, hiççe özüm;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7978344714864368539?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7978344714864368539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/06/0km.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7978344714864368539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7978344714864368539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/06/0km.html' title='0km'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/TBsPFL3M-qI/AAAAAAAAAR0/XqugDZmYKuY/s72-c/p944696924-5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-5044219197977962521</id><published>2010-05-06T10:06:00.006+03:00</published><updated>2010-05-07T09:01:43.057+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>yalnız şarkı için harun tekin'e teşekkür</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S-Osu38lPuI/AAAAAAAAARs/HNPiTiTVsjY/s1600/IMG_2403.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5468404293849923298" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S-Osu38lPuI/AAAAAAAAARs/HNPiTiTVsjY/s400/IMG_2403.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;insanlar geçiyor gözümün önünden, onlara yaklaşamıyorum, onlardan uzaklaşamıyorum, kanım akıyor mu turgut dede! sana soruyorum, bilemiyorum, birilerinden sevgi almak ve onlara sevgi vermek ne kadar zor, gözlerini kapatmak ve alışmak geçmişe, geleceğe, duş kabinlerine, işe gidilmeyen yavaş sabahlara ve baş ağrılarına; mutluluğu denize attılar, vapurlar geçirdiler üzerinden, kadehler tokuşturdular, karılarını aldattılar küçük ve sade kadınların flüt bardaklarıyla, gülüşleriyle, hayata alışmaya çalıştılar; mutluluk boğuldu, nedenini bilmeden kimse ve sormadan yağmurlu ankara sabahlarına, güvercin seslerine; doktorlara gidildi, kalplere, ciğerlere bakıldı şeffaf kağıtların arkasından, küsüratlı gramlar çıktı kandaki oranlardan, kanser yükseldi ve öldürdü; bildik unutulacağını, zamanın iyileştirici olduğu ve çivi ve tahtalarla ilgili hikayeler duyduk, gülmedik sadece durduk, hikayeler bitti, o yüzden deniz kenarlarına gitmek istedik rüzgarlı havalarda; huzurun arayışı, dişlerinin gıcırdaması;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt; kalbinde hissettiğin bütün kötü niyetleri zehirli elmalar tutan ellere yansıttık, hiçbir şey bitmedi, yeni de başlamıyor, kişisel konuşmaya alışamıyoruz!, kendimizden bahsetmek ne kadar zor, akasyalardan bahsedip sonra bilemediğini söylemek, aynı hayatları yaşayıp, aynı üzümlerden meze yapıp, aynı teraslarda sarhoş olsak da kesişemiyor bir türlü çizgilerimiz, yalnız kalıyoruz, unutuyoruz, huyumuzla sözümüzü, gözlüklerimizle bağımlılık eşiklerimizi dengede tutmaya çalışıyoruz, insan olmaya çalışıyoruz, mutluluk ölüyor ve bihaberiz nefessizliğinden, her gece daha da tehlikelileşen, katilleşen sokaklardan da anlamıyoruz, aptallaşıyoruz, sersemliyoruz çünkü, başımıza gelen bütün hikayelerin bir nedeni olsa, her yuvarlak masada konuşulanların bir manası, her ıslaklığın bir çaresi, daha görünür kılsak savaşımızı; belki birlikte yürüyebilirdik gerçekten, herkes hissettiğiyle yaşardı ve yalanlar olmazdı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;şehirlere gidilseydi, gülünseydi, ve unutulsaydı vücudun tembelliği ve ciğerlerin kiri.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-5044219197977962521?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/5044219197977962521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/05/yalnz-sark-icin-harun-tekine-tesekkur.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5044219197977962521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/5044219197977962521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/05/yalnz-sark-icin-harun-tekine-tesekkur.html' title='yalnız şarkı için harun tekin&apos;e teşekkür'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S-Osu38lPuI/AAAAAAAAARs/HNPiTiTVsjY/s72-c/IMG_2403.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-1562646466244377575</id><published>2010-05-05T08:45:00.003+03:00</published><updated>2010-05-05T08:50:01.199+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa'/><title type='text'>3</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S-EG9sJhHUI/AAAAAAAAARk/9cYWvqyF_jQ/s1600/3337383767_7df2b60b70.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 134px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467659079497358658" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S-EG9sJhHUI/AAAAAAAAARk/9cYWvqyF_jQ/s200/3337383767_7df2b60b70.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;çok bilenler hep çok sakin olacak ve kalabalık, tüm lokmayı yutmuş, noktayı koymuş; sen hep yarım yamalak, geceleri hep kıyamet ve sesin hep çatlak, ki iyi olmaya adamışken aşk kendini, bilmez ki bu daha da kötüler seni, terazilerden anlarsanız.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-1562646466244377575?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/1562646466244377575/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/05/3.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1562646466244377575'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1562646466244377575'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/05/3.html' title='3'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S-EG9sJhHUI/AAAAAAAAARk/9cYWvqyF_jQ/s72-c/3337383767_7df2b60b70.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2214783244889103977</id><published>2010-05-04T11:53:00.003+03:00</published><updated>2010-05-04T11:58:50.455+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='garip'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa'/><title type='text'>2</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S9_hjZzltHI/AAAAAAAAARc/FzfCXbbbpJo/s1600/tumblr_ktiuxu4pqf1qztfifo1_500.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 133px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467336470990009458" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S9_hjZzltHI/AAAAAAAAARc/FzfCXbbbpJo/s200/tumblr_ktiuxu4pqf1qztfifo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;gelecek asla pembe güllerle, fümeyle doyulan balkon masalarıyla dolup taşmayacak, velakin senin her yerde dudaklarını ısıracak kadar yalnız olduğunu, kaltaklığından anlayamayacak aşklarla dolu olabilecek; haksızlığından ve hastalığından kuruyacak bütün yediverenler. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2214783244889103977?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2214783244889103977/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/05/2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2214783244889103977'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2214783244889103977'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/05/2.html' title='2'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S9_hjZzltHI/AAAAAAAAARc/FzfCXbbbpJo/s72-c/tumblr_ktiuxu4pqf1qztfifo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3128050736711506925</id><published>2010-05-03T08:38:00.003+03:00</published><updated>2010-05-04T08:51:04.398+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa'/><title type='text'>1</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S9-1s9HP0BI/AAAAAAAAARU/vjpnl2DB-Hc/s1600/nowhereeee.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 158px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467288256574902290" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S9-1s9HP0BI/AAAAAAAAARU/vjpnl2DB-Hc/s200/nowhereeee.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;çok hayatlar eskittik ve çok laflar işittik, çok kadınlar gördük iyi ve iki yüzlü ve çok erkekler, yatan ve kalkan ve ebediyen haklı olan.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3128050736711506925?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3128050736711506925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/05/1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3128050736711506925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3128050736711506925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/05/1.html' title='1'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S9-1s9HP0BI/AAAAAAAAARU/vjpnl2DB-Hc/s72-c/nowhereeee.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-8894649193948846453</id><published>2010-04-27T16:24:00.007+03:00</published><updated>2010-04-28T09:18:49.024+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='c'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>haute ayrılıklar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S9fTO0YtGjI/AAAAAAAAARM/8mA5OHRCSEQ/s1600/inter.bmp"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 295px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5465068924371278386" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S9fTO0YtGjI/AAAAAAAAARM/8mA5OHRCSEQ/s400/inter.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;bütün çocukları ileriye doğru adımlar atmaktan koru pan! ileriye doğru adımlar atmak çünkü sonradan kirli kaldırımların içlerine doğru derinleşen çukurlara benziyor, mesela bütün kaslarımızı uyuşturuyoruz, önce yorarak onları, yıllardır, aylardır hiç duymadığın bir acı duyarak gözlerinde, burnunda, ellerinde; yokluk duymak, acı; acıyı duyduğunu hissetmiştin yıllar önce, yazdı, öğleden sonra, arkadan toplamıştın saçlarını ve yatağına ilk defa dayamak zorunda hissetmiştin sırtını, birden, işte insanın hayatında en zor, çok zor anlardan biri; yapayalnız ve çaresiz, ama sıkışmış gibi, yani kimseyle paylaşamayacağın büyük bir ağırlık; gözlerini kapatmıştın, geçmişti sanki, temizlikle, sabunlarla, balkondaki eflatun çiçekler, güneşin batışıyla, eskiden beri burukluk veren tüm parçalar iyileştirmişti seni, yıllar sonra, hiçbir şey umrunda değilken, saçların bal rengi, gözlerinde keyifli bir yorgunluk; nereden bilebilirdin birden öyle bir yokluk hissedeceğini, kendin istemişken, kendin terk etmişken şehirlerini, bir pisliğe dalmış, desenli halıların üstünde tanımadığın insanlarla dans etmiş, gözlerini kapatmışken, birden, bir anda çok uzaklardan gelen bir yokluk, nefes alıp vermekle geçmeyen, uykusuzlukla bölünemeyen, geçici sıcaklıklarla derinleşen, çamur rengi sıvılarla silikleşen, karla örtülen, ıslanan, eğlendiğinden mi ağladığından mı bilemediğin çığlıklarla gelen, giden, yokluk; hiçbir şehir seni beklemiyor artık, deniz kıyıları dalga geçiyor yüzündeki ekşilikle ve artık yalnız dalgalanacak saçların, uzayacak, ve kaş'ta elindeki limonlu cinlerle güneşi batıran insanları fareler kovalasın isteyeceksin, 101'den çıkamamalarını, yok olmasını insanlığın ve sadece ahşap masaların kalmasını; kıvranacaksın, seni sevenler, dizlerine kapananlar, bütün vücudunu şebboylarla kaplamak isteyenler var diye, ve sen yapamıyorsun, aldatıyorsun kendini ve herkesle evcilik oynamak istiyorsun diye, salt kendini kaybetmenin verdiği ve vereceği hazla yaşamak istediğin ve sabah temiz ve ağrılı uyanmak istediğinden; kıvranacaksın, bütün vücudun kasılacak, devamlı laktik asitle dolup taşan kaslar, hiç büyümeyen gözler, kasılacak ve açılacak, bir küçük lamba yanacak ve bütün aşklar aydınlanacak: unutulabileceği gelecek gözlerinin arkasından bir ışıkla beraber ve pan, o çirkin, suratsız, kırmızı yıldızlı şey sürükleyecek seni odalardan başka odalara, başın dönecek, gidip geleceksin maziden, sarı duvarlı, eski sevgililerle dolu kolilerin olduğu eve, kapayacaksın gözlerini, ayrılacaksın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-8894649193948846453?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/8894649193948846453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/04/haute-ayrlklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8894649193948846453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8894649193948846453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/04/haute-ayrlklar.html' title='haute ayrılıklar'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S9fTO0YtGjI/AAAAAAAAARM/8mA5OHRCSEQ/s72-c/inter.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-3253774545752575438</id><published>2010-04-12T22:44:00.003+03:00</published><updated>2010-04-12T23:08:30.516+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='garip'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>bütün yollar artık yemyeşil ve ellis sıkılıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S8N9r2Fl9nI/AAAAAAAAARE/iiyviixysnA/s1600/3602734583_1709bbe007.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5459345365509994098" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S8N9r2Fl9nI/AAAAAAAAARE/iiyviixysnA/s400/3602734583_1709bbe007.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;kendimize bir hayat kuruyoruz, saçlarımız, sakallarımız, seslerimiz, ellerimizin tuttuğu bardaklar, yürüyüş şeklimiz, bütün bunlara güzellikler katıyoruz, aynı şekilde yasemin kokmaya, gece yatarken, sabah kalkınca damla damla limondan ekşimiş soğuk su içmeye, klavyede aynı tuşlara, aynı şekilde basmaya; müzik değişmiyor, insanların içinde başımızı hep aynı yöne doğru çeviriyoruz, gülüyoruz, kadınlara sinirleniyoruz, erkeklerle sevişiyoruz, sonra tam tersini yapıyoruz, kokular aynı, kaldırım taşlarının arasına sıkışmış kirli sular, telefon numaraları, binilen arabalar, çantadaki el fenerleri, bunlara alıştığımızdan da değil, sadece ruhun bütünlüğü bozulmuyor ve daha çok insan kandırılıyor böylece; içine güvenin yükselmiyor, düşmüyor, yalnızsan öyle kalmaya özen gösteriyorsun, panjuru aynı şekilde kaldırmaya, çam ağaçlarını ve leylakları aynı şekilde sevmeye, aynı masalarda aynı hatıralardan konuşmaya, hep aynı banka oturmaya, aynı kırmızılıkta içkilere, aynı yatağa, balkonda aynı saatte aynı güneşi batırmaya, saatler farklılaşmıyor, bornozun hep aynı renk, içten gülebiliyorsun ve karşındakini küçük düşürebiliyorsun çünkü senin tanıdığın ve bildiğin aynıları o bilmiyor; ona bütün renkler yabancı, tabakların şekli farklı, ne demek roze sadece şişede diye şaşırıp yüzünü buruşturunca o bunun farkında değil, limanlardan gemiler kalkıyor ve bunun balerin tütüleriyle bir alakası var; saat 7'lerin, akşamüstlerinin, çiğ bademin ve orly'nin bir etkisi var saçlarının şekline, sonsuz cehaletinden tiksinmene insanlığın, ama zor; zor farklı hayatlara adamak kendini, kendini raylara bırakmak, ki aldatmalardan ve şehvetten bahseden herkes dine döndü, herkes meleklerle uyuyacağını sanıyor, kendi halinde; kimse durmuyor, akbabalar var, parazitler, güneşin yukarda asılı kaldığını hiç görmeyenler, hiç tüylerini diken diken eden bir ses duymamış kadınlar, bacaklarını çimlere doğru uzatıp kafasını yana eğerek hiç düşünmemiş erkekler; farklı, aynı; aynı derde geliyoruz, dayanılmaz ağırlığına geçmişin ve geleceğin, başkalarının varlığına katlanmaya, sevginin çoğalabileceğinin kıskançlığına, üçüncülere, dördüncülere, hep rahatsızlık üretmeye çalışıyoruz ki bir manası olsun açan ve solan bütün çiçekli ağaçların ve verilmiş her güzel cevabın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-3253774545752575438?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/3253774545752575438/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/04/butun-yollar-artk-yemyesil-ve-ellis.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3253774545752575438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/3253774545752575438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/04/butun-yollar-artk-yemyesil-ve-ellis.html' title='bütün yollar artık yemyeşil ve ellis sıkılıyor'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S8N9r2Fl9nI/AAAAAAAAARE/iiyviixysnA/s72-c/3602734583_1709bbe007.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-387047624885054268</id><published>2010-03-24T11:23:00.008+02:00</published><updated>2010-04-03T19:09:36.525+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='garip'/><title type='text'>güç, para, norveç somonu</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S7doG8ptvPI/AAAAAAAAAQ0/nLm2MGRnBqM/s1600/NCI_cream_cheese_bagel.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 392px; DISPLAY: block; HEIGHT: 392px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5455943942152240370" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S7doG8ptvPI/AAAAAAAAAQ0/nLm2MGRnBqM/s400/NCI_cream_cheese_bagel.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;güzel günler görmek istiyoruz, birlikte olmak, hep aynı kişiyle, hep tek, bir tek sen varsın koca dünyada, bir bomba patlasa bütün insanlık yok olacak, içimiz onca dar yani, ve kızamıyoruz karşımızdakiler çokça yaşadı hayatlarını ve biz çok kırmızı ışıkta takılmak zorunda kaldık diye kendimize, karşıdakine; çiçekler açıyor, sahne hep aynı, aynı melodiler, ağızda o pek bir zevk veren buruk tat, zevkini çıkardığın tüm parçaları hayatın teker teker yoruluyor artık gözünde, ölmek, mezara girmek, ölü bir bedene dokunmak zorunda kalmak, son günlerinde artık bunları düşünüyorsun, hava kararmıyor, hiç geriye dönüp bakmayı, geri geri yürümeyi denemiyorsun, geriye karşı anlayışlı olamıyorsun, kimsenin içine giremezsin olur ya, bu yüzden hiç ölmüyorsun, dinlemiyorsun, yaşamıyorsun, geçen dakikalarının koskoca bir yalan tarlasının ortasında manasını yitirdiğini seziyorsun ama elinden de pek bir şey gelmiyor, vicdanını zorluyorsun, egonu iyice çürütmeye çalışarak, bakmayarak ve konuşmayarak, kendine kızarak, üzüldüğün bütün sözlerin aslında gerçek olduklarına üzülerek bu sefer de, duvarlara, merdivenlere doğru koşmak, çarpmak, düşmek, kalkmak, aşiyan'da yeşil çimenler üzerinde bir kız görmek, şaşırmak, sonra sonsuz, sonsuz durmalar. noktalar, pembe sıvılar, yalanlar, kalp krizi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-387047624885054268?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/387047624885054268/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/03/guc-para-norvec-somonu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/387047624885054268'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/387047624885054268'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/03/guc-para-norvec-somonu.html' title='güç, para, norveç somonu'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S7doG8ptvPI/AAAAAAAAAQ0/nLm2MGRnBqM/s72-c/NCI_cream_cheese_bagel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7143465656410778348</id><published>2010-03-18T08:41:00.005+02:00</published><updated>2010-03-20T22:03:59.309+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genç kalacaklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>oya'nın yolculukları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S6UqJix13YI/AAAAAAAAAQs/fqfB8sWmuZ0/s1600-h/Alasdair-McLellan-2.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 377px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5450809267444899202" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S6UqJix13YI/AAAAAAAAAQs/fqfB8sWmuZ0/s400/Alasdair-McLellan-2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;oya'nın bugün giydiği elbisenin üzerindeki mavi dantellerle ziyaretine gittiği alzheimer kıyılarında dolaşan anneannesinin yastık kılıflarının dantelleri birbirine çok benziyordu. eskiden anneanne oya'ya içine çok az portakal kabuğu koyarak yaptığı yuvarlak kurabiyelerden verirdi, ama şimdi tarifini hatırlamıyordu. tanımsız bir şeydi bu, yıllarca koynunda uyuduğun adamı kaybetmek, toprağa gömülen vücuduyla beraber beyin aktivitelerinin de yitmesi, bacaklarının ağrıması, artık incir tatlısı, portakallı kurabiye ve hiçbir çerkez yemeğini yapamamak; bu manasız da değildi aslında, anneannesi kalın kahverengi çoraplı bacaklarını önündeki pufa uzatıp kırımlı yardımcısına tam o dakikada ne istediğini anlatmaya çalışırken, ki zencefil kaynatmasını istiyormuş, bu da bir işarettir aslında vücut fonksiyonlarının tam manasıyla çalışmadığının farkında olduğuna; oya, tam da o sırada aslında attığı hiçbir adımın ve söylediği hiçbir sözün bir mana etmeyecek kadar değersiz olduğuna inanmamaya başladı; aslında sarışın kadınların saçlarından dökülen kum parçalarının, verdiği acının bir anlamı vardı; kalbinin sürekli heyecanla ve hayallerle dolup taşması, güzel hayaller görmek!, çimlere uzandığını, şişelerce şarap içtiğini, sonra aslında ciddiyetten konuştuğunu ve karın kaslarından bahsettiğini gecenin bir yarısı herhangi bir sokağın üstüne oturabilinecek duvarlarında, güzel yemekler yediğini, kahkahalar attığını ve aslında hiçbir dakikanın canlandırdığın gibi gerçekleşmeyeceğini görmek; bahar gelirken sevişmek istiyorsun, hayatla, kenarından aşağıya atlayabileceğin bütün teras katlarıyla, bütün kesme kristal bardaklarla ve göreceğin güzel ve acı günlerle, daha çok sevişmek, durmamak istiyorsun, ağlamak, koşmak, cevap verileceğini, görüleceğini bilmek; lizbon'a büyük gemiler yaklaşırken, sevdiğin adamlar sevdiğin kadınlarla uyanırken, midenin en çok bulandığı anda sigara yakmanın keyfine varırken, hayvanlar tarafından yönetildiğini bilerek gülümserken, yokuş inerken, çıkarken; aklına gelen hep o güzel hayaller, büyük dolaplarda duran küçük lacivert bavulların olduğu hayaller, gecikmeyen arabaların olduğu, lafayette'e küfrederken ve el ele koşarken elinde şişelerle, küçük kurabiye parçalarıyla montmartre'a doğru, hep gitmek istediğin, ama uğruna bir türlü hayatını durduramadığın hayaller, hayaller, birlikte yaşadığın, öleceğini düşündüğün, hastalanınca, aklını yitirince ve kaybedince bütün aşklarını, seni okşayacak hayaller; onlar var edecek seni, onların verdiği müzikle keyifleneceksin, düşeceksin, yanlış yapacaksın ve farkında olmayacaksın, önemli sözler sarf edeceksin, telefonlar açacaksın eski arkadaşlarına, deniz kıyılarına, uyanacaksın. uyanınca soğuk olacak, alışacaksın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7143465656410778348?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7143465656410778348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/03/oyann-yolculuklar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7143465656410778348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7143465656410778348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/03/oyann-yolculuklar.html' title='oya&apos;nın yolculukları'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S6UqJix13YI/AAAAAAAAAQs/fqfB8sWmuZ0/s72-c/Alasdair-McLellan-2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7423492706538809420</id><published>2010-03-05T13:26:00.005+02:00</published><updated>2010-03-05T20:43:22.722+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1969'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>bekleme</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S5FQtCbjekI/AAAAAAAAAQc/ryGF0e_n4dE/s1600-h/3646152002_b01f8797cd_o.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 245px; FLOAT: right; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445222159144417858" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S5FQtCbjekI/AAAAAAAAAQc/ryGF0e_n4dE/s400/3646152002_b01f8797cd_o.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;sevgi nedir diye soramıyor kendine, yemek borusundan geçene kadar tüm alveollerini delik deşik edecek ve o zaman pembe olmayacak deterjanı doldururken kırmızı kovaya; ve köpürüşünü izlerken içinden geçiriyor tam olarak neyi hak ettiğini, veya bir insanın herhangi başka bir insana yapabileceği en büyük kötülüğün ne olduğunu; ve bunu yaparken dezenfektan gözlerini yakıyor, üzerine büyük gelen gri kazağın kollarını dirseklerine kadar sıyırıyor çünkü temizlikle kavga edecek biraz sonra; parke zemin ve mutfağın taşlarını ovalamak ve süpürmek, bulaşıkları makineden çıkarıp yenilerini koymak ve mor bardakları sırf elde yıkanır yazdığı için kaynar suda renklerini attırıncaya kadar temizlemek, sırf bir insanın diğer bir insana yapabileceği en kötü şeyin ne olduğunu ve belki zamanların birbirine karıştırıldığını ve aslında yanlış zamanda doğduğunu unutmak için. uyumadan önce kendine sorduğu bütün sorular, rahatlamalar ve huzursuzlaşmalar; aslında bunların hepsi kendi kısa saçlarıyla, elbiseleri, aptal oyunlarıyla ilgili; bunu yirmi küsür senedir kendinden saklıyor ve kötülüğünü kaldırım taşlarına, yaşlı kadınların ellerindeki plastik poşetlere, sevgililerin eski sevgililerine, güzel gözlü ve kötü kalpli kadınlara yüklüyor; bir kadın, yani, en fazla nereye kadar yaşayabilir, nereye kadar masmavidir gökyüzü ve bütün arabalar sessizce geçer yanından, büyük şehirlerde yağmur yağarken hep yırtık mektupların parçaları kaybolmak zorunda sanki, sanki ruhunu tam manasıyla biyopsiye götüren bütün kısımları hayatın, sıraya dizilmiş, önünde selam durmak zorunda; yani diyor, evet ben melek değilim, iyi niyetli olmak zorunda hissetmiyorum kendimi, &lt;em&gt;çizgiler &lt;/em&gt;var hayata yönünü gösteren, ve o çizgileri değiştirmeye çalışıyor insan, başkalarının küçük kolye uçlarına laf atarak ve ittirerek sırtlarından, yeni moda bıçaklamalar işte, çizgileri kalınlaştırmaya, inceltmeye çalışıyor, kitaplardan sözler ezberleyerek, değerli olan bütün konuşmaları harfi harfine küçük defterlere kaydederek, ki çizgiler kopup gitmesin diye ellerinden; ve başkaları da başka şehirlerde, doğuda, kyoto'da, herhangi bir çiçek bahçesinde saçlarını keserek veya antrelerde diz çöküp ağlayarak çizgilerine sımsıkı tutunmaya çalışıyor, onun içinse bütün bedenini sarmalamış, içinden çıkılamaz bir düğüm haline getirmiş bu çizgiler; sadece izliyor, izliyor, duruyor, çizgiler akarken aslında uçaklar da duruyor, yıldızlar ve hastane yeşili tomurcukları şimdiden patlamış şapşal badem ağaçları; izliyor, gülümsüyor, sonra başka çizgilere doğru kirli ayakkabılarıyla sinsi adımlarla ilerleyen kadınlar, erkekler görüyor, olmuyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7423492706538809420?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7423492706538809420/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/03/bekleme.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7423492706538809420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7423492706538809420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/03/bekleme.html' title='bekleme'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S5FQtCbjekI/AAAAAAAAAQc/ryGF0e_n4dE/s72-c/3646152002_b01f8797cd_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-9176943735775497576</id><published>2010-02-22T08:33:00.008+02:00</published><updated>2010-02-23T09:08:50.837+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>biz, hepimiz, hiçbirimiz için</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S4N-2VW9_xI/AAAAAAAAAQU/VDxOv4ApT7U/s1600-h/silence_53351090.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 294px; FLOAT: left; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441332246705209106" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S4N-2VW9_xI/AAAAAAAAAQU/VDxOv4ApT7U/s400/silence_53351090.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;  &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;glastonbury'de hava ısınıyordu, çünkü uzun kahverengi saçlarına koyu kırmızı eşarplar dolamış kızların karınları pankreaslarının beyaz kaslarını gösterecek şekilde saydamlaşmıştı. burda karışıklık vardı, hırslarıyla beraber yanan kalplerin, dizlerdeki yorgunluğun görüntüsü, kıskançlık ve kibir bir aradaydı; aşkın kutsal bir duygu olmasıyla alakalı rastlanan eşyalar beyaz mutfak tezgahlarının üzerinde duran plastik bardaklar, laduree'lerden getirilmiş incirli makaronlar olabilirdi; burda zenginlik tamı tamına beş parasız kalarak çoraplarını ve eldivenlerini deterjanlı soğuk suda yıkadıktan sonra dördüncü veya beşinci bölümlerinde büyük ve puslu şehirlerin satmakla yanyana yürüyordu, aynı şişeyi ve deniz suyunu paylaşıyordu, paylaşımın sanılmamalıydı fakat, bu kalplerini nereye sakladıklarını hatırlamayan veya umursamayan insanlara bir faydası dokunduğu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;bir moralsizlik kaplıyordu kızı güneş yükselmeye başlarken, ve tepedeyken başka şeyler düşünüyordu, kollarını ısıtırken başka, yanından geçiyordu kısa saçlı adamların, geniş cam bardaklardan çingene pembesi sıvılarını tüketirken, sürtünmesin içlerinde engin cahillikleri diye, ve başka kadınların; oysaki bütün uzun saçlı veya yasemin kokulu kadının da kendisi gibi yaşadığını ve yaşlandığını bilmeliydi, geniş ve büyük bahçelerde sevgilileriyle güneşlendiklerini sanmadan, sarı saçlarının çimenlere doğru düşüp kırıldığı bir yerlerde; ve aklından geçirmemeliydi herkesin tek bir adama doğru kaydığının, güneşi andıran bir koku süzülüyor saçlarından diye, ve kaygan ve mavi bir denizanasının uzaktan güzel görünmesiyle alakalı bir ipucu olduğu için bedeninde, ve neticede, hiç mi hiç sanmamalıydı, kendi ellerinin dokunduğu göğüs kafesinin birbirine yapıştırılmış beyaz incilerle öylece kırılgan ve ölü görüntüsünün bir başkasında da var olabileceğini.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;üzüntüyle sadece durabilmek aşkla birlikte içinde büyüyen bir defne yaprağının salınımıyla midesini bulandırıyordu, dursa, koşsa ve unutsa da, bulantı geçmiyordu, bir gece olduğunda veya eve doğru yokuş aşağı yürürken alacakaranlıkta geçiyordu aklından bulantı, kadınların yalnız yaşadığı evlerden yükselen badem kokusunun, yana doğru atılmış uzun saçların içinden geçiyordu, midesine yapı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;şıyordu, gözlerini kapatınca yemyeşil dev ağaçlar görüyordu, balkon camından sarkıp izlediği karşı kaldırımdaki akasyaya hiç benzemeyen çok yaşlı ağaçlar, ağaçlar durdukça onun da bedenini kaplıyordu düşünce, salt düşünceden oluşmuş ince bir çarşaf düşüyordu üstüne, tüm insanları, elleri ve dar sokaklardaki alışverişleri görebiliyordu ama nefesi hep çarşafların içinden, hep sessiz ve durağandı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;bir tavşan piramit sahneden aşağı doğru kayıyordu güneş batarken ve çamurlu suları eriyen kahverengi aynalara benzetirken, hayatın omzundan tutmak istedi, dur demek, yavaşça başa sar bütün hikayeni ve anlatmaya başlamadan önce benim gözlerime bak ve nefesimi dinle, çünkü orada bütün insanlarımı, reçel kavanozlarının yanından aşağı doğru kaymalarımı ve gri bulutlara doğru yükselmemi göreceksin, bir de acıyı tabi ve sabunlu küvetlerin neden bunca ağlattığını.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-9176943735775497576?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/9176943735775497576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/02/biz-hepimiz-hicbirimiz-icin.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/9176943735775497576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/9176943735775497576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/02/biz-hepimiz-hicbirimiz-icin.html' title='biz, hepimiz, hiçbirimiz için'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S4N-2VW9_xI/AAAAAAAAAQU/VDxOv4ApT7U/s72-c/silence_53351090.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-8550227728184645644</id><published>2010-02-02T13:52:00.003+02:00</published><updated>2010-02-02T16:07:25.386+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>suriye pasajı - 2</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S2gxhqdvISI/AAAAAAAAAP8/wljhPc3lyU0/s1600-h/street.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 299px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5433647404826960162" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S2gxhqdvISI/AAAAAAAAAP8/wljhPc3lyU0/s320/street.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;  &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;her anım büyük bir patlama olacakmış hissiyle geçiyor, oturduğum iskemleye doğru gürültülü sesiyle bir tren yaklaşacak, ve dizlerime kadar gelmiş genleşmiş raylarıyla içime girecek, bütün organlarımı delik deşik edecek, içimden sararmış zarflarıyla mektuplar dökülecek, o zaman anlayacaklar ki aslında kimse haksız değildi, boş çıkacak bazılarının sayfaları ve bazıları söylenememiş sözlerle dolu, bazılarında ikindi güneşiyle bir bahçenin fotoğrafı, veya boş bir mutfak tezgahının, kimisine aslında boş olmadığını anlatacak o mutfağın, içinde kirli bulaşıklar ve bozulmasın diye buzdolabına konmuş kahve paketiyle, sabahları buz gibi, gece çok sıcak olan bir mutfak, masasında not defterlerinin, tütünlerin ve notaların olduğu; sıkıldım, yapmamaktan, durmaktan, boş duvarlara gözlerimi dikmekten, düşünmekten, her saniyeyi, teker teker, müzikle gidemiyorsun ki, veya kimse gelmiyor, havada, sallanıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-8550227728184645644?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/8550227728184645644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/02/suriye-pasaj-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8550227728184645644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8550227728184645644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/02/suriye-pasaj-2.html' title='suriye pasajı - 2'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S2gxhqdvISI/AAAAAAAAAP8/wljhPc3lyU0/s72-c/street.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-1876807677536327104</id><published>2010-02-02T13:38:00.003+02:00</published><updated>2010-02-02T13:49:09.850+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><title type='text'>suriye pasajı - 1</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S2gRK0m6lKI/AAAAAAAAAP0/vyc728BoWBw/s1600-h/46726449.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 312px; FLOAT: left; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5433611828040733858" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S2gRK0m6lKI/AAAAAAAAAP0/vyc728BoWBw/s400/46726449.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;sevgili isviçreli bay,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;o dünya başkaydı, ve bisikletlerle tanışmama sen ön ayak oldun. iyi mi yaptın bilmiyorum, kendimi kaybettim, sonra bulamadım, buldum sandım, tekrar buldum sandım, bu sırada yapraklar dökülmeye ve yağmur yağmaya başlamıştı, beş kere iki büyükçe bir çantadaydı, kendim miydim emin değildim ama kalbim kesinlikle daha hızlı atıyordu. dar yokuşlardan aşağı yürümek ve eve varmak için saatlerini yollarda geçirmek, yerden yayılan ısıyla çıplak ayakla dolaşmak ve deterjanın büyüleyici etkisini keşfetmek hayalin bir parçasıydı, sonra gerçek oldu, ve gerçekliğe dayanmadı çift dikiş bünye, ve tabii bunlar salt mazeret güçsüzlüğüme.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-1876807677536327104?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/1876807677536327104/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/02/suriye-pasaj-1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1876807677536327104'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1876807677536327104'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/02/suriye-pasaj-1.html' title='suriye pasajı - 1'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S2gRK0m6lKI/AAAAAAAAAP0/vyc728BoWBw/s72-c/46726449.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-8964664100133447389</id><published>2010-01-21T10:20:00.009+02:00</published><updated>2010-01-31T12:41:54.047+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>utanç verici biri olmak</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S2VeZZKSmvI/AAAAAAAAAPk/UrdNRdFMnXs/s1600-h/3614308694_7cbaf29f85_o.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 266px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5432852315836160754" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S2VeZZKSmvI/AAAAAAAAAPk/UrdNRdFMnXs/s400/3614308694_7cbaf29f85_o.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;kavramların yerini değiştiriyoruz, daha doğru olmuyor eskilerin yerine gelenler, sıvılarla kapatmaya ve kafandakileri silmeye uğraşıyorsun bundan, hayatın gerçek olan tarafları çıkıyor böylece ortaya, onları arıyorsun girip çıktığın veya kaldığın bütün hayatlarda, cam bardaklar gerçek, başınızın dönmesi; sözler daha samimi, görünmeyen paralar yok ortada, suratsız güçler; kimin nerden kaçtığı apaçık belli, yalan yok, gereksiz özlemler duyulmuyor eski günlere böylece, yapılacaksa yapılıyor ve bavullarun toplanması gerekiyorsa toplanıyor; beklenilmiyor elinde otobüs biletleri kaldırımlarda ve eğer sabahın köründe kalkılacak olunursa kaçacak bir tanesi için, terminale yetişiliyor, bütün neticeler üşüşmüyor akla ve tartılmıyor her hareket getireceği vakalarla; rüya görülüyor yani!, hem de ayaktayken, üzerinde yeşil bir elbise var, muavin kakaolu kek uzatıyor, almıyorsun, çünkü gittiğinde biliyorsun ki arkada kalanı düşüneceksin ve gitmediğinde her zaman orada varlığıyla deşecek kollarını ve acıtacak; senin yapmadıkların ve onun savaşları, şarkıları, kargaları, suni solunumları!, özgür dönüşleri, ki bunlar hep başkalarının yalnızlıklarından ibaret olacak, seni görmediğini ve dikkat etmediğini oysaki, rüyalarında görüyorsun; ve ruhlar yaklaşacak kürek kemiklerine doğru çarşafının içinden diye korktuğun zaman ışıkları açıyorsun, çiğ sarı bir ışık kaplıyor odayı; kaloriferler yanmıyor, gece uykuya dalmadan önce gözünden süzülmeye çalışan gözyaşlarını engellediğini düşünerek aynada kendine baktıkça daha çok şaşırıyorsun, boğazın kurumuş; rüyanda hayatının seçmediğin tarafını açık ve net gördüğünde, orda manolya ağaçları olmadığını ve sıvıların yetmediğini kuru bir hayal kırıklığıyla anlıyorsun, orda bütün kavramların yeri aynı tarafa doğru değişiyor, belki oraya doğru seni çeken bu, dar sokaklardan ve yokuşlardan aynı mananın çıkması; oysa seçtiğin ve yürüdüğün yol, durgunlukla kimi zaman ve vücut fonksiyonlarını giysi dolabın gibi kullanarak, ve yuvarlak gözlü bir trafik polisinin hızla geçen bütün arabaların ortasında elini kolunu sallayarak durduğu yerdeymişçesine, öylece yere bakarak, çiğ ışıklarla, büyük ve zararsız beyinlerle devam ediyor, sen büyüdükçe yollar genişliyor, güneş parlıyor, hala aynı yerdesin, sinirlerin önünde durduğun masaya ve çamurlu kaldırımlara bağlı, trenler kalkıyor saat başı ve kalıyorsun, istediğinden, ve dünya, o koskocaman yuvarlak, senin evinden ve kahve fincanından başka bütün parçalarla içindeki, suçlu olduğu için, ve bütün sabıkaları senin üzerine kayıtlı olduğundan.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-8964664100133447389?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/8964664100133447389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/01/utanc-verici-biri-olmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8964664100133447389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/8964664100133447389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/01/utanc-verici-biri-olmak.html' title='utanç verici biri olmak'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S2VeZZKSmvI/AAAAAAAAAPk/UrdNRdFMnXs/s72-c/3614308694_7cbaf29f85_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2479921717158647007</id><published>2010-01-12T08:43:00.012+02:00</published><updated>2010-02-02T13:51:49.994+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genç kalacaklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='durmalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='samimiyetsiz north çırpınmaları'/><title type='text'>yavaş sökülmeler</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S04gzOdWyBI/AAAAAAAAAPU/_ESALsafIec/s1600-h/anya_schiller_10.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426310665454667794" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S04gzOdWyBI/AAAAAAAAAPU/_ESALsafIec/s320/anya_schiller_10.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;seninle birlikte büyüyen bir bebek arabası elinde, ayakkabılarınn kırmızısı çok rüzgar esen şehirlerin tozla kaplanmış kaldırımlarına bulaşmış, rengini attırmış, kavuniçiye dönmüş burnu ve topukları; zayıf hissetmiyorsun kendini hayata karşı aslında, daha olmamış bir sürü hikaye var, kumral dalgalı saçlı arkadaşlarına anlatacağın herhangi bir bahar ayında, çimlerin üzerindeyken; ayvalık'taki yazlığı getirsen aklına mesela, o kadar da zayıflamıyor hayatın, sen bisikletin üzerinde, saat yedide akşam ve beyaz saçlı karı kocalar enginarlarını yerken yediverenler açan verandalarında, sürerken deniz kıyısı boyunca, beyaz zambaklar değerken dirseklerine ve acıtırken zehirleriyle; göğsüne çarpan rüzgar zayıf hissettirmiyor hayır, bütün söylediklerinin kumları havalandıran lodosun arasında birilerinin canını acıttığı düşüncesini getirmiyor aklına, balkonlardan gelen çatal bıçak sesleri, sürahiye doldurulan su, senin bisikletini sürdüğün o upuzun güneşli yol ve yerdeki çarpık kaldırım taşları dengede duramadığın zamanları, herkesi, kendini aldattığın sabahları ve çarşaflara sarıldığın geceleri, fotoğraflarını çektiğin mavi alacakaranlıkları hafifletmiyor, ama zayıf da değilsin o an, yeşil desenli kirlenmiş halının üstüne oturup sırtını yatağa yasladığında, dururken sadece, ki durmak ne zamandan beri gardını arttırıyor insanın, soluklarını yavaşlatıyor, o bir gün satın alıp içinde yaşayacağın küçük gül kurusu evin verdiği heyecan salonun ortasında bomboş duran bir küveti getiriyor akla; kendi iplerini çözmeye başladığın an yani, vücudunu ve bileklerini sarmalayan bütün kırmızı iplerin düğümleri serbest kalmaya başladığı an anlıyorsun ki nefret çarpıyor odanın bütün duvarlarına, bu sırtından dökülen inciler kadar üzmüyor seni, rüyanda yüksek sivri uçları ankara'nın soğuk bulutlarına çarpan canterbury katedralinin ulus meydanında yükselmesinin, katedrala giden rayın üzerinde vızır vızır ilerleyen yuvarlak hatlı küçük arabaların yaptığı hızın, veya yanlarından sular dökülen spirallerin küçük insanları aşağıdaki duş kabinlerine götürdüğü garip eğlence merkezinin huzursuzluk verici, bir o kadar da anormal olduğunun farkına varıyorsun, yavaş yavaş anlatmaya başlıyorsun kendini sana, duşun altında, gözlerini kapatarak; elli kilo kadar bir suçluluk duyuyorsun ve söylenilenin aksine bu geçmiyor. ama anlıyorsun, baharda güneş batarken yine de kalbin çarpacak, ve ruhunu ayarlamak istemeyeceksin doktor masallarıyla, senin gibi, bütün gülümseyen kadınların bakımsız bir havaalanında toplaştığını düşüneceksin, uzaklarda, bir adada tek odalı bir apartman dairesi bulmak için, ve suçu paylaşmak, parçalara bölmek, üzerindeki yapay vişne aromasıyla küçük kağıt kekleri dağıtıp yermiş gibi, yüzsüzce.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2479921717158647007?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2479921717158647007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/01/yavas-sokulmeler.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2479921717158647007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2479921717158647007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2010/01/yavas-sokulmeler.html' title='yavaş sökülmeler'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S04gzOdWyBI/AAAAAAAAAPU/_ESALsafIec/s72-c/anya_schiller_10.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-6382955576426353722</id><published>2009-12-28T07:50:00.000+02:00</published><updated>2009-12-28T08:51:56.956+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>bebek renkli ellis cinayetleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SzhVIseEIuI/AAAAAAAAAO8/vVf5LiQIHe0/s1600-h/mist_60059526.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 239px; FLOAT: left; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420175759404966626" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SzhVIseEIuI/AAAAAAAAAO8/vVf5LiQIHe0/s400/mist_60059526.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;gece karanlıkta koşuşan bütün suratlar. kendine adlar takan, saçlarına kurdeleler, ayakkabılarına renkli boncuklar, konuşan ve heyecanlanan bütün suratlar, dağıtan, dağıtmaktan kaçan, kaçtıkça patlayan, içleri eriyen ölü kedi bedenlerine, yanlış ruh çözülümlerine, kendi kendilerine, kendi vücutlarına yaptıkları, kendi ruhlarına, kafalarına ve kalplerine verdikleri zarara, acıyan dirseklerine, dengede duramamaktan dikleşmiş omur kemiklerine; vazgeçmeyen, vazgeçmedikçe gözlerini bozan spirallerin içinde kaybolan suratlar, cinayetlerden konuşan, yanyana yatmaktan, kısa tırnaklardan, kelimelerin iyileştiriciliğine inanmaya çalışan, kendini yerlerden toplamaya, daha az çalışan ama düzgün olan akıllar için, daha az çalışan, daha sağlıklı olan, daha az çalışan akıllar için kendini dondurmaya uğraşan suratlar, kim için uğraşıyor bu suratlar, bu sayfaları neden okuyorlar, bir hiç için, cevaplamak istedikleri sorular hiç sorulmasın diye, elbiselerinin kıvrımları, eteklerin pilileri öylesine, kendi başlarına kalsın diye, bunun için, manasız bir mutluluk için yaşamaya zorlanıyorlar, kimisi de zorlanmıyor tabi!, kimisinin işine geliyor, kız arkadaşlarına destek çıkan kadınlar!, sevgililerine destek çıkarak tabi, imalı bir şekilde, çünkü şimdi semptom moda, konuşamadığını, konuşamadığının anahtarlarıyla açıklamaya çalış, görmelerini bekle, oya, bak bugün cinayet güzel bile kokmuyor, o güzel kokan kadınlar, bütün yeni dalga şarkıları bilen erkekler, iyi niyetini kaybetmiş, kaybedince bundan medet ummuş insanlık, insanlık neredesiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-6382955576426353722?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/6382955576426353722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/12/bebek-renkli-ellis-cinayetleri.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6382955576426353722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6382955576426353722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/12/bebek-renkli-ellis-cinayetleri.html' title='bebek renkli ellis cinayetleri'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SzhVIseEIuI/AAAAAAAAAO8/vVf5LiQIHe0/s72-c/mist_60059526.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-6333159066183157931</id><published>2009-12-13T18:45:00.000+02:00</published><updated>2009-12-13T19:46:04.400+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genç kalacaklar'/><title type='text'>çok geç olmadan</title><content type='html'>&lt;p align="left"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SyUjcVmcdpI/AAAAAAAAAO0/MWpWPt_9np8/s1600-h/napo.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 409px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5414773096724592274" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SyUjcVmcdpI/AAAAAAAAAO0/MWpWPt_9np8/s400/napo.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;çarpan her dalgayla biraz daha büyüyor yara. kötüleşiyor, aşkın önünde anlamını yitiriyor, takip edilmesi güç hamamböcekleri gibi, veya çok sevdiğin kitap aralıklarını kaybetmekle, çarşafının içinde bir yerlerde biriken tuzlu su damlaları, limon çekirdekleri, ışıkların rengi değiştikçe kim olduğunu ve kimin tarafından sevildiğini hatırlayamamak, nefretle dolmak, hemcinsine tiksintiyle, günlerinin güzel evlerde yenilen güzel yemeklerin atıldığı leş gibi kokan çöp bidonunun çevresinden dolanmasıyla daima, bütün organlar pırıltılıyken, sadece kötü kokular almak, sadece bulutların üzerindeki kir tabakasını düşünmekle, ve bütün parmaklıklara demir sopalarla saldırmakla şekilleniyor. bağırmak elde değil, yıllarca evveline geri dönmek, yeniden yaratabilmek yaşamayı, haksızlığın nerden doğduğunu anlamak, bulup çıkarmak o kocaman kıpkırmızı bir baykuş kalbine benzeyen duyguyu, ve kurtlarından arındırmak, yeniden doğmak yani, kalbin çarpmadan her nefes alış verişinde, hastalıkları düşünmeden ve yalnızlığı, sadece severek ve aşkla, bir bedene duyduğun aşk, manası bilinmeyen sıfatlara değil, yeniden en başından başlayabilmek, kadınlarla ve erkeklerle, intikam doğmamışken daha, küçük bir çocuk gibi şarkılar söyleyerek, ölü doğayı kurtarabileceğini hayal etmek, hayaliyle sevinmek, &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-6333159066183157931?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/6333159066183157931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/12/cok-gec-olmadan.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6333159066183157931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6333159066183157931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/12/cok-gec-olmadan.html' title='çok geç olmadan'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SyUjcVmcdpI/AAAAAAAAAO0/MWpWPt_9np8/s72-c/napo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2565562501883991146</id><published>2009-11-23T10:33:00.002+02:00</published><updated>2009-11-23T10:37:16.716+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>insangarip</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;oya güzel olanı kaybetti. hiçbir gece doğrulanamıyor artık. hiçbir elbise mazeret kabul edilmiyor. her duvarda kötülük, ona ait olmayan anılar, yine de kıskandığı anılar, vücudunun her noktası kötülük, her saniye kötülük, geçmesini dilemiyor, ağlamıyor, telefonunu kapattı, numaraları sildi, her söz kötülük. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2565562501883991146?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2565562501883991146/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/11/insangarip.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2565562501883991146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2565562501883991146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/11/insangarip.html' title='insangarip'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7133634585697365867</id><published>2009-11-13T17:34:00.004+02:00</published><updated>2009-11-13T17:56:36.276+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelmeler'/><title type='text'>çığlık şekilleniyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/Sv2BpBPFPaI/AAAAAAAAAOs/xr48JgrosnI/s1600-h/tumblr_kor8juCHr21qzcab6o1_500.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403617669620776354" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 269px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/Sv2BpBPFPaI/AAAAAAAAAOs/xr48JgrosnI/s400/tumblr_kor8juCHr21qzcab6o1_500.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;diyorum ki, bence bütün bunları unutalım, ne diyorsun? yani benim ikilemlerim, temiz siyah külotlu çoraplarımda, kışın giydiğim yazlık elbisede, yazın giydiğim yeşil kazaklarda kalsın, sen bütün bunlara kız ama sonra unut, unut ki geçsin, tren raylarına atlamasın hiçbir kırmızı rujlu anna, aldatmak çünkü ne kötü, güzelleştirmiyor geceleri, verdiği haz, iki çatal karamelli pastaya benziyor, sonra yakıyorsun bütün bunları, yani ben yakıyorum, ben geride hiçbir kitap sayfası bırakmıyorum, okuyorum bitiyor, bazen hatırlamıyorum bile, bazen feci şekilde küstah, ne yaptığını bilmez halde dolanıyorum, bu benim işime de gelmiyor halbuki, ama zamanında bir kahraman bana sen acılarınla varsın demişti, sen onları bırakmak istemiyorsun ki sersem; ben evime kız arkadaşlarımı çağırmakta, gece sokaklarda muzip muzip gülümsemekte kararlıyım, sen onun kararını bile veremiyorsun, haklıydı da, ben zaten bu dünyada en çok haklılığa kızıyorum, çünkü bütün haklılıklar haksızlıktan!, sonra çünkü kimse bu çorap söküğünün başı nerde diye sormuyor, evlere kapanıyoruz, düşünmemeye çalışıyoruz, düşündükçe yağmur yağıyor, ıslanıyoruz, tersimize dönmeye başlıyoruz, sağ elimizle sol taraftan belimizi kavramaya çalışmak gibi, ki bulalım doğruyu, değil mi, sorulara cevap verilir çünkü, saçma sapan haykırmalara değil, duşun altında geçiyor bu düşünceler, vücudunu zorlarken, terlerken, acı çekerek ve tavana bakarak, çünkü aslında gerçek his kaybolmuş durumda, samimiyetle ne söyleyeceksek söylemiyoruz artık, son üç ayımızda gösteriyoruz yüzümüzü, kana bulanmış bir paris marzipan kafesi çünkü istikamet.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;ata!, bak seni hapse attırdım, n'oldu, hiç, ben akşam bütün bunları unutmaya güzel ışıklı bir yerlere gittim, sarhoş da olamadım, ipek gömleğin kolları yırtıldı, güldüm, ışık devam ediyordu içimde, kaybetmemiştim heyecanı, en çok bu yüzden seviyorum zaten kaldırımları, ve sen o gece kirli çarşafların üzerinde, veya yerde, veya sırtına batan tellerin üzerinde uyudun, bu arada hala savunuyordun gamohlar'la kredi kartı ihlalcisi haklarını. özür dilemiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;kaçamadım. var olun, güzellikler, güzelliklerle şekillenen teras katları, kocanı kaptırdığın esmer kadın, var olun, çünkü burdan geçiyor kaybolmak, hoşça kalın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7133634585697365867?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7133634585697365867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/11/cglk-sekilleniyor.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7133634585697365867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7133634585697365867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/11/cglk-sekilleniyor.html' title='çığlık şekilleniyor'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/Sv2BpBPFPaI/AAAAAAAAAOs/xr48JgrosnI/s72-c/tumblr_kor8juCHr21qzcab6o1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-6703074194632000482</id><published>2009-11-09T12:55:00.008+02:00</published><updated>2009-11-12T17:12:53.505+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>38. koltuk</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/Svwl5vwfBGI/AAAAAAAAAOk/-Q0grcFDfSE/s1600-h/Sylvia_plath.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 271px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403235326940349538" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/Svwl5vwfBGI/AAAAAAAAAOk/-Q0grcFDfSE/s320/Sylvia_plath.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;oya! beni ağlatma. benimle oynama oya. güzel kıyafetlerinin, manasız sözlerinin, hatırlamadığın hareketlerinin cefasını hep ben çekiyorum. benim güçlü bacaklarım, cesur cevaplarım, otobüs biletlerim yok oya, gücüm kalmadı, kalmak, saklanmak, elbiselerimi dolaplara kaldırmak, dolaplardan çıkarmak, yapabildiğim tek şey; sokağa çıkmaya korkuyorum, bardaklardan su içmeye, eve yürürken bakkala uğrayıp süt almaya, nefes alıp vermek bile korkunç bazen, öyle ki titretiyor bütün vücudumu içimde fazla birikmiş kirli oksijen, yüzüklerim parmaklarımdan düşüyor; ne de severek almıştım, ilkbahardı, güzel düşünmene yarar demişti sakallı bir amca, gidip yoğurt çorbası içecektik, vazgeçtik, bu sırada istanbul'a lacivert dalgalar çarpıyordu, ama ağlamıyordu bu şehir, tersine pek de ışıklarla, kahkahalarla sıkıştırılmış intiharlar yaşıyordu, tabi oya, benim buna bir mana vermeme imkan yok, ben kahkahalara çıldıran, ellerini sabunlu suyla yıkarken vücudundan boşalan bütün eski anıları, bir tavşanın peşinden koşacağım diye evimdeki rengarenk cennet papağanlarını unutan biri değil miyim; sıkıntıdan göğsündeki yeşil tüyleri yolmuştu gagasıyla sersem, çirkinleştirmişti kendini, aynı senin yüzündeki küçük tırnak çizikleri, dizlerinde küçük lacivert keklerin üzerine kondurulmuş yaban mersinleri gibi parlayan morartılar gibi, her geceden, her gündüzden bir iz, bunları taşımak kolay mı, ne zamandan beri şiddet içeriyor içlerinden kirli sular fışkıran kaldırımlar, üzerlerindeki ayak sesleri, tatlı içkiler ve temiz yatak çarşafları, ne zamandan beri sevişiyoruz şiddetle, şiddet içinde, şehirlere küfrederek ve yaşlanarak ellerimizdeki çizgilerle, ağzımızın kuruluğu, yıkıntılarımızın artması, yıktıklarımızın azalmasıyla, kararlarımız sürekli molozlar altındayken, beslenemeden, yaşayamadan, göremeden ölmek!, bedeninin değil, hayallerinin, güzel gri bulutların, manolya yapraklarının sana acıyarak gitmesi, sen avuturken kendini, hala bedenim sıcak diye.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;güzel günler mi göreceğiz, geyiklerle dolu geceden mi korkuyoruz yoksa, üçer beşer.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;dedem t.u'ya sevgilerle,&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-6703074194632000482?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/6703074194632000482/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/11/38-koltuk.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6703074194632000482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/6703074194632000482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/11/38-koltuk.html' title='38. koltuk'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/Svwl5vwfBGI/AAAAAAAAAOk/-Q0grcFDfSE/s72-c/Sylvia_plath.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-2677954291842498113</id><published>2009-11-08T22:35:00.001+02:00</published><updated>2009-11-08T22:35:59.953+02:00</updated><title type='text'>o</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;bana yanlış olanın işaretini yolla, yapmayayım, gitmeyeyim, kendim bulamıyorum&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-2677954291842498113?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/2677954291842498113/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/11/o.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2677954291842498113'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/2677954291842498113'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/11/o.html' title='o'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-4803594452290911041</id><published>2009-11-02T07:34:00.003+02:00</published><updated>2010-01-13T21:41:48.603+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genç kalacaklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='modern vs'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='samimiyetsiz north çırpınmaları'/><title type='text'>ellis kadınları bu defa bıçaksız</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S04h8guv5pI/AAAAAAAAAPc/McpsPKcQoys/s1600-h/tumblr_ktxbquzKLE1qzdiqvo1_500.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426311924489905810" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S04h8guv5pI/AAAAAAAAAPc/McpsPKcQoys/s400/tumblr_ktxbquzKLE1qzdiqvo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;çok şaşaalı laflarla büyüyen ve damarlarının üstü mavi kalemlerle işaretli, gülümseyen, kedi sarısı saçlarının içinden küçük düğümler ve kahverengi ipler geçen, kavuniçi elbisesinin omuzlarından dökülen dantellerinin üzerine hafıza kaybı yaşayan bir akrabadan hatıra kirlenmiş elmas bir broş geçirmiş bir kadın çınar ağaçlarının altında birikmiş ve kurumuş kahverengi yapraklara basmaya dikkat ederek yürüdüğü kaldırımdan davet edildiği, su boruları öndeki gül bahçesine doğru kayan krem rengi eve geldiğinde tavuk karası kıvamında akşam olmuştu, tepelerin üzerinde lacivert pelerinli adamlar belirmişçesine heyecan kapladı içini, okuduğu bir romanı hatırladı; paslanmış yarı değerli taşlı broşları kabanından, beyaz ütüsüz gömleğinden ve tüysüz ve ölü derisinden geçirdiği saniyelerle yaşayan adamların olduğu bir romandı, bir otel yanıyordu şömineden sıçrayan ateşlerle, trabzanlarda orta yaşlı çirkin bir kadın duruyordu, taa zamanında yanlış seçimi yaptığı için saçları hep kirli, otel yanmaya devam ediyordu ağır halıları, yüksek tavanları, suratsız garsonlarıyla, broşlar pembe deriyle sevişiyorlardı, kaynıyorlardı birbirlerinin içine ve mikroplanıyorlardı yavaşça, algılayarak.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;kapı aralıktı, müzik sesi gelmiyordu, yanda sallanan söğüdün dalları vuruyordu ikinci kattaki banyo penceresine, ve gölgesi küvete doğru düşüyordu, biliyordu; banyonun yerini, küvetin beyazlığını, küçük sarı lekelerini, ev buz gibi olurdu ama su her zaman sıcak, salon tezgahının altındaki dolaptan alınmış kristal kadehlerden içtiği pembe şarabı, vücudu temizlenirken, duyuları acıya doğru açılırken her geçen dakika, ve duyulurken içerden raylardan korkunç bir gürültüyle geçen yataklı tren sesi çıkarmaya çalışan adam.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;midesi bulanmıyordu, çok büyük küpeler takmış, vicodin kollu kadınlarla, bütün yaşamlarını küvöz oksijeniyle geçiriyormuş gibi duran çok güzel adamlarla konuşmaktan çekinmiyordu beklediği kadar, biraz gözleri seğiriyor, kirpiklerine acemice sürdüğü maskara göz bebeğine değiyor, batıyordu, yanağını aşağı doğru çekiyordu maskaralar çıksın gözünün içinden diye, burnunu çekiyordu sonra, mor bir kadehle ne kadar çok lunapark kurulabileceğinin yeni ayırdına varıyordu, ne çok duvar yıkılabileceğinin, kaç vücudun aldatılabileceğinin, nasıl güzel sesler çıkarabileceğinin bu mor kadehin, içindeki parlak limon sarısı sıvıyla, loş turuncu ışıkta parlayan. hayır diyordu adam, parmakları havadaki ametal oranlarıyla bir derdi varmış gibi oynuyordu, korkak antiloplar gibi kaçışıyoruz, ne zaman beyaz korumalı tanklar görsek sokaklarda, kendi dışkılarımıza bulandırılsak, kızsak, bağırsak, sonunda yine kaçıyoruz, susuyoruz, yaralarımızla kalıyoruz ve iyileşmelerini bekliyoruz', kızarıyordu adam, çene kemiği güzeldi, derdi güzeldi, onunla yalnız kalınabilirdi, baş başa, veya kendi kollarının ve dizlerinin sadakatine terk edilerek.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;yüksek tavanlı ve lekeli küvetli bu evde uyanacağını içten içe seziyordu ama saklayacaktı bu sırrı, içinde, diğer bütün hayaletleriyle birlikte, bütün günahları, kendini sevmediği dakikaları, yemediği bütün öğünleri ve gitmediği şehirleriyle birlikte, büyütüp, içine sığmaz hale gelene kadar, ki birbirleriyle sürtüşüp yıpranmasınlar diyeydi zaten, bunca sıvı alımı, bunca unutkanlık, mahmurluk üreten.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-4803594452290911041?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/4803594452290911041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/11/ellis-kadnlar-bu-defa-bcaksz.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/4803594452290911041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/4803594452290911041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/11/ellis-kadnlar-bu-defa-bcaksz.html' title='ellis kadınları bu defa bıçaksız'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/S04h8guv5pI/AAAAAAAAAPc/McpsPKcQoys/s72-c/tumblr_ktxbquzKLE1qzdiqvo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-7403231294419515848</id><published>2009-10-28T08:46:00.004+02:00</published><updated>2009-10-28T15:35:24.466+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>avusturya'ya, davalara güzelleme</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SuhIji750SI/AAAAAAAAAOM/5aI2MXQh3n8/s1600-h/sw3.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 363px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5397643928914219298" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SuhIji750SI/AAAAAAAAAOM/5aI2MXQh3n8/s400/sw3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;günler yavaş, yalanlar büyük, ve güven olmadık çınar ağaçlarının arkasına saklanmış rüyalar görülüyor. siyah beyaz kırçıllı köpekler balkon korkuluklarından aşağı, eflatun güllerin açtığı bahçeye atlıyor, karnının üstüne; kalkıyor sonra, kız çığlık çığlığa aşağı iniyor, rüzgar hep esiyor, yine esiyor, hacimli gri bulutları doğuya taşıyor, dağlara, sırtında benek benek kırmızı izler çıkmış halde koşuyor köpek diğer tarafa doğru, işiyor, dili dışarda, kız ağlamaklı ve yüksek tansiyonlu, beton zemine oturup bileğini kaşıyor, düşünceleri kafasında sürekli taşınan uzun etekli karısıyla pek de gurur duymayan bir adamın kurmaya çalıştığı aileye benziyor, sağını ve solunu birbirine karıştırıyor, ellerini sırtında birleştiriyor, yerlerini değiştirmek istiyor, bütün kitap sayfalarını koparmak, havaya doğru saçmak, gazete küpürlerini eskimiş televizyon tüpünün içine sokuşturmak, taşranın pamuklarını toplamak bir bir!, kazak yapmak onlardan kendine, yeşil çizgili, değerini arttırmak böylece kokuşmuş modern nefesli alışverişlerin ve savundukları kirli yer bezi kıvamındaki emeğin; hayıflanıyor, gerçekliği ne zaman kaybettik, düşünür olduk yara bantlarının yapışkanlığını ve işkillenmeye başladık her yakınlaşmadan, dokunuştan ve hayatlara tecavüz eden sorulardan; sonra susuyor, ne de olsa değişmiyor sabah boş kaldırımların kokusu, akasyalar, ayva ağaçları etkilemiyor enjekte tavuk yağlarını, sarhoş eden jölemsi bataklıkları, yokuş yukarı, yukarı, yukarı sürülen dalaşmaları, üçüncü kişileri, aşktan öte manasız rekabetleri; sayıyor içinden; bir, tüm çirkinlikleri için, iki, ucuz uçak tarifelerinde yer bırakmayan militanlar, peşmergeler, silahlı kadınlar; davalarından zorla vazgeçtirildi çünkü onlar!, yoksa isveç buzdolapları, domuz pastırmaları daha mı lezzetli geldi yavrum, ha?, ve üç, aslında kolay da değildi kahverengi spor ayakkabılarla dünyayı kurtarmak, ve yine susuyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;kızın duvarları incecik, yüreği sağlam ve kırmızı, ki engelliyor sayılmaz bu bütün yakınmaları, gitmekten ve kalmaktan korkmaları, çaydan, haşlanmış patatesten alınan doyumu ve rahatsızlığı, İrlanda hakkındaki düşünceleri, grevleri ve dağları, özgür olmayı ya da sadece özgür olmaya haykırışları, biliyor, anlıyor da, gözleri doluyor, ne kadar ekmek o kadar köfte yaşamlardan, sapsarı genelleme güzelliklerden, düşünceden!, düşüncenin yaptırabileceklerinden.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;serçe parmağından ilk kan aktığında ve fazla irileşmiş bir çileğe benzediğinde şekli, o zaman hapishanelerden çıkacaklar, bütün tekerlekler hurda kamyonlara tekrar monte edilecek, ve yerler pasından ve anısından temizlenmeden Herat halılarıyla kaplanacak, boydan boya, hayatın ve kanın yerine rozetleri, gülleri geçirerek, hafızayı unutturarak, ve satarak bütün koparılmış parmakları gazetelere amblem niyetine.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-7403231294419515848?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/7403231294419515848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/10/avusturyaya-davalara-guzelleme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7403231294419515848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/7403231294419515848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/10/avusturyaya-davalara-guzelleme.html' title='avusturya&apos;ya, davalara güzelleme'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SuhIji750SI/AAAAAAAAAOM/5aI2MXQh3n8/s72-c/sw3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-1842384412262599420</id><published>2009-10-14T08:47:00.006+03:00</published><updated>2009-10-19T10:56:16.878+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='samimiyetsiz north çırpınmaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='paris'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='c'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>mişlen yıldızları, jager saçmaları</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/StwblTVRA-I/AAAAAAAAAOE/EjSTGRmqBko/s1600-h/ti2.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 384px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5394216781341590498" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/StwblTVRA-I/AAAAAAAAAOE/EjSTGRmqBko/s400/ti2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;bugün on dört ekim, oya ebediyen susmaya karar verdi, hava karanlıkken aldı bu kararı, gözleri uzağı göremezken ve saçlarını yeni yıkamışken, bornozunun üzerine aldığı battaniyeye sarınmış, pencere açık, sigarasını içerken midesini bulandıran. karar verdi, sözleri unutmaya ve kazaklarını laciverte boyamaya, bir de hayatında fazlalık yapan bütün eşyaları çürümüş su kokan küçük depoya kaldırmaya, bütün kadın bedenlerini, lanet ettiği, beynini döndüren, hafızasını kaybettiren bütün kadehleri kaldırmaya, kemiklerini acıtan morartıları, bacaklarını hareket ettirdiğinde ağrıyan upuzun siyatiği ve sylvia'nın portakallarını bütün zeminlerde kokusunu aldığı, kaldırmaya, ve unutmaya karar verdi oya; oya'nın her hareketi yersiz, küçük sincapların sivri tırnaklarından fırlayan dikenli at kestaneleri kadar korku saçabiliyor kaldırımlara, 'girilmez oteli'nin binasını çepeçevre saran asansörün kaygan zemininden gül kurusu ayakkabılarıyla sallanarak çıktığı ve beyaz örtülü ahşap masanın pencere kenarından istanbul'un katedrallerine bakmayan tarafında oturan uzun perçemli kadının yanına oturup kuş üzümlü şehriye pilavı istediği günün ardından gördüğü rüya kadar sakinlik veriyor en fazla ve huzur; sakallı bir adamın ucu sivriltilmiş demir şişleri kirli samanların üzerine fırlattığı adamların ve kadınların cinsel organlarına binlerce kez sokup çıkardığı, öldürmediği ve kanlar içinde yerde yattıklarını izlediği bir rüya, istanbul'daki paslanmış katedrallerden daha mantıksız değil tabi, ve oya içindeki beyaz tüllü psikozunu evlendirmeye hiç de niyetli değil kendine pek de güvenen ve rahatı çok ısınmış kalorifer kapaklarına benzeyen normallikle; sular damlamaya devam ediyor kenarları tuz ruhundan sararmış küvetten lacivert taşlı zemine doğru, ve lisa e her zamanki sesiyle bütün bezlerinden isveç sütleri damlayarak şarkı söylemeye devam ediyor, huzursuzluğu besleyerek ve daha da güçlendirirken şeftali sarısı saçlarıyla baltaların peşinden koşan ve kösnüsü katillere özenen kadınları.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-1842384412262599420?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/1842384412262599420/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/10/mislen-yldzlar-jager-sacmalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1842384412262599420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1842384412262599420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/10/mislen-yldzlar-jager-sacmalar.html' title='mişlen yıldızları, jager saçmaları'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/StwblTVRA-I/AAAAAAAAAOE/EjSTGRmqBko/s72-c/ti2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4870449945193346133.post-1398695758323691001</id><published>2009-10-13T08:50:00.004+03:00</published><updated>2009-10-13T08:56:45.757+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kısa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitmeler'/><title type='text'>son</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/StQWZGarXXI/AAAAAAAAAN8/ZeIpinPaTTU/s1600-h/511gUxJGMXL__SS400_.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 236px; FLOAT: left; HEIGHT: 286px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391959274344373618" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/StQWZGarXXI/AAAAAAAAAN8/ZeIpinPaTTU/s400/511gUxJGMXL__SS400_.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;oya,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;rahatlamak için içimden eski zamanlara ait melodiler mırıldanıyorum. dudaklarımı oynatmıyorum, gözlerimi evin beyaz taşlı balkonundan görünen karşı kaldırımda yaprakları sallanan akasyaya dikiyorum. bir sürü, bir sürü sözcük geliyor aklıma, bir sürü güzel hayal, korkuyorum, unutuyorum. geçmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;garda görüşmek üzere, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4870449945193346133-1398695758323691001?l=sundaysad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sundaysad.blogspot.com/feeds/1398695758323691001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/10/son.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1398695758323691001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4870449945193346133/posts/default/1398695758323691001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sundaysad.blogspot.com/2009/10/son.html' title='son'/><author><name>peri sim</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04156651497722169683</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/SolaQJK0KmI/AAAAAAAAAMM/gfiAl41UIuM/S220/katyaford_2.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8n-5KF9TZP4/StQWZGarXXI/AAAAAAAAAN8/ZeIpinPaTTU/s72-c/511gUxJGMXL__SS400_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
