Salı, Ocak 13, 2009

dış hatlar


alkollü hareketlenmeler, alkolsüz çarşaf ve pikeler, su içmeler, içememeler, güvenmeler, güven kaybetmeler, estetiksiz ve sıkıcı olan tüm dünya malzemeleri ve ruh dalgalanmaları hakkında yazdığım binlerce yazının tek manasının sonradan kavga malzemesi olacak manasız bisiklet tekerleri ve kedi gözleri olduğunu fark ettim. açıkcası tüm etniksentetik arkadaşlarıma sesleniyorum, bu hiç de hoşuma gitmedi. yani ben çiçekli elbiseli kızların yanında gezen kısa saçlı adamları, tartışmaları ve güzel kadehleri, havayı kokladığımda aldığım dünyanın o huzursuz sakinleşmelerini, kalabalığı ve sosisli pizzanın yanında içilen şarabın neden sohbeti boris vian'laştırdığını, aşkı ve aldatmayı, tüm bu manasız ruh bütünümü boşu boşuna, yanımda bitiveren kırmızı bir muhabbet için mi kurmuşum kafamda.yani benim çakma bir frankofon olmamın tek sebebi zavallı prenses triplerim mi (eheh). hiç bu kadar özeleştirel yaklaşmamıştım nüfus cüzdanıma. beni küstahlıktan arındırdığın için teşekkür ederim. felaket mutluyum. muzlu süt kıvamında bir öpücük.

1 yorum: